Tüm Bilgi Paylaşımlarım

Üniversite ve Birim Kalite Komisyon Üyeleri İçin Bilgi Portalı

Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK), Üniversite ve Birim Kalite Komisyonlarına klavuzluk edebilecek bir bilgi portalı hazırladı. https://portal.yokak.gov.tr/ adresinden ulaşabileceğimiz bu portalda aşağıdaki başlıklarla ilgili detaylı bilgiye ulaşmak mümkün; Kalite Güvence Sistemi, Ar-Ge Süreçleri, Eğitim-Öğretim Süreçleri Toplumsal Katkı Süreçleri, Kurumsal Yönetim Süreçleri, Uluslararasılaşma, Kurumsal Dış Değerlendirme.

Kurum İç Değerlendirme Raporlarına Göre Üniversitelerin Durumu

Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) 2015 yılında yayınlanan yönetmelikle yükseköğretimde kalite güvencesi çalışmalarına başlamış ve 2016-2018 yılları arasında 77’si Devlet, 36’sı Vakıf ve 2’Sİ Vakıf MYO olmak üzere toplam 115 üniversite Kurumsal Dış Değerlendirme Sürecine tabi olmuştur. Kurumsal Dış Değerlendirme klavuzuna göre üniversitelerin; - Kalite Güvence Sistemi, - Eğitim-Öğretim Süreci, - Araştırma-Geliştirme Süreci, - Yönetim Sistemi değerlendirilmiştir. Kurumsal Dış Değerlendirme Sürecinden önce yükseköğretim kurumlarından yıllık Kurum İç Değerlendirme Raporları (KİDR) talep edilmiş ve üniversitelerden durumlarını ve faaliyetlerini her bir süreç için 1’den 5’e kadar puanlamaları istenmiştir. Buna göre; 1: Kurumda hiçbir uygulama yoktur, henüz fikir aşamasındadır, 2: İlgili bazı uygulamalar mevcuttur; fakat henüz olgunlaşmamıştır veya olması gereken bütün alanları kapsamamaktadır. 3: Uygulama mevcuttur, henüz ilgili tüm alanlara uygulanmış olmasa da uygulamadan bazı sonuçlar elde edilmiştir. 4: Olgunlaşmış uygulama mevcuttur ve ilgili tüm alanları kapsamaktadır. Zaman içerisinde öğrenme gerçekleşmiş ve iyileştirmeler yapılmıştır. 5: Örnek uygulamadır.   KURUM İÇ DEĞERLENDİRME SÜRECİ Kalite Güvence Sistemi Şekil 1’e göre, Kalite Güvencesi Sistemi ana başlığına ait her üç ölçütte bir önceki yıla göre uygulamalardaki iyileştirme çabalarının devam ettiği, ulusal düzeyde farkındalığın geliştiği, kalite güvencesi kültürünün giderek yaygınlaştığı görülmektedir.   Şekil 1: Kurum İç Değerlendirme Süreci Kapsamında 2017 ve 2018 Yılına ait KİDR’lerde Kalite Güvencesi Ölçütlerine İlişkin Olgunluk Düzeyinin Karşılaştırılması   Eğitim-Öğretim Süreci “Eğitim-Öğretim” başlığı kapsamında tanımlı süreçlere ilişkin uygulamalar gözlemlenmekle birlikte tüm alanları kapsayacak olgunluk düzeyine ulaşılmadığı görülmektedir. Programların tasarımı ve onayı sürecinde yürütülen tanımlı süreçler programların izlenmesi ve güncellenmesi sürecinde yeterli olgunluk düzeyinde değildir. PUKÖ çevrimlerinin tamamlanması için eğitim-öğretim süreçlerinin gözden geçirilerek iyileştirmelerin yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. KİDR değerlendirmelerinde, “öğrenci merkezli öğrenme, öğretme ve değerlendirme” ölçütü ile “öğrenme kaynakları, erişilebilirlik ve destekler” ölçütü kapsamında iyi uygulama örnekleri gözlemlenmiştir. Şekil 2’de verilen “Eğitim-Öğretim” ana başlığına ilişkin 2017-2018 karşılaştırma değerleri incelendiğinde, tüm ölçütlerin bir önceki yıla göre artış göstermesine rağmen kurumların yaptıkları öz değerlendirmede “öğrenci merkezli öğrenme, öğretme ve değerlendirme” ölçütünde ilerleme olmadığı hatta bir miktar gerileme olduğu gözlenmektedir   Şekil 2: Kurum İç Değerlendirme Süreci Kapsamında 2017 ve 2018 Yılına Ait KİDR’lerde Eğitim ve Öğretim Ölçütlerine İlişkin Olgunluk Düzeyinin Karşılaştırılması   Araştırma-Geliştirme Süreci “Araştırma-Geliştirme” başlığı için de uygulamaların var olduğu; ancak bu uygulamaların her alanı kapsamadığı ve PUKÖ (Planla-Uygula-Kontrol et-Önlem al) çevriminin kapatılması noktasında gelişmeye açık bir durumun bulunduğu gözlemlenmiştir. Yükseköğretim kurumlarında araştırma stratejisi ve hedeflere ilişkin genel olarak tanımlı süreçler bulunmaktadır. Ancak araştırma-geliştirme performansının hangi yöntemlerle izlendiği, değerlendirildiği ve araştırma-geliştirme performansının nasıl iyileştirildiği hususlarında tanımlı süreçlerin olgunluk düzeyi oldukça düşüktür. Araştırma kadrosunun işe alınması, atanması ve yükseltilmesi süreçlerinde tanımlı süreçler genel olarak bulunmaktadır. Ancak araştırma kadrosunun yetkinliklerinin izlenmesi ve değerlendirmesi konusunda iyileşmeye açık alanlar bulunmaktadır. Şekil 3’e göre 2018 yılı KİDR raporlarında ise ilgili kurumların araştırma ve geliştirme başlığının ölçütlerine ilişkin öz değerlendirme puanları göz önüne alındığında tüm ölçütlerde anlamlı düzeyde artış olduğu gözlenmektedir   Şekil 3: Kurum İç Değerlendirme Süreci Kapsamında 2017 ve 2018 Yılına Ait KİDR’lerde Araştırma ve Geliştirme Ölçütlerine İlişkin Olgunluk Düzeyi   Yönetim Sistemi “Yönetim Sistemi” başlığı kapsamında kalite güvencesi uygulamaları bulunmakta ancak tüm alanları henüz kapsamamaktadır. Yönetim ve idari birimlerin yapısına ilişkin yükseköğretim kurumlarında tanımlı süreçler bulunmakla birlikte bu süreçlerin tanımına uygun olarak yürütülmesi noktasında iyileştirme ihtiyaçları bulunmaktadır. Yükseköğretim kurumlarında entegre bilgi yönetim sistemlerinin kurulması, kurumlardaki tüm süreçlerin daha etkin ve etkili sürdürülmesini ve değerlendirilmesini sağlayacaktır. Entegre bilgi yönetim sistemlerine ilişkin yükseköğretim kurumlarındaki farkındalık düzeyi ise önceki yıllara göre artış göstermiştir. Bu kapsamda entegre yönetim sistemlerinin oluşturulması yönünde çalışmalar hız kazanmıştır. Bununla birlikte, mevcut mevzuatın kurum dışından tedarik edilen hizmetlerdeki olgunluk düzeyini artırdığı düşünülmektedir. “Yönetim sistemi” ana başlığına ilişkin 2017 ve 2018 yıllarına ait öz değerlendirme puanlarının sunulduğu Şekil 4 incelendiğinde, “yönetim ve idari birimlerin yapısı”, “bilgi yönetimi sistemi”, “yönetimin etkinliği ve hesap verebilirliği” ölçütlerinde iyileşmeler gözlenirken, “kaynakların yönetimi” ve “kurum dışından tedarik edilen hizmetlerin kalitesi” ölçütlerinde bir miktar gerileme yaşandığı görülmektedir.   Şekil 4: Kurum İç Değerlendirme Süreci Kapsamında 2017 ve 2018 Yılına Ait KİDR’lerde Yönetim Sistemi Ölçütlerine İlişkin Olgunluk Düzeyi Kaynak: YÖKAK- 2018 Yükseköğretim Değerlendirme ve Kalite Güvencesi Durum Raporu, https://api.yokak.gov.tr/Storage/AnnouncementFiles/15-07-2019/67/2018_durum%20raporuu.pdf

Yök, Üniversitelere “Karne“ Verecek

YÖK, ÜNİVERSİTELERE "KARNE" VERECEK 4 Mart 2019 Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, bu yıldan başlayarak üniversitelerin başarı karnesini her yıl yayımlama kararı aldıklarını belirterek, "Üniversitelerin değerlendirilmesi 5 ana başlıkta 42 göstergede olacak." dedi. YÖK Başkanı Prof. Dr. M. A. Yekta Saraç, yaptığı açıklamada Türk yükseköğretim sisteminde öğrenci sayısının 8 milyona ulaştığını üniversite sayısının da 206 olduğunu, artık yükseköğretim sisteminin nicel olarak belli bir düzeye geldiğini ifade etti. Yükseköğretim sisteminde sayısal büyümenin tamamlandığını, artık kalite ve nitelik üzerinde odaklanılması gerektiğini belirten Saraç, göreve geldiğinden beri kaliteyi öncelediklerini, yükseköğretim sistemini başarı temelinde seçkinci bir yaklaşımla yönetmeye, yeniden kurgulamaya çalıştıklarını, mevcut sistemden ve mevzuattan şikâyet etme yerine mevcut imkânlarla tedrici bir şekilde adım adım sistemi yeniden yapılandırmaya başladıklarını vurguladı. Üniversitelerde daha çok çıktı odaklı değerlendirmelere geçilecek Üniversitelerde başarı sıralaması şartı gibi çıktı odaklı daha önce bir takım düzenlemeler yapıldığına işaret eden Saraç, bu yıl özellikle sağlık gibi uygulamalı alanlarda da daha nitelikli bir eğitim için süreç odaklı denetlemelere başlayacaklarını söyledi. Yükseköğretim Kalite Kurulu'nu kurduklarını hatırlatan Başkan Saraç, çıktı odaklı değerlendirmeler için hukuk fakültesinden başlamak üzere meslek icra sınavlarının yapılması gibi bir takım çalışmaların yürütüldüğünü de hatırlattı. Başkan Saraç, çıktı odaklı değerlendirmelerde üniversitelerin yıllık karnelerinin çıkarılmasının da önemli bir aşama olacağını ifade etti. Üniversitelerin her yıl çeşitli açılardan değerlendirilerek sonuçlarının kamuoyu ile şeffaf bir şekilde paylaşılması gerektiğine işaret eden Başkan Saraç, şöyle devam etti: "Bu bağlamda üniversitelerimizin her yıl değerlendirilmesini gündemimize aldık. Toplum da bunu bekliyor. Üniversitelerimiz çeşitlendi, farklılaştı, sayıları arttı, rekabet gerekiyor. Rekabetin sonucunda başarının gözlemlenmesi, ölçülmesi ve bunun da topluma objektif ve nesnel bir şekilde açıklanması gerekiyor. 5 ana başlıkta 42 göstergeye ait 2018 yılı verileri ile üniversitelerimiz ölçülecek ve değerlendirilecek. Her bir üniversitenin geçen bir yıl içindeki performansının değerlendirilmesi her yılın başında açıklanacak." YÖK Başkanı Saraç, üniversitelere verilecek karne için belirlenen kriterler hakkında şu bilgileri verdi: "Üniversite izleme ve değerlendirme ana kriterleri olarak eğitim ve öğretim; araştırma geliştirme, proje ve yayın; uluslararasılaşma; bütçe ve finansman; topluma hizmet ve sorumluluk ana başlıklar olarak belirlendi.  Ana kriterlerin altında yer alan 42 alt gösterge arasında ise mezunların, KPSS ve ALES gibi merkezi sınavlardaki başarıları, mezun olan doktora öğrenci sayısı, teknokent projelerine katılan öğrenci sayısı, üniversitenin doluluk oranı, ulusal ve uluslararası hakemli dergilerde yayımlanmış makale sayısı, sonuçlanan patent sayısı, YÖK, TÜBA, TÜBİTAK Bilim, Teşvik ve Sanat Ödülleri sayısı, YÖK 100/2000 Projesi kapsamındaki öğrenci sayısı, üniversitenin dünya veya bölgesel akademik başarı sırası, yabancı uyruklu öğrenci sayısı, yabancı uyruklu doktoralı öğretim elemanı sayısı, üniversite öğretim elemanlarının aldığı uluslararası fonlara dayalı proje sayısı, Ar-Ge'ye harcanan bütçenin toplam bütçeye oranı, endüstri ile ortak yürütülen proje sayısı, genel bütçe dışında üniversiteye kazandırılan bağış ve fon miktarı, başta engelliler olmak üzere sosyal sorumluluk projeleri, sıfır atık, yeşil kampüs ve çevrecilik alanlarında varsa ödülleri" gibi göstergeler bulunuyor. Böylelikle üniversitelerin endüstri ile birlikte yürüttüğü projeler, öğrenci ve akademisyenlerin sosyal ve endüstriyel hayattaki sorunları çözmeye ilişkin geliştirdikleri projeler, yeni mali kaynaklar oluşturma, engellilerin hayatını kolaylaştırma, sosyal sorumluluk ve daha yeşil, sürdürülebilir bir çevreye yönelik yapılan projeler de artık üniversitelerimizin nitel gelişimlerinin bir göstergesi olacak." Başkan Saraç, geçen sene doluluk oranlarında çok ciddi bir iyileşme olduğuna işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu: "Üniversitelerin karneleri arasındaki başlıklardan bir tanesi de üniversitelerimizdeki doluluk oranları olacak. Yani üniversitelerimizin, yetkili kurulları ile birlikte ve o bölgenin ticaret odası, sanayi odası ve benzeri kuruluşların görüşlerini de alarak bizden talep edecekleri programları ve kontenjanları belirlemesi lazım. Boş kontenjan meselesi yükseköğretim sisteminde kötü bir algı oluşturuyor ve o üniversitenin de özelinde onun marka değerini düşürücü bir unsur olarak gözüküyor. Dolayısıyla bu kriter, üniversitelerin artık daha rasyonel bir planlama yapmalarına ve tekliflerde bulunmalarına yol açacak." Amaç üniversiteler arasında adalet temelli rekabeti oluşturmak Başlangıçta bütün üniversitelerin belirlenen 5 alanda da başarılı olmasının beklenmediğine dikkati çeken Saraç, "Ancak bir üniversitenin 5 ana alanda da kayda değer başarı sergilemesi, ilgili üniversitemizin olgunlaşma ve gelişme düzeyini ortaya koymuş olacak. Bu göstergelerin ana amacı yükseköğretim kurumları arasında adalet temelli rekabet ortamı oluşturmak ve bu rekabetin nesnel ve ölçülebilir başarı kriterlerini ortaya koymaktır." dedi. Saraç, bu izleme göstergeleri ile üniversitenin fonksiyonlarını hangi düzeyde yerine getirdiğine dair verilerin oluşacağını, üniversiteye yönelik geliştirilecek politikalarda bu verilerin dikkate alınacağını bildirdi. Amaçlarının her bir üniversiteyi kendi gelişim şartları içerisinde değerlendirmek olduğunu ifade eden Saraç, ilk aşamada üniversitenin kendi kendisiyle rekabet etmesini, daha sonra sistemdeki diğer üniversitelerle rekabete yöneltmeyi hedeflediklerini anlattı. Yol haritası oluşturulacak Başkan Saraç, "Belirlenen göstergeler ile üniversitelerin daha görünür, şeffaf ve üniversal fonksiyonlarını ne oranda yerine getirebildiklerine dair veri tabanı oluşturmuş olacağız. Üniversitelerimizden her birisi ile ilgili politikalar geliştirilirken bu veriler ve bu verilere ilişkin analizler dikkate alınacak. Hangi alanlarda güçlü ve fırsatlarının olduğuna, hangi alanlarda ise daha zayıf ve muhtemel tehditlerinin olduğuna dair üniversite yönetimlerine rehberlik yapacak yol haritası oluşturulacak." diye konuştu. Bu izleme sürecinin başarısının "şeffaflık"a bağlı olduğunun altını çizen Saraç, "Başarılı olanla başarısız olanın tefrik edilmesi lazım. Bütün sisteme aynı nazarla bakılmaması lazım. Başarılı aktörlerin belirlenmesi, onların öne çıkarılması lazım. Burada eşitlikçi bir rekabet ortamının da sağlanması lazım. Tek bir düzlemde, tek bir platformda ve tek bir alanda bu üniversitelerin yarıştırılmaması; farklı alanlarda ve üniversitelerin kümeleştiği yerlerde rekabet ortamlarının oluşturulması lazım. Buna çalışıyoruz." diye konuştu. Veri girişleri için dijital sistem kuruldu Başkan Saraç, elektronik ortamda veri girişlerinin yapılacağı bir sistem kurulduğunu ve üniversitelerden belirlenmiş göstergelere ilişkin 2018 yılına ait verilerin girilmesi isteneceğini söyledi. Belirli dönemlerde veriler sistemden çekilerek, "Üniversite İzleme Raporları"nın oluşturulacağını bildiren Saraç, bu sayede yükseköğretim sisteminin genel durumunu tahlil etme fırsatı elde edileceğini söyledi. Saraç, "Belli dönemlerde de bu veriler, sistematik bir şekilde kamuoyuna açıklanacak." dedi. "Sıralamayı toplum yapacak" Saraç, üniversitelere karnenin verilmesinin ardından bir sıralama listesinin yapılıp yapılmayacağına ilişkin bir soru üzerine, "Belirlenen ana başlıklar içerisinde sıralamalar söz konusu olabilir. Fakat biz her yıl karneyi açıklayacağız, ama sıralamayı yapmayacağız. Sıralamayı, toplum devletin diğer ilgili kurumlarının ve tabii ki üniversitelere girmeye aday olan genç nüfusumuzun yapacağına inanıyoruz." diye konuştu. Üniversitelere başarı odaklı ödüller verilecek YÖK olarak başarı odaklı seçkinci bir yaklaşımla konuya yaklaştıklarını dile getiren Saraç, "Başarının ödüllendirilmesi meselesi bu üniversitelerin karneleri açıklandıktan sonra iki yolla olabilir. Özellikle devlet üniversitelerinde yıllar içinde başarı çizgisi yükselen üniversitelerin kadro ve başarılı alanlarında fonlama ile ödüllendirilmesinin doğru olacağını ifade eden Saraç, vakıf üniversiteleri için de kontenjan noktasında imkân sağlanabileceğini söyledi.   ​Kaynak: AA https://www.yok.gov.tr/Sayfalar/Haberler/yok-universitelere-karne-verecek.aspx

Yükseköğretim Kurumlarında Kalite Güvencesi ve Kurumsal Dış Değerlendirme Süreci

Bilginin hızla değişmesi, bilgi güncelliğinin yıllardan aylara, haftalara ve hatta günlere düşmesi ile birlikte Yükseköğretim kurumlarının bu hıza ayak uydurabilmesi ve sürekli güncel kalabilmesi için 23.07.2015 tarih ve 29423 sayılı Yükseköğretim Kalite Güvencesi Yönetmeliği yayınlanmış ve Yükseköğretim Kalite Kurulu oluşturulmuştur. Yükseköğretim Kalite Kurulu Başkanlığı’nda, 2015 yılından bu yana kalite konusunda çok ciddi adımlar atılmış, her yükseköğretim kurumunda kalite komisyonları kurulmuştur. Böylece, her kurum mevcut durumunu inceleyerek kendi hedeflerini belirlemiş, stratejilerini oluşturmuş ve ve bu stratejilerine bağlı faaliyet planlarını hazırlamışlardır. 2015 yılından bu yana kurumlar her yıl kendilerini değerlendirerek mevcut durumlarını, güçlü yanlarını ve gelişmeye açık yanlarını Kurum İçi Değerlendirme Raporu (KİDR) ile Yükseköğretim Kalite Kurulu'na bildirmektedirler. Kurumlar bu raporda eğitim, araştırma ve topluma katkı bileşenlerini esas almaktadırlar. Eğitim, araştırma ve topluma katkı bileşenleri için hazırlanan her bir etkinlik kendi içinde planla–uygula-kontrol et-önlem al (PUKÖ) döngüsünü uygular. Özellikle, kurumun geliştirdiği yazılı, benimsenmiş ve sistematik olarak uygulanması beklenen standartlara/hedeflere uygun bir “akademik yaşam” sürdürüldüğünün   periodik kanıtları üretilir ve bu kanıtlara göre gelişmeye açık alanların iyileştirilmesi sağlanır. Yükseköğretim Kalite Kurulu ise her beş yılda bir kurumların durumunu yerinde tespit etmek için Kurumsal Dış Değerlendirme programı hazırlayarak kurumları ziyaret etmektedir. Kurumsal Dış Değerlendirme Süreci Üç Evreden oluşur; 1. Ziyaret Öncesi •İç Değerlendirme Raporu üzerinden değerlendirme •Saha ziyareti programının hazırlanması 2. Kurum Ziyareti •Bir günlük ön saha ziyareti •Pazar günü öğleden sonra başlayıp Çarşamba öğlen biten üç günlük saha ziyareti •Çıkış Bildiriminin kurumla paylaşılması 3. Ziyaret Sonrası •KGBR’ninhazırlanması ve Kurum ile paylaşılması •21 gün geri Bildiriminden sonra nihai KGBR’ninyazılması Kurumsal Dış Değerlendirme, kurumun; •Kurumsal özerkliğini koruyup, kullanabileceği, •Yükseköğrenim alanında rekabet avantajı olarak değerlendirebileceği, •Güçlü yönlerini, başarı hikayelerini ve iyileşmeye açık yönlerini tanımasını sağlayan BİR SÜREÇTİR… Detaylı Bilgi için; http://kalite.yok.gov.tr , http://yokak.gov.tr , http://kalite.dpu.edu.tr

Yökak’tan Uluslararası Kalite Ajansları ile İşbirliği

Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK); QAA (İngiltere), Hcéres (Fransa), AACSB (ABD), AQAS (Almanya), FIBAA (Almanya) gibi uluslararası kalite ajansları ile işbirliğine yönelik paylaşım toplantıları gerçekleştirdi. Toplantılara YÖKAK Başkanı Prof. Dr. Muzaffer ELMAS, Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Sibel AKSU YILDIRIM, Kurul Üyeleri, Kurul Danışmanları ve uluslararası kalite ajanslarının temsilcileri katıldı. Ulusal yükseköğretim sistemlerindeki kalite güvencesi yaklaşımlarını içeren karşılıklı sunumların yapıldığı toplantılarda; kurumsal dış değerlendirme ve program akreditasyonuna ilişkin uygulamalar tartışıldı ve olası işbirliği alanları değerlendirildi. Gerçekleştirilen toplantılarda YÖKAK Başkanı Prof. Dr. Muzaffer ELMAS Kalite Kurulu’nun yeni dönem hedeflerini açıkladı: “Şu ana kadar 115 üniversitenin dış değerlendirmesini tamamladık. Bu yıl haziran sonuna kadar kalan 45 üniversiteyi de değerlendirerek ilk turu tamamlamış olacağız.  Değerlendirmeler sonunda üniversitelerimizin durumlarını gösteren raporları yayınlayacağız.”  Yükseköğretimde kurumsal dış değerlendirme, akreditasyon ve kalite süreçlerine ilişkin açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Muzaffer ELMAS, üniversitelerin kalite çalışmalarını kolaylaştıracak, girdi ve çıktılarını analiz edebilecek bir sistem kurduklarını belirterek sözlerini sürdürdü: “AACSB (ABD), QAA (İngiltere), Hcéres (Fransa), AQAS (Almanya), FIBAA (Almanya) gibi dünyadaki birçok ajansla ortak toplantılar yapıyoruz, işbirlikleri kuruyoruz. ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, Malezya, Kore ve çeşitli Orta Doğu ülkeleri ile bağlantılar kuruyoruz. Buradaki amacımız dünyadaki ajansların kalite süreçleri ile bizim süreçlerimizin kolayca konuşabilmelerini ve birbirlerine adapte olabilmelerini sağlamak. Uluslararası kuruluşlarla yenilik sürecini ve dış kalite ajanslarıyla ilişkileri devam ettirerek dünyanın her yeriyle konuşan, basit, kullanışlı ve evrensel bir sistem kurmak istiyoruz.”  “Türkiye’nin, 2023-2050 hedeflerine erişebilmesi ve yüksek teknolojili ürünlerin üretiminde yer alabilmesi için yükseköğretim kurumlarının mezunlarının becerilerini artırması gerekiyor. Bu kapsamda klasik anlayışlı üniversite yerine, mezunlarını yeni dünyanın gerektirdiği yetkinliklerle donatan üniversitelere ihtiyaç var. Üniversitelerimizi global ve dünyanın her yerinde ayakları üstünde durabilecek mezunlar yetiştirmeleri, Ar-Ge faaliyetlerini nitelikli bir şekilde arttırmaları ve bilişim destekli yönetim sistemleri oluşturmaları için teşvik ediyoruz.” “Dünyadaki değişimi tetikleyen faktörler yükseköğretimi de değiştirmiştir. Yükseköğretim kurumlarının dünyaya ayak uydurabilen yapılar haline gelmesi, dijitalleşmesi, yenileşmesi ve buna göre sistem kurması gerekiyor. Bu değişimlerin gerçekleşmesindeki en önemli faktör insandır. Dolayısıyla bugün dünyayı kimler iyi algılar, iyi okur ve kendini buna göre dönüştürürse dünyayla daha kolay bütünleşir. Bu değişimin gerçekleşmesinin iki anahtarı var; birincisi mezunlara yetkinlik kazandırmak (dijital yetkinlik, karmaşık problem çözme, iletişim yetkinliği, analitik/kritik düşünme, değerler) ikincisi ise kurumların bilişim destekli çevik liderlik ile yönetilmesi.” Son olarak kalitenin üniversitelerin sorumluluğunda olduğunu belirten Prof. Dr. Muzaffer ELMAS, sistem kurmanın değerlendirmeden daha önemli olduğuna değinerek, üniversitelerin kalite süreçlerini yönetebilmeleri için öncelikle sistem kurmaları gerektiğini vurguladı.   Haber Kaynağı: https://www.yokak.gov.tr/yokak-tan-uluslararasi-kalite-ajanslari-ile-isbirligi-43
Arkadaş Listem