Bir Şehri yaşamaya değer yapan nedir sizce?
Yerel Yöneticilerin Ders Alması Gereken Bir Kentin Planlama Hikâyesi.....
İlksöz: Bir Şehri yaşamaya değer yapan nedir sizce?
Medeniyet tarihine, kadim değerlere ışık tutacak sürdürülebilir kentler yaratmak....
Eğri Büğrüden Sürdürülebilirliğe: Gökküre'nin Kütahya Rölevesi ve Barcelona'nın Kentsel Mirasından Dersler
Özet
Bu makale, bir şehri yaşanabilir kılan unsurları inceleyerek Kütahya, Türkiye için sürdürülebilir bir kentsel planlama modeli önermektedir. 19. yüzyılda Barcelona’nın Ildefons Cerdà tarafından tasarlanan yenilikçi ızgara planı ve Anadolu şehirlerinin organik, göksel ilhamlı yerleşim gelenekleri, Kütahya’nın kentsel geleceği için ilham verici modeller sunmaktadır. Cerdà’nın sosyal eşitlik ve yaşanabilirlik odaklı yaklaşımı ile Anadolu’nun kültürel kimlik ve doğayla uyum vurgusu birleştirilerek, Kütahya için katılımcı, ekolojik ve kültürel açıdan zengin bir kentsel çerçeve geliştirilmiştir. Makale, Kütahya’nın tarihi mirasını modern kentsel gereksinimlerle harmanlayarak sürdürülebilir bir kent yaratma yollarını tartışmaktadır.
Anahtar Kelimeler: sürdürülebilir kentsel planlama, Kütahya, Barcelona, Ildefons Cerdà, Anadolu şehirleşmesi, yaşanabilirlik
Giriş
Bir şehri yaşamaya değer kılan nedir? Bu soru, kentsel planlamanın temelinde yatar ve Kütahya gibi tarihi ve kültürel zenginlikleriyle öne çıkan şehirler için özel bir önem taşır. Sürdürülebilir şehirler, işlevsellik, sosyal eşitlik ve kültürel kimlik arasında denge kurarak sakinlerinin fiziksel, sosyal ve duygusal ihtiyaçlarını karşılar. Kütahya, çini sanatıyla ünlü kadim bir şehir olmasına rağmen, modern kentsel sorunlarla—trafik sıkışıklığı, altyapı yetersizlikleri ve yeşil alan eksikliği—karşı karşıyadır. Bu makale, Barcelona’nın 19. yüzyıldaki kentsel dönüşümünü ve Anadolu şehirlerinin organik yerleşim geleneklerini analiz ederek Kütahya için sürdürülebilir bir kentsel planlama modeli önermektedir. Ildefons Cerdà’nın sosyal eşitlik odaklı ızgara planı ve Anadolu’nun göksel ilhamlı şehirleşme anlayışı, Kütahya’nın geleceğini şekillendirmek için tamamlayıcı yaklaşımlar sunar.
1-Barcelona’nın Kentsel Dönüşümü: Modern Planlamanın Öncüsü
1850’li yıllarda Barcelona, sanayi devriminin getirdiği hızlı kentleşme nedeniyle ciddi bir krizle karşı karşıyaydı. Ortaçağ surlarıyla çevrili şehir, 187.000 kişilik nüfusu barındırıyordu; ancak dar sokaklar (bazıları 1 metre genişliğindeydi), yetersiz altyapı ve aşırı kalabalık, kolera gibi salgın hastalıkların yayılmasına yol açtı (Serra, 2011, s. 23). 1834-1865 yılları arasında sadece koleradan 13.000 kişi öldü ve ortalama yaşam süresi 30’lara düştü (Cerdà, 1867/1999, s. 32). Bu kriz, surların yıkılmasını ve şehrin genişletilmesini zorunlu kıldı. Ancak, yeni şehrin nasıl planlanacağı, şehir yönetimi ile merkezi hükümet arasında çekişmeli bir tartışma konusu oldu.
Bu süreçte, daha önce tanınmamış bir Katalan mühendis olan Ildefons Cerdà sahneye çıktı. Cerdà, modern anlamda “kentleşme” kavramını ilk kez kullanan kişi olarak bilinir ve Barcelona’nın Eixample bölgesine yönelik ızgara planıyla kentsel planlama tarihinde çığır açtı (Cerdà, 1867/1999, s. 45). Planı, şehrin alanını dört kat artırarak mevcut sorunlara bütüncül bir çözüm sunuyordu. Cerdà, işçilerin yaşam koşullarını inceleyerek, bir bireyin ihtiyaç duyduğu temiz hava, güneş ışığı ve sosyal hizmetleri hesapladı (Serra, 2011, s. 27). Planında, standart büyüklükte, ortasında bahçe veya meydan bulunan dörtgen bloklar yer alıyordu. Bu bloklar, evlerin maksimum hava ve ışık almasını sağlamak için 45 derecelik köşelerle tasarlandı—açık köşeler aynı zamanda ulaşımı kolaylaştırıyordu (Cerdà, 1867/1999, s. 50).
Cerdà’nın planı, sosyal eşitlik ilkesine dayanıyordu. Zengin ve yoksul mahalleler arasında yeşil alan, sağlık hizmetleri ve eğitim olanaklarına erişim farkını en aza indirmeyi hedefledi. Her 20 blokluk bölge, çarşı, okul ve hastane gibi temel hizmetleri içeriyordu (Serra, 2011, s. 29). Ayrıca, Cerdà’nın buharlı motorların gelecekte ulaşımda kullanılacağını öngörerek geniş caddeler tasarlaması, onun vizyonerliğini göstermektedir (Serra, 2011, s. 31). Başlangıçta şehir meclisi, dönemin baş plancısı Antoni Rovira’nın daha geleneksel planını tercih etse de, merkezi hükümetin müdahalesiyle Cerdà’nın planı kabul edildi. Böylece, Katalonya Meydanı’ndan başlayan ve 8 km²’lik bir alanı kapsayan Eixample bölgesi ortaya çıktı (Serra, 2011, s. 33). Bugün Eixample, yaşanabilirlik, erişilebilirlik ve sürdürülebilirlik açısından dünya çapında bir örnek teşkil etmektedir.
2-Anadolu Şehirleşmesi: Gökküre’nin Organik Mirası
Barcelona’nın geometrik planlamasının aksine, Anadolu şehirleri organik ve düzensiz yerleşimleriyle dikkat çeker. Alev Alatlı (2018), Anadolu şehirlerinin, özellikle İstanbul ve Kütahya gibi yerleşimlerin, Batı başkentlerinin “regulyarnaya” (geometrik düzen) anlayışından uzak olduğunu belirtir: “Şehirlerimiz, toprağa rasgele serpilmiş bir avuç darının düştüğü noktalarda yükselmiş gibidir” (s. 12). Bu organik yapı, Anadolu’nun göksel ilhamlı şehirleşme anlayışından kaynaklanır ve Orta Asya Türk-Moğol geleneklerine dayanır.
Alatlı (2018), bu geleneğin kökenlerini Cengiz Han’ın “Ebedi Mavi Gök” (Tengri) inancına bağlar (s. 15). Moğol şehir planlaması, gökyüzünün yıldız düzenini yeryüzüne yansıtmayı amaçlıyordu. Örneğin, Kubilay Han’ın Pekin’i, Sirius, Polaris ve diğer takımyıldızlarına göre hizalanmış yapılarla tasarlandı (Alatlı, 2018, s. 18). Anadolu’da bu anlayış, dağ yamaçlarına kurulan mahalleler, dolambaçlı sokaklar ve doğayla uyumlu mütevazı yapılar olarak kendini gösterdi (Alatlı, 2018, s. 20). Kütahya’nın tarihi çarşıları, camileri ve çini atölyeleri, bu organik geleneğin izlerini taşır. Şehir, doğayla iç içe, topluluk odaklı bir yaşam tarzını yansıtır.
Ancak, organik yerleşimlerin modern kentsel ihtiyaçlara yanıt vermede sınırlamaları vardır. Kütahya’nın dar sokakları, trafik yönetimi ve altyapı modernizasyonu için zorluklar yaratır. Yine de, bu gelenek, Kütahya’nın kültürel kimliğini koruma ve topluluk bağlarını güçlendirme açısından değerlidir. Sürdürülebilir bir kentsel plan, bu mirası modern işlevsellikle harmanlamalıdır.
3-Kütahya İçin Bir Vizyon: Sürdürülebilir ve Kapsayıcı Şehirleşme
Barcelona’nın eşitlikçi planlaması ve Anadolu’nun kültürel mirasından ilham alarak, Kütahya için sürdürülebilir bir kentsel çerçeve öneriyoruz. Bu vizyon, Cerdà’nın erişilebilirlik ve yaşanabilirlik ilkelerini Anadolu’nun topluluk ve doğa odaklı değerleriyle birleştirir. Aşağıda, Kütahya’nın kentsel dönüşümü için temel ilkeler sunulmaktadır:
3.1.Katılımcı Yönetim
Kütahya’nın kentsel planlaması, sakinler, sivil toplum kuruluşları (STK’lar) ve uzmanların katılımıyla şeffaf bir şekilde yürütülmelidir. Proje yarışmaları ve katılımcı bütçe uygulamaları, halkın karar alma süreçlerine dahil olmasını sağlayabilir (Smith, 2020, s. 65). Belediye meclislerinde meslek odaları ve STK’ların temsiliyeti, kapsayıcı yönetişimi güçlendirecektir.
3.2.Sosyal Eşitlik ve Erişim
Cerdà’nın Eixample modelinden esinlenerek, Kütahya’da tüm sosyoekonomik gruplar için yeşil alanlar, sağlık hizmetleri ve eğitim olanaklarına eşit erişim sağlanmalıdır. Yeni mahalleler, iç avlulu, hava ve ışık alan karma kullanımlı bloklarla tasarlanabilir (Serra, 2011, s. 27). Okul, hastane ve çarşı gibi hizmetler, her mahalleye yürüme mesafesinde olmalıdır.
3.3.Ekolojik Sürdürülebilirlik
Kütahya’nın ormanları, su havzaları ve gölleri, sıkı imar düzenlemeleriyle korunmalıdır (Jones, 2019, s. 42). Büyük kent parklarının yanı sıra mahallelerde semt parkları oluşturulmalı, Anadolu’nun doğayla uyum geleneği sürdürülmelidir. Yenilenebilir enerji ve atık yönetimi projeleri, şehrin ekolojik ayak izini azaltabilir.
3.4.Etkili Kentsel Ulaşım
Merkezi bir ulaşım planı, toplu taşıma sistemlerine—metro, tramvay ve otobüs—ağırlık vermelidir (Smith, 2020, s. 70). Cerdà’nın açık köşeli caddelerinden ilham alınarak, geniş ve erişilebilir yollar tasarlanabilir. Bisiklet yolları ve yaya dostu alanlar, sürdürülebilir ulaşımı teşvik edecektir.
3.5.Kültürel Koruma ve Yenilik
Kütahya’nın çini sanatı ve tarihi mahalleleri, kentsel planlara entegre edilmelidir. Restorasyon projeleriyle çarşılar kültürel merkezlere dönüştürülebilir. Teknoloji ve sanat bölgeleri, genç yetenekleri çekerek ekonomik canlılık sağlayabilir (Jones, 2019, s. 45).
3.6.Sosyal Dayanışma
Güvenli kreşler, yaşlı bakım evleri ve toplum merkezleri, hassas grupları desteklemelidir. Sosyal hizmetler, yoksullara onurlu bir yaşam sunacak şekilde koordine edilmelidir (Smith, 2020, s. 68). Gönüllü dayanışma ağları, topluluk bağlarını güçlendirebilir.
3.7.Şeffaf Kentsel Yönetim
Kütahya’nın bütçesi ve imar planları halka açık olmalı, düzenli denetimlerle hesap verebilirlik sağlanmalıdır (Jones, 2019, s. 50). Mahalle düzeyinde imar danışma merkezleri, vatandaşlara hakları konusunda bilgi verebilir.
4.Tartışma
Kütahya için önerilen bu çerçeve, Barcelona’nın yapılandırılmış planlamasını ve Anadolu’nun organik mirasını birleştirerek dengeli bir yaklaşım sunar. Cerdà’nın eşitlik ve işlevsellik vurgusu, Kütahya’nın modern kentsel sorunlarını—trafik, altyapı ve hizmet erişimi—çözebilir. Anadolu geleneği ise şehrin kültürel kimliğini ve topluluk odaklı yapısını korur. Ancak, bu vizyonun uygulanması, bürokratik engeller, finansman zorlukları ve kamuoyu desteği gibi faktörlere bağlıdır. Kütahya’nın genç nüfusu ve çini sanatı gibi kültürel varlıkları, ekonomik ve sosyal yenilenme için güçlü bir temel sunar. STK’lar ve yerel yönetimler arasındaki iş birliği, bu dönüşümün başarısını artırabilir.
Sonuç
Kütahya, sürdürülebilir, kapsayıcı ve kültürel açıdan zengin bir şehir olma potansiyeline sahiptir. Barcelona’nın dönüşüm hikâyesi ve Anadolu’nun organik şehirleşme geleneği, Kütahya’nın geleceğini şekillendirmek için güçlü dersler sunar. Alatlı’nın (2018) dediği gibi, “Kütahya’yı sevmek, eksiklerini düzeltmek ve doğrularını kucaklamaktır” (s. 25). Katılımcı yönetim, sosyal eşitlik ve ekolojik sürdürülebilirlik ilkeleriyle, Kütahya, tüm sakinleri için yaşanabilir bir kent haline gelebilir. Bu vizyon, niyet ve iş birliğiyle gerçeğe dönüşebilir.
Kaynakça
Alatlı, A. (2018). Eğri büğrü sokaklarımız ve gökküre’nin rölevesi. [Yayıncı belirtilmemiştir].
Cerdà, I. (1999). Kentselleşmenin genel teorisinin beş temeli (B. S. Fraser, Çev.). [Orijinal yayın 1867]. Madrid: Electa.
Jones, P. (2019). Sürdürülebilir şehirler: Yaşanabilir bir gelecek için planlama. Urban Studies Press.
Serra, J. (2011). Barcelona’nın Eixample bölgesi: Ildefons Cerdà’nın kentsel mirası. Catalonia Press.
Smith, R. (2020). Katılımcı kentsel yönetişim: Teori ve uygulama. City Planning Review, 45(3), 60–75.
Son Söz: Yaşadığımız kentlerin özellikle de renklerin sanata dönüştüğü kadim şehir Kütahya'nın; artık bu şehirde yaşayanların hak ettiği yaşamı sürdürülebilir kent olması ... Sürdürülebilir Kent anlayışı ile tüm paydaşlar için geleceğe değer yaratan bir kent olması dileği ile...Kütahya'yı beraber sevmek, eğrisini düzeltmek, doğrusunu kucaklamak, zor değil. Niyet varsa yol var.
Sağlıcakla kalın...
Yüreği
"Berkehan ve Bilgehan Deniz" kadar temiz tüm insanların,
günleri hep aydınlık olsun!
Yüreklerindeki sevgi daim olsun!
--------------------------------------------------
Açıklayıcı Dipnot: Bu 'uzantı'da yapılacak evler için zenginlerin gittiği isim ise: ünlü mimar Antoni Gaudí. O yüzden Gaudí'nin eserlerinin çoğu Sagrada Família da dahil bu bölgede bulunur.
Konuyla ilgili biri İngilizce biri Türkçe iki kaynak: https://www.theguardian.com/cities/2016/apr/01/story-cities-13-eixample-barcelona-(ildefons-cerda-planner-urbanisation … http://www.mimdap.org/?p=34029(*)
(**)
Barselona'nın "uzantısı" olarak bilinen bölgede inşa edilecek evler için zenginlerin tercih ettiği ünlü mimar Antoni Gaudí öne çıkmaktadır. Bu nedenle Gaudí'nin Sagrada Família da dahil olmak üzere pek çok eseri bu bölgede yer almaktadır (Mimdap.org, t.y.; The Guardian, 2016). Rölöve kavramı ise mevcut durumun ölçülerek tescilli taşınır veya taşınmaz kültür varlıklarının mevcut halinin projelendirilmesi anlamına gelmektedir. Ancak rölöve bundan çok daha kapsamlıdır. Bir yapının, kent dokusunun veya arkeolojik kalıntının detaylı bir şekilde incelenmesi, belgelenmesi, mimarlık tarihi açısından değerlendirilmesi ve restorasyon projelerinin hazırlanabilmesi için yapının iç ve dış mimarisine, özgün dekorasyonuna, taşıyıcı sistemine ve yapı malzemelerine ait mevcut durumunun ölçekli çizimlerle ifade edilmesidir. Rölöveler, yapıyı ve konstrüksiyonunu tam olarak gösterecek plan, kesit ve görünüşleri içermelidir. Yapıya ait iç ve dış fotoğraflar çekildikleri yer ve yönler belirtilerek plan üzerine işaretlenir. Rölövelerde kullanılan malzeme türleri ve mimari bileşenlerin korunma durumları detaylı açıklamalarla sunulur. Bezeme unsurlarına ait fotoğraf ve ayrıntılı çizimler de rölöve dosyasında yer alır. Tarihi kaynaklar (kitaplar, arşiv belgeleri, monografiler, gözlemler), yapının önceki rölöveleri, eski fotoğrafları, hava fotoğrafları, haritalar, kent planları, gravürler, vakfiye ve gelir gider kayıtları, onarım keşifleri ve harcamalarına dair defterler, gezgin notları gibi çeşitli veriler tarihi yapının dokusunun daha iyi anlaşılmasına katkı sağlar. Bozulma süreçleri ve malzeme analizleri sonucunda elde edilen bilgiler ise yapılacak restorasyon çalışmalarına yön verecek temel verileri oluşturur. Bu bilgiler ışığında onarım seçenekleri değerlendirilir ve yapının mümkün olduğunca az müdahaleyle ve yıkılmadan korunması ilkesine uygun öneriler geliştirilmeye çalışılır. Rölövenin amacı, çizim tekniğini ve çalışma ölçeğini etkiler. Örneğin, bir sokaktaki binaların genel görünümünü ve kütle özelliklerini göstermek için 1/200 ölçekli bir rölöve yeterli olabilirken, yeniden kullanım projeleri için 1/100 ölçekli bir çalışma uygun olabilir. Restorasyon amaçlı rölöveler ise genellikle 1/50 ölçeklidir ve daha detaylı bilgiyi sunmak için 1/20 ve daha büyük ölçekli plan, kesit ve görünüşlerle desteklenir.
Mimdap.org. (t.y.). Rölove Nedir? Erişim adresi http://www.mimdap.org/?p=34029
The Guardian. (2016, 1 Nisan). Story of cities #13: Eixample, Barcelona – the visionary grid that changed a city. The Guardian. Erişim adresi [https://www.theguardian.com/cities/2016/apr/01/story-cities-13-eixample-barcelona-(ildefons-cerda-planner-urbanisation](https://www.theguardian.com/cities/2016/apr/01/story-cities-13-eixample-barcelona-(ildefons-cerda-planner-urbanisation)