Tüm Bilgi Paylaşımlarım

Uluslararası Akademik Araştırmalar Kongresi (Internatıonal Congress of Academıc Research) 16-17-18 Eylül 2019 Bolu

"kongre" Birlikte yürümek, birlikte adım atmak, birlikte mücadele etmek anlamında Latince bileşik bir kelime... Öyle yazıyor kitaplar... …   Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi ve Tarih ve Günce dergisinin işbirliğinde gerçekleştirilecek Uluslararası Akademik Araştırmalar Kongresi (ICAR) sosyal bilimlerden sağlık bilimlerine, güzel sanatlardan mühendislik bilimine dek geniş bir alanda Türkiye ve dünyadan bilim insanlarını bir araya getirmek ve yeni çalışmaların ele alınarak, bilimin gelişimine katkı sunmayı amaçlamaktadır. 17-18 Eylül 2019 tarihinde Bolu’da Uluslararası düzeyde gerçekleştirilecek bu etkinlikte lisans düzeyinden akademik hayatın en son evresine kadar yükselmiş bilim insanlarını ve adaylarını bir araya getirerek, bilimin yeni verileri ışığında bilime katkı sunacak akademik konuları ele alıp sunum yapmayı, yapılan sunumlar üzerinden akademik tartışmalar gerçekleştirmeyi ve bunun sonucunda da bilimsel çalışmaları yayın dünyasına kazandırmayı amaçlanmaktadır. Türkiye’nin saygın üniversitesi Bolu Abant İzzet Baysal ile Uluslararası tarih dergisi Tarih ve Günce’nin işbirliğinde gerçekleştirilecek olan bu etkinlikte yürütme kurulundan bilim kurullarına ve kongreye katkı sunacak her aşamadaki bilim insanına göre katılımı sağlanacaktır. Kongre, “Yeni Akademik Teşvik Kriterleri” dikkate alınarak düzenlenmektedir. Sempozyum sunum dili Türkçe ve İngilizcedir. Kongrede sunulacak bildirilerin özetleri ve tam metinleri, hakem sürecinden geçmek kaydıyla elektronik ortamda e-kitap olarak yayımlanacaktır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Beka Mücadelesinin Başlama Anı: 19 Mayıs...

  İlk Söz: Türkiye  Cumhuriyeti'nin19 Mayıs1919'dan beri süren bağımsızlık ve varoluş  (beka )mücadelesi kutlu olsun. Bu mücadeleyi mümkün kılan Büyük öndere, minnetle...“Her şeye rağmen muhakkak bir ışığa yürümekteyiz. Bende bu imanı yaşatan, yalnız aziz memleket ve milletime olan sonsuz sevgim değil, günün karanlıkları, ahlâksızlıkları, şarlatanlıkları içinde sırf vatan ve hakikat aşkıyla ışık serpmeye ve aramaya çalışan bir gençlik görmemdir.” Cumhurbaşkanımızın Milli Mücadele'nin 100. yıldönümüne ilişkin mesajında  altını çizdiğimiz önemli satırları birlikte okuyalım: “yuzuncuyil.gov.tr” "Milli Mücadeleyi başlatan sürecin 100. yıldönümüne ulaşmış olmanın mutluluğunu ve gururunu hep birlikte yaşıyoruz. Gazi Mustafa Kemal’in önderliğinde 19 Mayıs 1919’da Samsun’da yakılan istiklal meşalesi, Amasya, Sivas ve Erzurum’dan geçerek tüm vatan sathına yayılmıştır. Misak-ı Milli’nin ilanıyla girilen yol, Ankara’da Büyük Millet Meclisi’nin açılışıyla yeni bir safhaya ulaşmıştır. 19 Mayıs, esareti kabul etmeyen, hürriyetinden vazgeçmeyen, zulme asla boyun eğmeyen milletimizin varoluş mücadelesinin ilk adımıdır. Büyük bir inanç, azim ve kararlılıkla sürdürülen bu mücadele, imkânsızlıklara rağmen zaferle sonuçlanmıştır. Düşmanın İzmir’de denize dökülmesiyle sonuçlanan büyük zaferin ardından yeni devletimizi de aynı inançla kurduk. Türkiye Cumhuriyeti, milletimizin ilk değil, binlerce yıllık tarihindeki son devletidir. Cumhuriyetimiz, millet egemenliğine dayalı olarak inşa edilmiş ve kendisine hedef olarak muasır medeniyet seviyesinin üstüne ulaşmayı belirlemiştir. İstiklal mücadelemizin en önemli dönüm noktası olan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, Gazi Mustafa Kemal’in milletimize armağanıdır. Ülkemizin büyük sınamalardan geçtiği bu dönemde, gencinden yaşlısına, kadınından erkeğine milletimizin tüm kesimlerinin 19 Mayıs ruhuna sahip çıkacağına inanıyoruz. Milli birlik, beraberlik ve dayanışma etrafında şekillenen bu ruh, Kurtuluş Savaşımızı zafere ulaştıran kararlılık ve inancın ifadesi olduğu kadar halen verdiğimiz mücadelenin de sembolüdür. Milletimiz, 15 Temmuz darbe girişimi ile terör örgütlerinin vatanını hedef alan içerideki ve dışarıdaki tüm saldırılarına, bir asır önceki cesaretiyle karşı koyarak, içindeki istiklal ateşinin asla sönmeyeceğini göstermiştir. Biz de milletimize şükran borcumuzu ödemek için, 2023 hedeflerimize ulaşmak için tüm gücümüzle çalışıyoruz. Amacımız, bizden sonraki nesillere, nice 100. yıllar kutlayabilecekleri daha güçlü, daha müreffeh, daha huzurlu bir Türkiye bırakmaktır. Bu düşüncelerle milletimizin ve özellikle de gençlerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramını tebrik ediyorum. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere, bizlere bağımsızlığımızı ve devletimizi kazandıran tüm kahramanları, tüm şehitlerimizi, gazilerimizi rahmetle yâd ediyorum." Anadolu'ya ayak bastığımız günden bugüne ülkemiz ve milletimiz için gözlerini kırpmadan canlarını feda eden kahramanlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Bir asırdır, ülkemiz için çalışan, üreten herkesi şükranla anıyorum. Biz kökü tarihin binlerce yıllık derinliklerine uzanan bir millet ve devletiz. Cumhurbaşkanımızın,  Samsun'da 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı törenindeki konuşmasından önemli satırbaşları, birlikte okuyalım:  " Gazi Mustafa Kemal’in, bir asır önce bugün Samsun’a herhangi bir kişi olarak değil Osmanlı’nın en parlak, en gelecek vadeden subaylarından biri olarak ayak bastı. Bizim geleneğimizde devletin ismi ve yöneticileri değişir ama ona ebet müddetlik vasfı veren anlayış hep baki kalır. Devleti ebet müddet milletin bizatihi kendisidir. Dolayısıyla aslında ismi, bayrağı, coğrafyası değişmiş olsa da bizim devletimiz hep tektir. Cumhurbaşkanlığı Forsu, işte bu kadim tek devlet anlayışının remzidir. Avrupa’nın ortalarında, Afrika’nın derinliklerine kadar uzanan geniş bir coğrafyada hüküm süren ecdattan geriye sadece sevgiye, saygıya, muhabbete ve adalete dayalı hatıralar kaldığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne sömürgeciliğin, ne soykırımın, ne zulmün, ne de başka herhangi bir utancın hamdolsun bu milletin sicilinde yeri yoktur. Son iki asrımız çok büyük acılarla, çok büyük kayıplarla geçmiş olmasına rağmen bu duruşumuzdan en küçük bir taviz vermedik. Osmanlı, Balkanlar’dan çekilirken tarihin en büyük soykırımı bizim milletimize uygulanmıştır.     Son iki asrımız çok büyük acılarla ve kayıplarla geçse de bu duruşumuzdan taviz vermedik. Osmanlı Balkanlar'dan çekilirken, tarihin en büyük soykırımı bizim milletimize uygulanmıştır. Bir asırdan fazladır bizi suçlayanlar insanımızın yaşadığı zulümleri görmezden geliyorlar. Son 6 yılda yaşadıklarımız milletimize dönük emellerin değişmediğini gösteriyor. Ne olursa olsun, kim olduğumuzu, nereden geldiğimizi ve nereye gittiğimizi biz çok iyi biliyoruz.   Cumhuriyet tarihinin en iddialı demokrasi ve kalkınma hedeflerini işaret eden 2023 vizyonu bugüne kadar hep kılavuzumuz oldu. Bununla birlikte son 6 yılda üst üste yaşadığımız badirelerin, enerji ve kaynaklarımızı krizlere yöneltmemiz nedeniyle bizi yavaşlattığı bir gerçektir. Her şeye rağmen 2023 hedeflerimize sıkı sıkıya bağlıyız.  Birileri hala Suriye meselesini Suriyelilerin, Irak meselesini Iraklıların, Doğu Akdeniz meselesini Kıbrıslıların meselesi olduğunu sanıyorsa da biz işin esasının öyle olmadığını çok iyi biliyoruz. Birileri hala döviz kurunu, faizi, enflasyonu kendi mecrasında yürüyen işler gibi görüyor olabilir ama biz arkasındaki tezgahı çok iyi biliyoruz.  Ne zaman tek millet dediysek en güçlü cevabı gençlerimizden aldık. Ne zaman tek vatan dediysek en güçlü cevabı gençlerimizden aldık. Ne zaman tek devlet dediysek en güçlü cevabı gençlerimizden aldık. 19 Mayıs ruhu, 23 Nisan ruhu, 29 Ekim ruhunu ülkemizin her köşesinde yaşıyoruz. Gazi Mustafa Kemal, beraberindeki bir avuç arkadaşıyla Samsun'a ayak bastığında başlattığı mücadeleye inanmayanlar vardır. Rahmetli Menderes demokrasi bayrağını açtığında buna inanmayanlar vardı. Merhum Özal yola çıktığında ona kin besleyenlerin sesi daha çok çıkıyordu. Biz de 17 yıldır attığımız her adımı, Türkiye'ye inanmayan, içten içe husumet duyan kesimlere karşı gerçekleştirdik. Nasıl ki, Gazi Mustafa Kemal mücadelesini sadece hakka ve halka inanarak yürüttüyse biz de aynı şekilde hareket ediyoruz.   Gençler, 19 Mayıs ruhunu tıpkı ilk günkü heyecanıyla yaşatmaya var mısınız? 23 Nisan ruhunu tıpkı o günkü heyecan ve coşkuyla sürdürmeye var mısınız? 29 Ekim'de ilan ettiğimiz cumhuriyetimize ilk değil, son devletimiz olduğu bilinciyle sahip çıkmaya var mısınız? Gençler 15 Temmuz'da olduğu gibi istiklalimiz ve istikbalimiz uğruna gerektiğinde canımız pahasına mücadeleye var mısınız? 2023 hedeflerimizi gerçekleştirmeye var mısınız? Türkiye'ye çelme takmaya çalışanlara derslerini vermeye var mısınız? "https://bit.ly/2JBjmef   İnsanlık tarihinde üç büyük devrimci dönüşüm var. İlki aristokrasiye karşı kazanılan Fransız Devrimi, ikincisi feodalizme ve oligarşiye karşı kazanılan Sovyet Devrimi ve üçüncüsü emperyalizme karşı kazanılmış Türk Devrimi. Baskıya, sömürüye, dogmatizme, eşitsizliğe, Emperyalist işgallere karşı verilen mücadeleler sonucunda meydana gelen devrimler, insanlığın daha özgür ve eşit bir dünyada yaşama isteğinin haklı ve meşru talebiydi. Bizim kurtuluş serüvenimiz hem işgallere karşı bir bağımsızlık ve özgürlük hareketi hem de yeni, çağdaş bir ulus olma amacına dönük çoklu bir karakter taşımakta. Büyük Önder'in 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktığında yeni bir dünyaya ilk adımı atmaktaydı. Bu yeni dünyaya ulaşmak her şeyden önce işgale son vermek, bağımsızlığı kazanmak sonrada çağdaş insanlık ailesinin bir parçası olmak için Cumhuriyet idaresini kurmak, demokratik, laik ve hukuka dayalı bir düzene geçişi sağlamakla mümkün olabilirdi. Büyük Önder bütün bu sürecin yol haritasını zihninde oluşturmuş, insanlığın ve ulusumuzun bu büyük yolculuğuna öyle çıkmıştı. Ulusumuzun bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin dünya tarihinde bir eşi bulunmamakta. Bu mücadeleyi eşsiz kılan, onun demokratik ve özgürlükçü karakteri. Kurtuluş Savaşı öncesinde kongrelerin toplanması ve sonrasında meclisin oluşturularak mücadelenin kolektif, toplumsal, dayanışmacı bir temelde örgütlenmesi örneği olmayan bir kurtuluş serüvenine işaret etmekte. Büyük önder'in “Milletin istiklal ve istikbalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” sözü aslında mücadelenin ruhuna ve metodolojisine ilişkin sağlam ve tutarlı bir siyasetin temel felsefesini ortaya koymaktadır. Büyük Önder’in en büyük başarısı milletin azim ve kararlılığını ortaya çıkarmak, onu örgütlemek ve kurtuluş için seferber etmektir. Kendi milletine verdiği inanç bağımsızlığın ve Cumhuriyetin en temel dayanağı ve gücü olmuştur. Sanıldığı gibi bizim en büyük savaşımız düşmana karşı değildir. Bizim en büyük savaşımız kendimize, yüzyılların verdiği yılgınlığa, açlığa, yokluğa, yoksunluğa ve kimsesizliğe karşı olmuştur.   Büyük Önder’in büyüklüğü ve eşsiz bir lider oluşu onun kendisini bir yok oluşa terk eden halkı ayağa kaldırması, kimlik ve kişilik kazandırmasıdır. Bu devrimci atılımın, değişimin ve dönüşümün mimarı olan Büyük önder, yaşamı boyunca halkının iyiliğini ve geleceğini düşünmüş ve bu uğurda büyük bir çaba ortaya koymuştur. 19 Mayısın 100. yılında dünya bildiğimiz dünya. Bu dünyada var olmak, bağımsız ve özgür yaşamak, kendi kendine yetebilmekle orantılı bir durum. Dünya kapitalizminin emperyalist karakteri, 1919’da ve 2019’da da aynı içeriğe ve yönteme sahip. Başka ulusların, halkların ve toplumların sömürüsü üzerine kurulu bu düzen, ülkelerin işgal edilmesi dahil her türlü ekonomik, askeri, siyasal, sosyal ve kültürel aracı kullanarak bir bağımlılaşma yaratmaktadır. Bugün dünya üzerinde özellikle ülke içi çatışmalar klasik “böl-parçala-yönet” politikası, emperyalist siyasetin vazgeçmediği bir yöntem olarak ülkemizde de uygulanmaktadır. Etnik, dinsel ve mezhepsel farklılıklar emperyalist siyasetler ve devletler tarafından kışkırtılmakta; birlikte yaşama istenci kırılmaya çalışılmaktadır. 19 Mayıs 1919 öncesinde ve sonrasındaki isyan ve ayaklanmalara bakıldığında Anadolu coğrafyasında yüzlerce yıldır bir arada yaşamış halklar birbirlerine karşı kışkırtılmış ve çok büyük acılar yaşanmıştı. Bu gün aynı acıların ve gerilimlerin tekrar yaşanmaması için kardeşlik, barış, dostluk ve dayanışma duygusunu öne çıkarmak, inadına demokrasiyi, temel hak ve özgürlükleri savunmak karanlık güçlerin oyununu bozmanın en önemli anahtarıdır. Vazgeçilmez bir rehber... Mustafa Kemal’in başlattığı kurtuluş mücadelesi en nihayetinde bir ulus yaratmak ve yurttaşlık bağını esas almak kurgusu üzerine inşa edilmiştir. Bu kurgu bugün hala geçerliliğini koruyan, bir arada yaşamamıza imkân sağlayan devrimci ve ileri bir nitelik taşımaktadır. Cumhuriyet, demokrasi ve yurttaşlık olguları bugün hala aşılamamış, yeni türevleri üretilememiş kategorilerdir. Bu noktada 19 Mayıs ve bunun sonucunda ortaya çıkan bağımsız ve özgür bir ülke tablosu bu topraklarda yaşayan bütün toplumsal kesimler için vazgeçilmez bir rehberdir. Mustafa Kemal, kurtuluş mücadelesi örgütlerken hiçbir etnik, dinsel, mezhepsel, sınıfsal ve cinsel ayrım gözetmemiş ve herkesi aynı amaç etrafında birleştirmişse; bugün de birlikte yaşamak konusunda hiçbir ayrım söz konusu olamaz. Herkes bu ülkede eşit derecede yaşama imkânına sahip olduğunun bilincinde ve kararlılığında olursa ülkemizdeki dostluk ve kardeşlik daha da pekişecek ve ülkede farklı bir iklim yaşanmaya başlayacaktır. Bugün 19 Mayıs; 19 Mayıs, Büyük önderin Samsuna çıkış günü…. 19 Mayıs,Tüm Dünyaya bir varoluş/bir diriliş/bir haykırış manifastosu… 19 Mayıs, Bir ulusun,ulusu ile özdeşleşen/bütünleşen önderin doğum günü… 19 Mayıs, emperyalizme karşı bir başkaldırının kodlanmış adı. ... 19 Mayıs,dünyanın dörtbir yanında, emperyalizme karşı savaşan tüm mazlum milletler için bir umut günü…. 19 Mayıs,küresel güçlere,küresel oyun kuruculara karşı hala sürdürülen,bitmeyen savaşın başlangıcı. 19 Mayıs, Küresel oyun kurucuların “Medeniyetler Çatışması” kitabında dile getirdikleri ,her ne pahasına olursa olsun yok edilmesi gereken bir gün…. 19 Mayıs, kentleri yakılmış, yıkılmış, toprakları işgal edilmiş bir toplumun acı günlerinin resmi… 19 Mayıs,tersanelerine girilmiş bir ulusun her türlü olanaksızlıklara karşın başlattığı kurtuluş meşalesinin yakıldığı gün . 19 Mayıs, Yüce Türk Milleti'nin varlığını güçlendiren, umutları canlandıran, kaderimizi değiştiren, yolumuzu aydınlatan tarihi bir adım. 19 Mayıs ,Ulusal Kurtuluş Savaşımızın, her aşamasında büyük derslerle dolu bir destan. 19 Mayıs, Ulusumuzun, her türlü olanaksızlıklara karşın inanç ve kararlılığının simgesi. 19 Mayıs,Küresel güçlere karşı,küresel oyun kuruculara karşı kazanılan büyük zaferin başlangıç tarihi… 19 Mayıs;Türkiye Cumhuriyeti’nin genetik kodlarının oluşturulduğu tarih… 19 Mayıs,Türkiye Cumhuriyeti’nin Türk Gençliğine emanet edildiği tarih. 19 Mayıs,Türk gençliğine armağan edilen en büyük tarihsel miras… 19 Mayıs, büyük önder Mustafa Kemal’in bu tarihsel mirası Türk gençliğine emanet ettiği gün… Cumhuriyet ilkeleri,Atatürk ilke ve inkılapları, tam bağımsızlık ulusumuzun üç vazgeçilmezi. Bu duygu ve düşüncelerimle, başta Büyük Önder olmak üzere, tüm şehit ve gazilerimizi saygı ve şükranla anıyor, tüm ulusumuzun “19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı”nı yürekten sevgi ve saygıyla kutluyorum. 19 Mayıs,dünyanın dörtbir yanında, emperyalizme karşı savaşan tüm mazlum milletler için bir umut günü…. 19 Mayıs,küresel güçlere,küresel oyun kuruculara karşı hala sürdürülen,bitmeyen savaşın başlangıcı. 19 Mayıs, Küresel oyun kurucuların “Medeniyetler Çatışması” kitabında dile getirdikleri ,her ne pahasına olursa olsun yok edilmesi gereken bir gün…. 19 Mayıs, kentleri yakılmış, yıkılmış, toprakları işgal edilmiş bir toplumun acı günlerinin resmi… 19 Mayıs,tersanelerine girilmiş bir ulusun her türlü olanaksızlıklara karşın başlattığı kurtuluş meşalesinin yakıldığı gün .  19 Mayıs, Yüce Türk Milleti'nin varlığını güçlendiren, umutları canlandıran, kaderimizi değiştiren, yolumuzu aydınlatan tarihi bir adım.  19 Mayıs , Ulusal Kurtuluş Savaşımızın, her aşamasında büyük derslerle dolu bir destan.  19 Mayıs, Ulusumuzun, her türlü olanaksızlıklara karşın inanç ve kararlılığının simgesi. 19 Mayıs,Küresel güçlere karşı,küresel oyun kuruculara karşı kazanılan büyük zaferin başlangıç tarihi… 19 Mayıs;Türkiye Cumhuriyeti’nin genetik kodlarının oluşturulduğu tarih… 19 Mayıs,Türkiye Cumhuriyeti’nin Türk Gençliğine emanet edildiği tarih.  19 Mayıs,Türk gençliğine armağan edilen en büyük tarihsel miras… 19 Mayıs, büyük önder Mustafa Kemal’in bu tarihsel mirası Türk gençliğine emanet ettiği gün… Cumhuriyet ilkeleri,Atatürk ilke ve inkılapları, tam bağımsızlık ulusumuzun üç vazgeçilmezi. Bu duygu ve düşüncelerimle, başta Büyük Önder olmak üzere, tüm şehit ve gazilerimizi saygı ve şükranla anıyor, tüm ulusumuzun “19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı”nı yürekten sevgi ve saygıyla kutluyorum. 19 Mayıs,dünyanın dörtbir yanında, emperyalizme karşı savaşan tüm mazlum milletler için bir umut günü…. 19 Mayıs,küresel güçlere,küresel oyun kuruculara karşı hala sürdürülen,bitmeyen savaşın başlangıcı. 19 Mayıs, Küresel oyun kurucuların “Medeniyetler Çatışması” kitabında dile getirdikleri ,her ne pahasına olursa olsun yok edilmesi gereken bir gün…. 19 Mayıs, kentleri yakılmış, yıkılmış, toprakları işgal edilmiş bir toplumun acı günlerinin resmi… 19 Mayıs,tersanelerine girilmiş bir ulusun her türlü olanaksızlıklara karşın başlattığı kurtuluş meşalesinin yakıldığı gün . 19 Mayıs, Yüce Türk Milleti'nin varlığını güçlendiren, umutları canlandıran, kaderimizi değiştiren, yolumuzu aydınlatan tarihi bir adım. 19 Mayıs ,Ulusal Kurtuluş Savaşımızın, her aşamasında büyük derslerle dolu bir destan. Cumhuriyet ilkeleri,Atatürk ilke ve inkılapları, tam bağımsızlık ulusumuzun üç vazgeçilmezi. Bu duygu ve düşüncelerimle, başta Büyük Önder olmak üzere, tüm şehit ve gazilerimizi saygı ve şükranla anıyor, tüm ulusumuzun “19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı”nı yürekten sevgi ve saygıyla kutluyorum. 1919; bizlerin birlikte, eşit ve özgür biçimde yaşamamıza imkan sağlayan kurtuluş serüveninin başlangıç tarihidir. Bu tarihi sürekli akılda tutmak, onun anlam ve öneminin farkında olmak bizlerin ulus olarak büyük acılar yaşamamıza engel olacaktır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının milli mücadeleyi başlattığı Milli iradenin 100. Yılında bağımsızlık ve özgürlük mücadelesine adanmış bütün hayatlara saygı,minnet ve şükranlarımı sunuyorum. Son Söz : Duvarımda ve masamda her zaman resmini eksik etmediğim Büyük Önder ; ben de koltuğumda büyük adam gibi oturan torunlarım da sana minnettar. İnşallah onların çocukları da seni saygıyla ,sevgiyle ve minnetle anacaklar. Ululaştırarak ve masal kahramanı haline getirerek değil, kalpten severek ve teşekkür ederek, Atatürk diyecekler... Sağlıcakla kalın... Yüreği "Berkehan ve Bilgehan Deniz" kadar temiz tüm insanların,  günleri hep aydınlık olsun! Yüreklerindeki sevgi daim olsun!  

Asya‘nın En İyi Üniversiteleri ve Türkiye‘den İlk 4‘ün Sıralamadaki Yeri

Asya'nın en iyi Üniversiteleri ve Türkiye'den ilk 5'in sıralamadaki yeri https://www.timeshighereducation.com/…/20…/regional-ranking… Times Higher Education (THE) Asya Üniversiteleri Sıralaması’nda toplamda 200 üniversite değerlendirmeye alınmış. Times Higher Education (THE) Asya Üniversiteleri Sıralaması, araştırma odaklı üniversiteleri eğitim, araştırma, bilgi transferi ve uluslararası görünüm göstergeleri üzerinden değerlendiren önemli bir performans sıralaması olarak kabul ediliyormuş.. Söz konusu sıralamada Asya kıtasında yer alan ülkelerdeki üniversiteler, Türkiye, İsrail, İran, Suudi Arabistan,  Lübnan, Ürdün, Umman, Pakistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni de kapsayarak yer almış..  THE Asya Üniversite Sıralamasına göre Türkiye’den ilk 400’e toplamda 23 üniversite, ilk 100 sıralamasına ise 4 üniversite girerken; Sabancı Üniversitesi 36, Koç Üniversitesi 47, Bilkent Üniversitesi 82, Boğaziçi Üniversitesi ise 88. Sırada yer almış... Times Higher Education bu yıl tüm dünyadan 800 üniversiteyi değerlendirdiği THE Dünya Üniversiteler Sıralaması 2018/2019 metodolojisinde değişiklikler yapmış. Bu değişiklikler (THE) Asya Üniversiteleri Sıralaması’nın sonuçlarını doğrudan etkilemiş.... Bilimsel yayın / atıflar ile ilgili Web of Science veritabanı yerine, daha fazla veriyi içeren ve İngilizce dışındaki dillerde de yayınların bulunduğu Scopus veritabanı kullanılmış.... Bu yıl uygulanan anket çalışması, daha geniş bir coğrafi dağılıma ulaşacak şekilde ve geçtiğimiz yıllarda dokuz olan dil sayısı 15’e çıkartılarak gerçekleştirilmiş.   Yüksek öğrenim ile ilgili dünyanın en saygın üniversite sıralamaları arasında kabul edilen THE; öğrenciler, öğretim üyeleri, üniversite yöneticileri, iş dünyası ve devletler tarafından güvenilir bulunan kapsamlı ve dengeli karşılaştırmalar yaparak çalışmalarını; Eğitim, Araştırma, Atıf, Uluslararası Görünüm ve Sanayi Gelirlerinden oluşan 5 boyut altında yer alan 13 farklı parametreyi esas alarak oluşturmaktaymış. THE sıralamaları, uluslararası modern üniversitelerin temel görevleri olan bu beş boyutu inceleyen dünyadaki tek sıralama olarak gösteriliyormuş. Öyle yazıyor... THE yetkilileri, boyutların hepsinin dengeli olması gerektiğini vurgulayarak, en önemlisinin araştırma atıf sayısı ve üniversitelerin uluslararası alanda bilinirlikleri yani itibar kriteri olduğunun altını çiziyor...Öyle yani...

TÜBİTAK Bilim Genç

  http://www.bilimgenc.tubitak.gov.tr/       TÜBİTAK  Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığınca ön lisans ve lisans öğrencilerinin, ülkemizin ihtiyaç duyduğu tüm alanlarda bilimsel çözümler üretmelerini ve bu doğrultuda bilgi ve becerilerini arttıracak projeler geliştirmelerini teşvik etmek amacıyla 2242 Üniversite Öğrencileri Araştırma Proje Yarışmaları düzenlenmektedir. 2019 yılında yedinci kez düzenlenecek olan yarışmamız "Akıllı Şehirler ve Ulaşım",  "Bilgi ve İletişim Teknolojileri", "Eğitim", "Enerji ve Çevre",  "Gıda ve Tarım",  "Makine İmalatı ve Otomotiv", "Sağlık", "Savunma, Uzay ve Havacılık", "Sosyal Yenilikçilik ve Girişimcilik" kategorilerinde başvuruya açılmış olup, 31 Mayıs 2019 tarihine kadar uzatılmıştır. Başvurular e-bideb.tubitak.gov.tr adresinden çevrimiçi olarak alınacaktır. Yarışma çağrı duyurusu www.tubitak.gov.tr/bideb/2242 adresinde yayınlanmıştır. Yarışma Takvimi: Başvuru Tarihleri: 14 Şubat – 31 Mayıs 2019 (Başvuruların son gününde sistem 17.30’da kapanır.) Üçüncü Aşama Değerlendirmesi (Bölge Yarışmaları): 24-27 Haziran 2019 Final Yarışması: TEKNOFEST 2019'da gerçekleştirilecektir. 17-22 Eylül 2019  
Arkadaş Listem