DPUPortal - Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Bilgi Portalı
Orhan Elmacı

Prof. Dr. Orhan Elmacı

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi

  • Profil
  • Kişisel
  • Eğitim Bilgileri
  • Görevler / İş Deneyimi
  • ÜAK Temel Alan
  • Dersler
  • Projeler
  • Yönetilen Tezler
  • Yayınlar
  • Tasarım/ Patent/ Ödül
  • Sanatsal Faaliyetler
  • Bilgi Paylaşımlarım
  • Galeri
  • İletişim

Sosyal Kredibilite Geri

Prof. Dr. Orhan Elmacı  -  11 Aralık 2018


Sosyal Kredibilite

 

İlk Söz: "Şirketlerin ve siyasilerin insan beynini hacklemeyi

öğrendiği bu dönemde küresel dünya kişisel tutum ve

ahlakımız üzerine eşi benzeri görülmemiş bir baskı yaratıyor.

Her birimiz her yeri kaplayan sayısız örümcek ağına

yakalanmış durumdayız. Bu ağlar hareketlerimizi

sınırlamakla birlikte en ufak bir kıpırdanışımızı

bile çok uzak istikametlere iletiyor.

Gündelik alışkanlıklarımız dünyanın öbür ucundaki

insanların ve hayvanların hayatını etkiliyor ve

 kimi kişisel tavırlar beklenmedik şekilde tüm dünyayı

ayağı kaldırabiliyor."  

Teknoloji, günümüz insanının hayatının ayrılmaz bir parçasıdır.

Çoğu insan, teknolojik aletlere sahip olmakla

birlikte bunların olmadığı bir yaşamı da tasavvur edememektedir.

Dünya nüfusunun % 60’ı telefon kullanmakta ve

bu nüfusun % 49’u sosyal medyada da

yer almaktadır (Statista Research Department,

 2020 ve Clement, 2020).

Teknolojik aletler aracılığıyla insanlar,

çeşitli mecralarda sesini duyurabilmekte ve

yaşanan olaylar karşısında daha aktif bir

tutum sergileyebilmekte..

Bu yüzden teknoloji sayesinde insanların

görece özgürleştiği düşünülebilir.

Ancak teknolojiyle birlikte insanoğlu hiç olmadığı

kadar kontrol altında ve sandığı

kadar da özgür değil.

1978'de ekonomisini dışa açmaya ve reform yapmaya

başlayan Çin, , Covid-19 nedeniyle ertelediği ve

 halen gönüllülük esasına

dayalı olan Sosyal Kredi Sistem” (SKS) ne

tüm vatandaşlarını ve

şirketleri  sisteme dahil etmeyi ve zorunlu

hale getirmeyi hedefliyor.  

Bu sistemle Çin;

Özel işletmeler ve devlet kurumları dahil olmak

üzere,

büyük veri  (Big Data) işleme, yapay zekâ,

yüz tanıma teknolojileri, sosyal medya kullanımı,

nesnelerin interneti gibi)

çeşitli yöntemlerle bireylerin ve

şirketlerin davranışlarını

 izleyerek

bir dizi dijital platformdan elde edilen verileri

belirlenen kriterlere göre analiz ederek

şirket puanlarına dönüştürüyor.

Bu puanlama sonucunda ödül-ceza yöntemi

uygulamayı öngörüyor.

 Bu sistem, kırmızı ışıkta geçmek,

sigara içilmeyen bölgelerde yapılan yasak

 ihlalleri ,borcun, vergilerin zamanında

Ödenmemesi, Ortak iş yapılan işletmelerin yükümlülüklerini

yerine getirmemesi ve Çevre koruma

gereksinimlerini karşılanmaması vb.

davranışlar  uçak, gemi ve  tren seyahati engelleme,

bankadan kredi alımını engelleme,

otellerde kalmayı engelleme,

 internet hızının düşürülmesi ya da engellenmesi

 vb  bir dizi yaptırımlarla

 cezalandırılırken,

ödemelerini zamanında yapma ve

toplumsal sorumluluk projelerinde gönüllü

yer alma gibi davranış biçimleri teşvikler,

 vergi / gümrükleme işlemlerinde

kolaylık , düşük faizli kredi olanağı,

 iş yerinde terfi alabilmesi vb

motivasyon

kaynakları ile mükafalandırarak teşvik ediyor..

Sistem pek çok kişi tarafından

Distopyan dizi Black Mirror'un "Nosedive"

bölümüne de benzetilirken

Batılı gözlemciler ve medya tarafından ise bu sistem,

Özel hayatın ihlali olarak değerlendiriyor ve  

bir tehdit  olarak George Orwell’ın

“Bin Dokuz Yüz Seksen Dört”

 adlı kitabına

 atıfta bulunuyor.

Ve Orwellci bir proje olarak

nitelendiriyor.

Bu arada,

dijital platform, sadece sosyal medya ve

e-mail hesapları gibi kişiye özel dijital

kullanım alanlarıyla sınırlı değil.

 bireylerin hangi internet sitelerinde dolaştığı,

ne gibi ifadeler kullanarak internette arama yaptığı,

telefon görüşmelerinin içeriği de

puanlama da önemseniyor.

Tibet ve bağımsızlık kelimeleri yan yana

kullanılarak yapılan bir arama ya da Tiananmen 1989

Ya da  Uygur Türkleri

ifadesiyle bilgi aramak başa çok ciddi belalar

açabilme potansiyeline sahip.

Bu notumuz şimdilik burada kalsın.

Bu sistemi.

Her bir bireyin alışveriş alışkanlıklarından,

 sosyal kurallara uyum becerisine kadar tüm verilerin

 analiz edilerek hesaplanan

"Sosyal Kredibilite Puanı/ topluma katkı puanı” esas alan sistem ötesi bir proje

Bu arada;

Bu ülkede; İnternet Ağı Bilgi Merkezi'nin (CNNIC) anketine göre, 

internet kullanım oranı Haziran 2022 ayı itibarıyle

yüzde 74,4'e çıkmış.diğer bir deyişle

 yaklaşık 1,05 milyara ulaşmış.

İyi güzel de bu bilgiler bize bu ülkede

Dijital dünyanın içinde yer almayanlara

ödül ya da ceza nasıl veriliyor?

Sorusunu akla getiriyor.

Dijital dünyanın içinde yer almayan

bireylere ne ödül, ne de ceza mekanizmasına dahil değil.

Hiç bir kategoride yer almayan bu bireyler, doğal olarak  

adalet, eşitlik, fikir özgürlüğü, v.b. konuları tartışmalara

kapı aralarken, bu tartışmalar başka handikaplara yol açıyor.

.Çin’in sosyal kredi mekanizmasının amacı başka big data

kullanımına dair niyet de farklı.

internet ya da diğer ifadeyle world wide web,

tüm dünyayı birbirine bilgi ve

 iletişim ağı ile bağlamayı hedeflerken çin’deki sosyal kredi sistemi ile ,

” big brother” tarzı bir distopik totaliter rejime

 evrilip evriliyemiyeceğini tartışıyoruz.

 

Son Söz

Finansal kriz, demokrasilerin durumu ve

 gelişmiş ülkelerde yayılan ve

derinleşen Endüstri 4.0 ve Toplum5.0

uygulamalarının geleceğin sosyal,

siyasi ve ekonomik koşullarıyla doğrudan ilgili.

Serbest piyasa ekonomisi (kapitalizm),

 son 25 yılda geldiği kısır döngüden başka

sorunlu bir noktaya ilerleyeceği tartışmasız bir gerçek.

 Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki

 bağlantılar belli noktalarda kopacak.

Gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelerin

 vasıfsız işgücüne gereksinimi azalacak.

 Fakat, doğal kaynakların kullanımı anlamında

ikili bağlantılar kuvvetli olarak devam ediyor olacak.

 O noktada, karşılıklı pazarlıklar ve

anlaşmalar ile ilişkiler yeniden tanımlanıyor olacak.

Saygılarımla

Sağlıcakla kalın…

"Şirketlerin ve siyasilerin insan beynini hacklemeyi öğrendiği bu dönemde küresel dünya kişisel tutum ve ahlakımız üzerine eşi benzeri görülmemiş bir baskı yaratıyor.Her birimiz her yeri kaplayan sayısız örümcek ağına yakalanmış durumdayız. Bu ağlar hareketlerimizi sınırlamakla birlikte en ufak bir kıpırdanışımızı bile çok uzak istikametlere iletiyor.Gündelik alışkanlıklarımız dünyanın öbür ucundaki insanların ve hayvanların hayatını etkiliyor ve kimi kişisel tavırlar beklenmedik şekilde tüm dünyayı ayağı kaldırabiliyor."  21 Yüzyıl için 21 Ders Yuval Noah Harari

Çin'de geliştirilen yazılım ile herbir bireyin "Sosyal Kredibilite Puanı" ile alışveriş alışkanlıklarından, sosyal kurallara uyum becerisine kadar tüm veriler ile analiz edilerek topluma katkı puanı hesaplanıyor. Program, 2020 yılına kadar ülke çapında tam olarak faaliyet gösterecek, ancak ülke genelinde milyonlarca insan için şu an pilot uygulanıyor.

Çin'in sosyal kredi sistemine göre kredisi düşük olan vatandaşların seyahat etmesi, bankadan kredi alması ve otellerde kalması engelleniyor.

Çin’in sosyal kredi sistemi şimdiden 11 milyon uçuşa ve 4 milyon tren yolculuğuna müdahale etti. Sosyal kredisi düşük olan vatandaşların seyahat etmesi engellendiği gibi bazılarının bankadan kredi alması ve otellerde kalması engellendi. Hatta bazı vatandaşların internet hızı düşürüldü. Çin 2020’de daha kapsamlı bir ulusal kredi sistemi getirmeyi planlıyor. sistem Black Mirror dizisinin bir bölümünde uygulanan kredi sistemine benzetiliyor.

Nisan sonunda yayımlanan raporda uçağa ve trene alınmayan vatandaşlarının suçu tam olarak açıklanmadı. Sosyal kredi sistemi aslında bir kara listeler bütünü olarak tanımlanabilir. Ülke genelinde bir düzineden fazla liste bulunuyor. Her listede uçak ve trenlerde kötü davranmak ya da mahkeme kararına uymamak gibi suçlar yer alıyor.

Cezalandırılan vatandaşların suçları açıklanmamış olsa da eski devlet yetkilisi Hou Yunchun sistemin geliştirilmesini ve kredisi düşük kişilerin iflas etmesinin sağlanmasını öneriyor. Hou’nun bahsettiği kara liste genellikle borçluları kapsıyor ve Yüce Halk Mahkemesi tarafından insanların borçlarına sadık olmalarını sağlamak için oluşturuldu. Mahkeme borçluların adını ve kimlik numarasını web sitesi üzerinden paylaşıyor. Bu kişilerin yüksek hızlı trenlere binmesi, beş yıldızlı otellerde kalması, çocuklarını pahalı okullara göndermesi ya da internet üzerinden lüks ürün satın alması yasak.

Bazı bölgelerde kara listedeki kişileri aradığınızda karşınıza aradığınız kişinin çok fazla borcu olduğuna dair bir uyarı çıkıyor. Mayıs ayında borçluların fotoğraflarıyla oluşturulan kısa bir animasyon sinema salonlarında, otobüslerde ve kamusal alanlardaki ekranlarda yayınlanmaya başladı. Animasyon yayınlanmadan önce bir ses “Gelin gelin şunlara bir bakın. Bunlar para ödünç alıp geri ödemeyen insanlar” diyerek çevredekilerin dikkatini çekmeye çalışıyor

2013’te borçluların listesi ilk yayımlandığında listede 31 bin 259 kişi vardı. 2017’nin Aralık ayında listedekilerin sayısı 8,8 milyona ulaşmıştı. Son altı ay içinde yaklaşık 2,5 milyon yolculuk sistem üzerinden engellendi. Bunun sebebi Çin’in mevcut borçluları daha sıkı denetlemesi ya da listeye yeni kişilerin eklenmesi olabilir.

Liste ortaya çıktığı günden bu yana Çin medyasında sık sık bu listenin ülke genelinde 2020’de uygulanması beklenen sosyal kredi sisteminin ilk aşaması olduğu konuşuluyor. Şimdilik farklı pilot kredi sistemleri sekiz farklı şirket tarafından uygulanıyor. Bu şirketlerden biri de Alibaba tarafından yönetilen Sesame Credit. Bu şirket kişilerin kredi notunu mahkemelerin verdiği cezalara göre düşürüyor. Sesame Credit vatandaşlara kredi notu olarak bir rakam veren birkaç sistemden biri. Çin’in ulusal sisteminin her vatandaşa bir rakam verip vermeyeceği ise bilinmiyor.

Referans:

https://www.businessinsider.com/china-social-credit-system-punishments-and-rewards-explained-2018-4

https://www.youtube.com/watch?v=Onm6Sb3Pb2Y … https://www.youtube.com/watch?v=uReVvICTrCM …

 https://bit.ly/2ZsNKeT Çin Sosyal Kredi Sistemi, Başka Ülkeleri de Özendiriyor

 

BU MAKALEYİ İLK OYLAYAN SİZ OLUN! Makaleyi oylamak için oturum açınız.

Prof. Dr. Orhan Elmacı

Tweet

11 Aralık 2018 - 2101 defa görüntülendi

Geri
DPU

T.C. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi

DPUPortal Platformu

DPUPortal Nedir?

DPUPortal, Üniversitemiz ailesine mensup akademik ve idari tüm personelimizin kişisel bilgilerinin yer aldığı bir sistemidir.

Ayrıca değerli akademisyenlerimizin alanları ile ilgili güncel akademik yazılarına ulaşabileceğiniz önemli bir akademik kaynaktır.

Hızlı Erişimler

  • Kütahya Dumlupınar Üniversitesi
  • Merkez Kütüphane
  • Öğrenci Bilgi Sistemi
  • Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı
  • Bilgi İşlem Daire Başkanlığı

Uygulamalar

DPUMobil uygulamasını telefonunuza kurarak üniversitemiz hakkındaki herşeye cep telefonunuzdan ulaşabilirsiniz.

AppStore Android
© 2024 T.C. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi - Dijital Dönüşüm ve Yazılım Ofisi Koordinatörlüğü , Tüm hakları saklıdır.
  • Kullanım Koşulları