Tüm Bilgi Paylaşımlarım

Kütahya İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğümüzü Ziyaret Ettik

Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak ile birlikte AFAD İl Müdürlüğümüzü ziyaret ettik. Ziyarette, Kütahya İl Risk Azaltma Planı (İRAP) çalışmaları kapsamında geçmiş dönemde yapılanlar ve 2027-2031 döneminde  yapılması planlanan çalışmalar ele alınarak karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. Son derece misafirperver karşılama ve görüşmeler sonrasında, AFAD İl Müdürümüz Sayın İsmail Özkan, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, katkıları ve iş birliği için Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak ile bizlere teşekkür etti. Sayın Özkan, başarılı işbirliği içerisinde sürdürülen çalışmaların daha kapsamlı biçimde artarak süreceğini belirtti.    https://kutahya.afad.gov.tr/dpu-heyetinden-afad-il-mudurlugumuze-ziyaret https://www.kutahyaninsesi.com/amp/haber/28579221/dpuden-gelecegin-afet-planlamasi-icin-kritik-ziyaret https://dumlupinargazetesi.com/kutahyanin-deprem-riski-masaya-yatiriliyor https://www.iha.com.tr/kutahya-haberleri/dpu-rektoru-kiziltopraktan-afad-il-mudurlugune-ziyaret-475014032 https://www.sondakika.com/yerel/haber-dpu-rektoru-afad-i-ziyaret-etti-20173800/ https://yerel-haberler.haberturk.com/kutahya-haberleri/dpu-rektoru-kiziltopraktan-afad-il-mudurlugune-ziyaret-119237032 https://www.haberler.com/yerel/dpu-rektoru-kiziltoprak-tan-afad-il-mudurlugune-20173734-haberi/    

17 Ağustos 1999 Depreminin Yıldönümü

Bugün, Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun 17 Ağustos 1999 tarihinde ürettiği büyük depremin ve binlerce vatandaşımızı yitirdiğimiz felaketin yıl dönümüdür. Bu derin sismik travma, yer bilimleri camiamız ve ülkemiz için unutulmaz bir hüzün ve sorumluluk miladıdır. Aradan geçen zamana rağmen, yer kabuğunun tektonik hareketliliği ve sismik enerji birikim-boşalım mekanizmaları aynı şiddetle sürmektedir. Özellikle Doğu Anadolu Fay Zonu'nda 2023'te gerçekleşen Kahramanmaraş merkezli yıkıcı depremler, levha içi gerilme transferlerinin ve aktif fay segmentlerinin potansiyelini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Yalnızca ülkemizde değil küresel ölçekte (Haziran ayında Filipinler’de meydana gelen Mw 7.8 büyüklüğündeki sarsıntı, Venezuela'da peş peşe kaydedilen Mw 7.2 ve 7.5 büyüklüklerindeki sığ odaklı depremler ile Ağustos ayı içerisinde Kolombiya'da yaşanan Mw 7.4 büyüklüğündeki deprem dahil olmak üzere küresel çapta sayıları 11’i bulan M≥7.0 düzeyindeki büyük sismik aktivite) Yerküre'nin ne denli dinamik bir evrede olduğunu göstermektedir. Yeryüzündeki bu sismik hareketlilik, evrenin ve yerkabuğunun işleyişinin olağan bir parçasıdır. Bu sismik gerçeklik karşısında bizlere düşen sorumluluk; aklın, bilimin ve mühendisliğin sunduğu tüm imkânları en üst düzeyde kullanarak doğanın bu dinamik yapısıyla uyumlu yerleşim stratejileri geliştirmektir. Yer bilimleri ve fen, bu muazzam mekanizmayı anlamamız ve proaktif tedbirler üreterek insan hayatını korumamız için elimizdeki en kıymetli kılavuzdur. Bu vesileyle, başta 17 Ağustos 1999 Marmara ve 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinde olmak üzere, ülkemizde ve dünyanın dört bir yanında meydana gelen sismik afetlerde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı ve insanları rahmet ve hüzünle anıyor, geride kalanlara sabır ve başsağlığı diliyorum. Akıl ve bilimin ışığında, afet risklerinin proaktif olarak yönetildiği güvenli yarınlar inşa etmek adına bilinçli ve dirençli toplum olma yolunda hızla ilerlemeliyiz. Aksi halde benzer felaketlerin kapısı tekrar tekrar aralanacaktır. Afet bilinçli bireylerle afet dirençli kentlere...

Simav, Akdeniz (Girit) ve Japonya Depremleri ile Hürmüz Boğazı

Her gün, hatta günün farklı saatlerinde birkaç farklı mekanda deprem haberleri duyuyoruz. Birkaç gün önce Simav ile ilgili konuştuk AA muhabiri Muharrem CİN bey ile. Kütahya'dan da hissedilen 4,8 büyüklüğündeki Simav kuzeyindeki deprem elbette tedirginliğe neden olmuş, gayet normal, kim hissetse tedirgin olur. Ama depremlerin meydana gelişi de bir o kadar normal. Çünkü Dünyamız dinamik, yani canlı. İç kuvvetleri çeşitli hareketlenmelere, onlar da çeşitli yerlerde çeşitli büyüklükte depremlere neden oluyor. Bir kısmını hissetmiyoruz dahi, ama baksanız her gün onlarca deprem yaşanıyor yakınlarımızda ya da uzak coğrafyalarda... Bunlardan bazıları Ege-Akdeniz kesişiminde meydana geliyor mesela bir süredir. Çünkü Afrika levhası adını verdiğimiz ve yaklaşık kuzeye doğru hareket eden blok, Anadolu levhası adını verdiğimiz ve bizim de üzerinde yaşadığımız bloğun altına dalıyor. Hem de milyonlarca yıldır. Bir süre sonra Akdeniz kapanacak bu nedenle... Bu hareket zaman zaman depremlerle kendini hissettiriyor. Bazen küçük bazen büyük. Kıbrıs'a doğru devam eden oradan da Bitlis-Zagros bindirme kuşağı ile Anadolu topraklarını terkeden bir sistem sözünü ettiğimiz. Ölüdeniz Fay Zonu'nun da devreye girdiği bir büyük ve karmaşık sistem hem de. Şekilde, tüm bu faylar nedeniyle yaşanan hareketliliği oklarla takip edebilirsiniz. Oklar üzerlerinde bulunduğu alanların hangi yönde ve hangi hızda (uzun ok daha hızlı) hareket ettiğini gösteriyor. Bitlis-Zagros demişken Zagros kelimesini son zamanlarda sıkça duyan vardır sanırım okuyucular arasında. İran'daki sıradağların ismidir çünkü. Hürmüz boğazı ve batı/kuzeybatısında aniden yükselen dağlar vs tüm bu sistemin bir parçasıdır... Bu hat boyunca da sık sık depremler olur, işte bu nedenlerle... Bir de bugün bir haber gördü belki bazıları, Japonya'da bir deprem ve arkasından tsunami uyarısı içerikli... Buna göre; Japonya'nın kuzeydoğu açıklarında 7,4 büyüklüğünde deprem meydana geldiği duyuruldu. Revize edilen değerle 7,7 büyüklüğündeki bu deprem 10 km derinlikte ve kıyı şeridine yaklaşık 100 km uzaklıkta meydana gelmiş. Beraberinde tsunami uyarısı verildi. Japonya Meteoroloji Ajansı (JMA), tsunami dalgalarının kuzey kıyı şeridine kısa süre içinde ulaşabileceğini ifade ederek, dalgaların tekrar tekrar vurabileceğini, özellikle de Iwate, Aomori ve Hokkaido bölgelerinde 3 metreye ulaşabileceğini duyurdu. Peki Japonya'da neden sık ve büyük depremler oluyor? Çünkü Japonya ve çevresi, Pasifik, Filipin, Avrasya ve Kuzey Amerika levhaları olmak üzere dört ayrı levhanın kesişim alanında yer alır. Yani yukarıdaki tarifimizden anlaşılacağı üzere burada da hareketli yerkabuğu parçalarından (levha) var hem de çokça... Burada da bazıları diğerlerinin altına dalıyor. Büyük miktardaki düşey yönlü yerdeğiştirmeler nedeniyle de kabuğun üzerindeki su kütlesi tsunami adını verdiğimiz dev deprem dalgalarını oluşturuyor... Umarız can kaybı yaşanmamıştır ve 11 Mart 2011'de meydana gelen 9.0 büyüklüğündeki Tōhoku depremi ve ardından oluşan tsunaminin Fukushima Daiichi Nükleer Santrali'nde meydana getirdiği gibi felaketler yeniden yaşanmaz.  Aşağıdaki linkler Simav depremlerine ilişkin son röportaja ve ilişkili bazı haberlere aitttir. Herkese depremsiz günler... https://www.aa.com.tr/tr/gundem/simavda-son-bir-yilda-yaklasik-5-bin-500-deprem-meydana-geldi/3907481 https://www.trthaber.com/haber/turkiye/simavda-son-bir-yilda-yaklasik-5-bin-500-deprem-meydana-geldi-941863.html https://www.instagram.com/reel/DXMsMg_jJL3/ https://www.aksam.com.tr/guncel/simavda-deprem-firtinasi-uzman-isimden-kritik-uyari/haber-1659279 https://www.karar.com/sehir-haberleri/uzman-isim-bolgeyi-isaret-ederek-uyardi-son-1-yilda-5-bin-500-deprem-2042759 https://www.evrensel.net/haber/5979891/simavda-bir-yilda-5-bin-500-deprem-kaydedildi-bolge-yakindan-takip-edilmeli https://www.haberturk.com/yerel-haberler/kutahya-haberleri/simavda-son-bir-yilda-yaklasik-5-bin-500-deprem-meydana-geldi-41119310 Şekil: https://www.facebook.com/photo/?fbid=1610487389942269&set=a.100947630896260 den alınmıştır.

1-7 Mart Deprem Haftası

1-7 Mart Deprem Haftası: Dirençli Şehirler, Güvenli Yarınlar Deprem bir doğa olayıdır; onu felakete dönüştüren ise hazırlıksız olmaktır. Deprem dirençli kentler ve bilinçli bir toplum için şu 11 adımı hayatımızın merkezine alalım: 1. Doğru Zemin, Bilimsel Yerleşim Yeni yerleşim alanları belirlenirken mikro-bölgeleme çalışmaları esas alınmalı; zayıf zeminli, diri fay hattı üzerindeki ve sıvılaşma riski taşıyan alanlar belirlenmeli buralarda iskandan kaçınılmalıdır. 2. Mühendislikte Sıfır Taviz Yapılar; modern deprem yönetmeliklerine uygun, tam zamanlı denetim gören ve kaliteli mühendislik hizmeti almış projelerle inşa edilmelidir. "Doğru mühendislik hizmeti almamış" her yapı, potansiyel bir risk alanıdır. 3. Mevcut Yapı Stokunun Dönüşümü Özellikle 2000 yılı öncesi yapılan binalardan başlayarak, tüm yapıların Deprem Performans Analizleri vakit kaybetmeden yaptırılmalıdır. Dayanıksız olduğu tespit edilen yapılar ya kentsel dönüşümle yenilenmeli ya da ivedilikle güçlendirilmelidir. 4. Riskli Alanlardan Uzaklaşma Aşırı eğimli yamaçlar, alüvyon dolgu alanları ve yeraltı su seviyesinin yüksek olduğu bölgelerde yapılaşmadan kaçınılmalıdır. Mevcut yerleşimlerde ise bu risklere karşı ilave zemin iyileştirme sistemleri uygulanmalıdır. 5. Finansal Güvence: DASK ve Özel Sigortalar Olası bir sarsıntı sonrası maddi kayıpları minimize etmek ve hayatın normalleşmesini hızlandırmak için Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) ve konut sigortaları her yıl düzenli olarak yenilenmelidir. 6. İç Mekan Güvenliği (Yapısal Olmayan Riskler) Sarsıntı anındaki yaralanmaların büyük çoğunluğu devrilen eşyalardan kaynaklanır. Gardırop, kitaplık ve beyaz eşyalar L-braketler ile duvara sabitlenmelidir. Ağır eşyalar alt raflara, yataklar pencere kenarlarından uzağa konumlandırılmalıdır. 7. Akıllı Tesisat Sistemleri Deprem sonrası çıkabilecek yangın ve su baskınlarını önlemek için; sarsıntı duyarlı otomatik gaz kesme valfleri, yangın algılama sistemleri ve kaçak akım röleleri mutlaka tesis edilmelidir. 8. Engelsiz Tahliye Koridorları Bina girişleri, merdiven boşlukları ve yangın merdivenleri; bisiklet, bebek arabası veya saksı gibi tahliyeyi engelleyecek eşyalardan temizlenmelidir. Karanlıkta tahliyeyi kolaylaştıracak fotoselli acil durum aydınlatmaları çalışır durumda tutulmalıdır. 9. Doğru Refleks: Çök-Kapan-Tutun Okul, iş yeri ve ev gibi sık bulunduğumuz mekanlarda güvenli noktalar (sağlam bir koltuk veya baza yanı gibi) belirlenmelidir. Deprem anında panikle kaçmak yerine bu noktalarda "Çök-Kapan-Tutun" hareketi uygulanmalı, sarsıntı bitince önceden planlanan rotadan tahliye gerçekleştirilmelidir. 10. İletişim Planı ve Bölge Dışı Bağlantı Deprem sonrası hatlardaki yoğunluğu önlemek için SMS veya internet tabanlı uygulamalar (AFAD Acil Çağrı vb.) tercih edilmelidir. Aile bireyleriyle şehir içi ve şehir dışı buluşma noktaları önceden netleştirilmelidir. 11. Dijital Yedekleme ve Acil Durum Çantası Kimlik, tapu, ruhsat ve sağlık belgelerinin fotokopileri hazırlanmalı; bu belgelerin birer örneği bulut sistemlerde (dijital ortamda) yedeklenmeli veya bölge dışındaki bir yakına gönderilmelidir. İçinde en az 72 saat yetecek malzeme bulunan bir Deprem Çantası her an ulaşılabilir olmalıdır. Unutmayalım: Şehirlerimizi depreme dirençli hale getirmek bir tercih değil, hayati bir zorunluluktur.

6 Şubat Dersleri: Depremi Bekleme, Tedbiri Erteleme

6 Şubat 2023'ün yıldönümünde, ardı ardına gerçekleşen iki büyük depremde kaybettiğimiz 53.537 canımızı rahmetle anıyorum.  Uzuv kaybı yaşayan, kurtulan ve hayata tutunmaya çalışan on binlerce vatandaşımızı, verdikleri zorlu hayat mücadelesi nedeniyle saygıyla selamlıyorum. Onların yaşadığı zorluklar, "tedbir" kelimesinin ne kadar hayati olduğunun en somut kanıtıdır. Depremler bu coğrafyanın jeolojik zorunluluğudur, engel olamayız. Yani ne kadar istemesek te benzeri depremler gelecekte de bu coğrafyada tekraren gerçekleşecek. Bir jeoloji mühendisi olarak hatırlatıyorum: Depremlerden çok, zemin özelliklerine uygun yapılmayan, doğru mühendislik hizmeti almamış binalar, ihmaller ölüme sebebiyet veriyor. Başkalarından beklemeyelim; yaşam alanlarımızın güvenliğini sorgulayalım. İleride "keşke" dememek için, afet bilinçli bir toplum ve afet dirençli kentler için bugün harekete geçelim...