Tüm Bilgi Paylaşımlarım

Üniversite Öğrencilerine Karşılıksız Burs Veren Kurumlar, Burs Olanakları ve Gerekli Şartlar...

Üniversite Öğrencilerine Karşılıksız Burs Veren Kurumlar https://bit.ly/3fMW2In HACI ÖMER SABANCI VAKFI 34 yıldır 34 bini aşkın öğrenciye burs veren vakıf, her yıl bir taban puan belirliyor. Bu yılın puanları henüz belirlenmemiş ama vakfın amacı hem başarılı hem dar gelirli öğrencilerin yüzünü güldürmek… Burs başvuruları 15 Eylül ile 15 Ekim arasındayapılıyor. Kasım ayı sonunda kazananların isimleri açıklanıyor. Vakıf, bursu, yükseköğrenim süresince her yıl 9 aylık bir süre için ve geri ödeme yükümlülüğü ile veriyor. Geri ödeme ise, okulunu bitirip, bir işe giren öğrenciden tam bir yıl sonra 24 aytaksitli olarak alınıyor. Tel: (0322) 363 09 88 TOPLUM GÖNÜLLÜLERİ VAKFI TOG’un koşulları diğer vakıflardan oldukça farklı… En önemli koşul, haftada en az 4 saat herhangi bir toplumsal sorumluluk projesinde gönüllü olarak yer almak… Türkiye’deki 60 üniversitede ağ kuran TOG’un diğer kriteri akademik başarı… Bursundevamlılığı için öğrencinin başarı devamlılığı esas alınıyor. Ortalama 130 milyon lira burs veriliyor. Geri ödemesi yok. Tel:(0216) 321 89 88 İSTANBUL SANAYİ ODASI VAKFI Eylül’de başvurular alınıyor. Karşılıksız olarak veriliyor. Dilekçe ile başvuru yapılıyor, uygun adaya burs veriliyor. Tel: (0212) 293 54 18 İSTANBUL TİCARET ODASI İTO, İstanbul il sınırları içerisindeki devlet üniversitelerinin ekonomi ile ilgili bölümlerinde okuyan öğrencilere burs veriyor. Burs alabilmek için çeşitli yaş sınırları aranıyor. Öğrencinin başka bir yerden burs almaması koşulu da var. Geri ödemesi yok. Ara sınıf ise alt sınıftan dersinin olmaması gerekiyor. Özel üniversite ve ikinci öğretimde okuyan öğrencilerin başvuruları kabul edilmiyor. Her yıl Ekim-Kasım aylarında başvuru yapılabiliyor. Tel: (0212) 455 60 52 İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ 1 yılı 3.5 not ortalaması ile bitiren öğrenci, sonraki yılı başarı bursuyla okuyor. Yarışmalarda Türkiye’yi temsil edip derece alanlara spor bursu veriliyor. 21.YÜZYIL Eğitim ve Kültür Vakfı (YEKÜV) BURS PROGRAMI Kimler Burs Alabilir? Amacı ülke çocuklarının, gençlerinin ve tüm insanlarımızın eğitsel, sosyal ve kültürel gelişimlerine katkıda bulunmak olan YEKÜV, başarılı fakat eğitimlerini sürdürürken zorlanan ve her yıl belirlenen şartları taşıyan öğrencilere burs imkanı sunuyor. Bursun Süresi Bursa hak kazanan öğrenciler, başarılı oldukları ve bunu her eğitim dönemi başında belgeledikleri takdirde mezun olana dek bursları devam ediyor. Başarısız olan, mezun olan, evraklarını zamanında getirmeyen, Vakıf etkinliklerine gerekli katılımı sağlamayan öğrencilerin bursları sona eriyor. Burs Miktarı Burs miktarları, her eğitim döneminde yönetim kurulunca belirleniyor. Burslar karşılıksız olarak programlanıyor. Ancak öğrencilerden eğitsel, sosyal ve kültürel projelere katılmaları, öğrenci ve mezunların,toplumsal dayanışmaya katkı amacıyla gönüllülük bilincine sahip olmaları bekleniyor. 21. YÜZYIL ANADOLU VAKFI MAHMUTBEY 21.Yüzyıl Anadolu Vakfı Mahmutbey Yolu cad.No:53 Şirinevler Tel:2126543769 A. NİHAT GÖKYİĞİT EĞİTİM SAĞ. KÜLTÜR SAN. VAKFI A.Nihat Gökyiğit Eğitim Sağ. Kültürtür.San. Vakfı Tekfen Sitesi 80600 Etiler ABDÜLKADİR ERİS EĞİTİM VAKFI Adres:Abdülkadir Eriş Eğitim Ve Sos.Y Vakfı Cumhuriyet cad. No:27 K:4 Taksim ABDURRAHMAN BİLİMLİ KÜLTÜRTÜR SA. SOS. VAKFI Abdurrahman Bilimli Eğitim Kültürtür.Sağ.Sos.H Vakfı Davutpaşa cad.Yıldız sok. No:3 Topkapı ADEM ÇELİK BEYKENT VAKFI Adem Çelik Beykent Eğitim Vakfı Gürpınar E-5 ayrımı Beylikdüzü Tel: 2128721125 AKKANAT EĞİTİM VE SAĞLIK VAKFI BURSU Akkanat Eğitim ve Sağlık Vakfı Bursu Merkezi İstanbulda bulunan Akkanat Eğitim ve Sağlık vakfı her yıl yüzlerce üniversiteöğrencisine burs veriyor. İşte Akkanat Eğitim ve Sağlık Vakfı Bursu detayları: 1.) Başvurular Eylül ayında yapılmaktadır.2.) Sadece üniversite öğrencileri burstan yararlanmaktadır.3.) Burs verilecekkişilerden başka hiç bir kurumdan burs almama koşulu aranmaktadır.4.) Burs başvurusu şahsen vakıfa yapılmaktadır. Vakıftantemin edilecek form doldurulup değerlendirildikten sonra gerekli evraklar sizden istenecektir.Adres : Evren Oto Sanayi SitesiYanyol 2.Kısım No:6 İstanbul / İSTANBULTelefon : 0 212 622 41 00 ALARKO EĞİTİM VE KÜLTÜR VAKFI Alarko Eğitim ve Kültür Vakfı – Önemli Notlar Burs başvuruları okulların burs ofislerine yapılmalıdır.ALEV doğrudan bursbaşvurusu kabul etmemektedir. Okulların burs ofisleri bildirilen kontenjan kadar öğrenciyi seçer ve ALEV yönetimine iletir. Vakfın Amacı Ulusumuzun çağdaş uygarlık seviyesine ulaşması için toplumumuzun eğitim ve kültür seviyesinin yükselmesine katkıda bulunmaktır. ALEV, bu amaçla eğitim çağındaki başarılı ve kabiliyetli gençlerin yetişmesi için her yıl “Karşılıksız Burslar” vermektedir. BURSLAR, Vakfın kuruluş statüsü ve Mütevelli Hey’et kararı ile 3 kategoride verilmektedir. Bunlar; 1- Üniversite Bursları,2- Endüstri Meslek Lisesi ve Teknik Lise Bursları,3- Alarko Mensubu ÇocuklarıBurslarıdır.Vakfımızın vermiş olduğu burslar hakkında detaylı bilgiler, bursların veriliş şekli ve koşulları aşağıdaki başlıklarda belirtilmiştir.1- Üniversite Bursları A- Dr. Üzeyir GARİH Bursu İ.T.Ü. Makina Mühendisliği Bölümü son sınıf veya lisans üstü öğrenim gören 4 öğrenci,B- Alarko Eğitim – Kültür Vakfı(ALEV) BursuÜniversiteler bazında bölümler; İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ (İ.T.Ü.) Makina Mühendisliği Bölümü,İşletme veya Endüstri Mühendisliği Bölümü,Bilgisayar Mühendisliği Bölümü,İnşaat Mühendisliği Bölümü, ORTA DOĞU TEKNİK ÜNİVERSİTESİ (O.D.T.Ü.) Makina Mühendisliği Bölümü, Endüstri Mühendisliği Bölümü, Bilgisayar Mühendisliği Bölümü, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ (B.Ü.) Makina Mühendisliği Bölümü, Endüstri Mühendisliği Bölümü, Bilgisayar Mühendisliği Bölümü,İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü, İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ (İ.Ü) şletme Fakültesi, ANKARA ÜNİVERSİTESİ (A.Ü) Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Bölümü, GALATASARAY ÜNİVERSİTESİ (G.S.Ü) Bilgisayar Mühendisliği Bölümü, Endüstri Mühendisliği Bölümü öğrencilerini kapsamaktadır. Yukarıdaki öğrencilerden lisansüstüne devam edenlerin bursları devam ettirilir. Koşulları: Burslar karşılıksız olup, herhangi bir hizmet veya yükümlülük gerektirmez.Öğrencinin son sınıfta olması ve alt sınıftan dersi bulunmaması gerekir. Burs alan öğrenci, düzenli bir öğrenci yaşamının gereklerini yerine getirmeyi, okuluna derslerini aksatmadan devam etmeyi kabul eder. Öğrenimin aksatılması halinde burs iptal edilir; ancak, resmi belgelere dayanan hastalık veya mazeretler sebebiyle öğrenimin aksaması halinde, burs verme süresinin uzatılıp uzatılmamasına karar verme yetkisi Alarko Eğitim-Kültür Vakfı’na aittir. Alarko Eğitim-Kültür Vakfı gerekli gördüğü hallerde verdiği bursu hiçbir sebep göstermeksizin iptal etme hakkına sahiptir. Seçim Şekli: Öğrenciler, Üniversitelerin Burs Ofislerinden aldıkları ALEV Burs İstek Formlarını doldururlar. Burs Ofisleri,bildirilen kontenjan kadar öğrenciyi seçer ve ALEV Yönetimine iletir. ALEV tarafından burs başvurusu kabul edilen öğrencilere burslarının kabul edildiğine dair bir mektup gönderilir. Ödemeler, her ayın ilk haftası içinde yalnız öğretim aylarına (sömestre dahil) mahsus olmak üzere öğrencilerin banka hesap numaralarına yapılır. 2- Endüstri Meslek Lisesi ve Teknik Lise Bursları Kapsamı: Teknik Lise ve Endüstri Meslek Liselerinin, Anadolu Teknik Lisesi ve Anadolu Meslek Liselerinin 11. veya 12. sınıfında öğrenim gören toplam 25 öğreciye burs verilir. Burslardan Bilişim Teknolojileri, Elektrik – Elektronik Teknolojisi, Tesisat Teknolojisi ve İklimlendirme, İnşaat Teknolojisi, Makina Teknolojisi veMetal Teknolojisi alanlarında öğrenim gören öğrenciler yararlanabilir. Koşulları: Burslar karşılıksız olup, herhangi bir hizmet veya yükümlülük gerektirmez.Öğrencilerin bir önceki sınıfa ait yıl sonu başarı puanının en az 85 ve üzeri olması gerekmektedir.Burs alan öğrenci, düzenli bir öğrenci yaşamının gereklerini yerine getirmeyi, okuluna derslerini aksatmadan devam etmeyi kabul eder.Öğrenimin aksatılması halinde burs iptal edilir; ancak, resmi belgelere dayanan hastalık veya mazeretler sebebiyle öğrenimin aksaması halinde, burs verme süresinin uzatılıp uzatılmamasına karar verme yetkisi Alarko Eğitim-Kültür Vakfı’na aittir. Alarko Eğitim-Kültür Vakfı gerekli gördüğü hallerde verdiği bursu hiçbir sebep göstermeksizin iptal etme hakkına sahiptir. Seçim Şekli: Öğrenciler okul yönetiminden aldıkları ALEV Burs İstek Formlarını doldurarak Okul Müdürlüklerine verirler, Okul Müdürlüğü formların doğruluğunu onayladıktan sonra Milli Eğitim Bakanlığı ErkekTeknik Öğretim Genel Müdürlüğü’negönderir.Genel Müdürlük bildirilen öğrencilerden burs şartlarını taşıyan 25 öğrencinin seçimini yaparak, bu öğrencilerin ALEV Burs İstek Formu’nu Vakfa gönderir.Yukarıdaki şartları taşıyan ve burs almak üzere başvuran öğrencilerden başarı ve ailelerinin gelir durumları dikkate alınarak seçilenlere ALEV tarafından burs tahsis edilir. Ödeme Şekli: Ödemeler, her ayın ilk haftası içinde yalnız öğretim aylarına (sömestre dahil) mahsus olmak üzere öğrencilerin banka hesap numaralarına yapılır. 3- Alarko MensubuÇocukları Bursları Topluluğumuz mensuplarının çocuklarına yönelik burslar; Lise ve Üniversiteye giden çocukları kapsamaktadır. Koşulları: Burslar karşılıksız olup, herhangi bir hizmet veya yükümlülük gerektirmez.Burs alan öğrenci, düzenli bir öğrenci yaşamının gereklerini yerine getirmeyi, okuluna derslerini aksatmadan devam etmeyi kabul eder.Öğrenimin aksatılması halinde burs iptal edilir; ancak, resmi belgelere dayanan hastalık veya mazeretler sebebiyle öğrenimin aksaması halinde, burs verme süresinin uzatılıp uzatılmamasına karar verme yetkisi Alarko Eğitim-Kültür Vakfı’na aittir.Alarko Eğitim-Kültür Vakfı gerekli gördüğü hallerde verdiği bursu hiçbir sebep göstermeksizin iptal etme hakkına sahiptir. Öğrencinin anne veya babasının Alarko Şirketler Topluluğunda en az 5 yıl çalışıyor olması gerekmektedir. Öğrencinin ailesinin 2017 yılı net gelirinin 20.000.-TL’nin (ücret, ikramiye, sosyal yardım, prim ve ailenin diğer gelirleri dahil) altında olması gerekmektedir. (Bu gelir sınırı, her yıl yeniden belirlenir.)Öğrencilerin bir önceki öğretim yılındaki notlarını belgeleyerek başarılarını kanıtlamaları amacıyla “karne” ve “başarı belgesi” fotokopilerini Burs İstek Formu ile birlikte Vakfa ibraz etmeleri gerekir.Burs’a kesin hak kazanmak için, anne/babanın görev yaptığı Şirket/Müessesenin en üst amirinin onayı alınır.Öğrencinin yıl kaybetmemiş olması gerekmektedir. Her aileden 1 öğrenciye burs verilir. Öğrenci burs almaya; başarısının ve burs’a ilişkin şartlarının ortadan kalkmaması kaydı ile; Liseye başladıysa lise bitinceye kadar, Üniversiteye başladıysa üniversite bitinceye kadar devam eder. Öğrencinin anne veya babasının emeklilik ve ölüm nedeni dışındaki bir nedenle Alarko Topluluğu’ndan ayrılması halinde burs iptal edilir Seçim Şekli: Burs başvurusu, öğrencilerin daha önce doldurduğu ve Mensubun bağlı bulunduğu Şirketin Yöneticisinin de doğruluğunu onayladığı ALEV Burs İstek Formunun ALEV Yönetimine teslim edilmesi ile yapılır.Mensup Çocukları için ayrılan kontenjan ALEV’in aynı yıl verdiği Üniversite, E.M.L. ve Teknik Lise burs bütçesinin % 10′unu geçemez.Burs talebinin kontenjanı aşması durumunda müracaatlar arasından başarı sıralamasına göre seçim yapılır (Eşitlik halinde; öğrencinin yaşı, anne veya babasının kıdemi ve ailenin gelir düzeyi dikkate alınır.) Bursiyer seçimde Şirketlere göre dağılım ayrıca dikkate alınır. Ödeme Şekli: Ödemeler, her ayın ilk haftası içinde yalnız öğretim aylarına (sömestre dahil) mahsus olmak üzere öğrencinin banka hesap numaralarına yapılır. DARENDİLİLER EĞİTİM VAKFI Burs Başvurusu İstenilen Evraklar .Burs Başvuru Formu 2.Okulu yeni kazananlar için Üniversite Yerleştirme Sınav Sonuç Belgesinin Fotokopisi 3.Ara sınıflar için transcript (not çizelgesi) ve Öğrenci Belgesi, 4.Bağlı olduğu nufus dairesince düzenlenecek olan “Aile Nüfus Bildirgesi Formu” 5.Gelir beyanı ile ilgili olarak; Anne ve/veya baba çalışıyorsa işyerinden onaylı maaş ya da ücret bodrosu Anne ve/veya baba tacir, çiftçi, sanayici, serbest meslek sahibi veya esnaf ise Vergi Levhasının fotokopisi Muafiyete tabi meslek grupları, bu durumlarını ilgili belediyeler, meslek odaları veya vergiden muaf olduğuna dair vergi numarası ile belirtilen kartın ilgili kuruluşlarca tasdikli fotokopisi, Emekliler için aylıklarını aldıkları Sosyal Güvenlik kurumundan onaylı maaşlarını gösterir belge, Baba çalışmıyor ve/veya anne ev hanımı ise Emekli Sandığı Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) ve Bağ-Kur’a bağlı olmadıklarını gösterir kurumca onaylı belgeler.6.Öğrencinin oturduğu ev kira ise kira kontratı, lojman ise lojman belgesi 7.Okuyan kardeş varsa okudukları okullardan alacakları öğrenci belgeleri 8.Bursa başvuran öğrencinin ailesinin ikametgah ettiği yeri gösteren anne veya baba adına düzenlenmiş ikametgah belgesi 9.Forma yapıştırılmak üzere 1 adet vesikalık fotoğraf 10.Nüfus cüzdan fotokopisi DR. ALİ MÜMTAZ GÜRSOY VAKFI Dr. Ali Mümtaz Gürsoy Okut Vakfı Dr. Ali Mümtaz Gürsoy Okut Vakfı İl: Istanbul Telefon: (216) 348 75 40 Adres: Kırtasiyeci Sok. Ekşioğlu İşhanı No:11 K:2 D:48 Kadıköy / Istanbul ENSAR VAKFI Ensar Vakfı, kuruluşundan bugüne kadar çeşitli üniversitelerde okuyan öğrencilere her ay karşılıksız burs verme faaliyetini sürdüregelmiştir. Burs alacak öğrencilerin seçiminde; Başarılı olmak ve maddi imkansızlık içinde olmak gibi şartlar ön planda tutulmaktadır. Ayrıca Yüksek Lisans ve Doktora yapan öğrencilere de karşılıksız burs verilmektedir. FEVZİ AKKAYA VAKFI Feyzi Akkaya Temel Eğitim Vakfı, 1980 senesinden bu yana, teknik liseler ve endüstri meslek liselerinde okuyan, maddi durumu müsait olmayan öğrencilere burs vermektedir.Vakfın burslarından bugüne kadar 50 bini aşkın öğrenci faydalanmıştır. Vakıf bursları karşılıksızdır ve bursiyerlere mecburi hizmet koşulu öne sürülmemektedir.  Ancak, vakfın bursundan yararlanıp iş hayatına atılanlar, kendileri gibi, en az bir Türk gencine destek vermeyi vicdani bir yükümlülük olarak kabul ederler. Vakıf, kurucusu Feyzi Akkaya’nın da özel isteği doğrultusunda, daha çok ülkenin geri kalmış bölgelerinde okuyan öğrencilere burs tahsis etmektedir. Bursiyerler arasında kız-erkek ayrımı yapılmamakta, hatta kız öğrencilerin okuyup iş hayatında yer alabilmeleri için, pozitif ayrımcılık yapılmaktadır. Kimler Yararlanabilir? Fevzi Akkaya Temel Eğitim VakfıFeyzi Akkaya Temel Eğitim Vakfı’nın eğitim burslarından yararlanmak için öğrencilerin aşağıdaki kriterlere sahip olmaları gerekir: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaları Karakteri ve milli duyguları sağlam olmaları Maddi desteği muhtaç olmaları (Kendisinin veya ailesinin maddi varlığı, öğrenimini imkansızlaştıracak derecede olan) Çalışkan ve başarılı olmaları. Faaliyetlerini öğrenim dışına kaydırmamış ve siyasete karışmamış olmaları Uzun süre okuldan uzaklaştırma cezası almamış olmaları. Sınıf Öğretmenler Kurulu’nca seçilmiş olmaları gerekir.Okul idarecilerinin teklifi ve Yönetim Kurulu’nun kararı ile istisnai hallerde de burs verilebilir. Burs Kesilme Halleri Feyzi Akkaya Temel Eğitim Vakfı’nın eğitim burslarının kesilmesi için, aşağıdaki koşulların oluşması gerekir:Öğrencinin ikmale kalması ve başarı düzeyini düşürmesi,Maddi durumun düzelmesi Başka bir kurumdan burs veya kredi alınması Öğrencinin ders ve ödevlerini yapmaması, özürsüz devamsızlığı sürdürmesi, Öğrencilikle bağdaşmayan okul içi ve dışı faaliyetlerde bulunması Öğrencilik vakarına yakışmayacak halin, öğretim kurumları veya Vakıflar İdaresi’nce tespit edilmesi. Siyasete karışması.Her türlü boykot ve öğretimi engelleyecek faaliyette bulunması. Öğrencilere yasak olan dernek, kulüp ve benzeri yerlere kayıtlı olması veya bu yerlere devam etmesi.Hürriyeti bağlayıcı bir ceza veya ağır para cezasına mahkum olmasıOkul disiplin kurulunca uzun süreli okuldan uzaklaştırma cezası almasıSağlık nedeni ile Yönetim Kurulu’nun kabul edemeyeceği kadar uzun süreli öğrenime ara vermesi,Her ne sebeple olursa olsun, yanlış beyanda bulunması, Burslar, vakfın Yönetim Kurulu’nun kararı ile kesilir. Not: Yönetim Kurulu emrindeki Yardım Ödeneği ile burslu öğrencilerden başarılı olanların ciddi netice verecek hastalıklarının tedavi giderleri – başka bir kurum tarafından karşılanmadığı takdirde – karşılanabilir. FEYZİYE MEKTEPLERİ VAKFI Feyziye Mektepleri Vakfı üstün başarılı öğrencileri ödüllendirerek ve maddi durumu yetersiz, yetenekli öğrencilerine ücretsiz okuma hakkı vererek olanaklar ölçüsünde fırsat eşitliği sağlamayı amaçlamaktadır. Bu çerçevede ücretsiz okuma hakkı, “Feyziye Mektepleri Vakfı Ücretsiz Okutulacak Ve Burs Verilecek Öğrenciler Prosedürü” gereğince Yönetim Kurulu’nun kararı ile değişik oranlarda verilir ve yürütülür.Ücretsiz okuma hakkından yararlanmak isteyen velilere, başvuru koşulları ve ücretsiz okuma hakkı ile ilgili ayrıntılar Okul Müdürlüğü’nce bildirilir. – Öğrencilerimize değişik oranlarda Ücretsiz Okuma Hakkı kazandıran üç ayrı uygulama vardır: Özel Öğretim Kurumlarında Ücretsiz Okuyacak Öğrenciler Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre Vakıfça verilen Ücretsiz Okuma Hakkı,Vakıf Yönetim Kurulu’nca belirlenen esaslara göre maddi durumu yetersiz öğrenciler ile liseye üstün başarı ile giren öğrencilere değişik oranlarda verilen Ücretsiz Okuma Hakkı,Ulusal ve Uluslararası Bilim, Kültür, Sanat ve Spor Alanında Üstün Başarı Gösteren Öğrencilere ilgili Prosedür ve Yönergelerde belirlenen esaslara göre değişik oranlarda verilecek Ücretsiz Okuma Hakkı. İZZET BAYSAL VAKFI 1. Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nin dört yıllık bölümlerine en yüksek puanla birinci sırada kayıt yaptıran birinci öğretim lisans öğrencilerine vakfımız tarafından burs verilmektedir. 2. Bölüm birincilerinden sonra gelen en yüksek puanlı Bolu’lu bir öğrenciye daha vakfımız burs vermektedir. Bu öğrencilerin, Bolu Merkez İlçe veya diğer İlçe ve köylerinde doğup, buraların nüfusuna kayıtlı olması gerekmektedir. KİBAR EĞİTİM ve SOSYAL YARDIM VAKFI İlk, orta, yüksek ve lisans üstü eğitim düzeylerinde okuyan, araştırma ve inceleme yapan yetenekli, maddi olanaktan yoksun çocuklara ve gençlere, burs veriyor. Vakıf toplamda 60 öğrenciye burs veriyor. Üniversite öğrencilerine 12 aylık 285 TL burs verirken, İlköğretim öğrencilerine 275 TL burs veriyor.Burs başvuruları Eylül ayında yaplıyor. Vakfın verdiği burslarla ilgili detaylı bilgiye www.kibarholding.com.tr adresinden ulaşabilirsiniz. RUMELİ EĞİTİM VAKFI Vermiş olduğu burs kategorileri Üstün Başarı Bursları – Yüksek Öğrenim Bursları- Yüksek Lisans Bursları Doktora Bursları – Başta Rumeli kökenli ve şehit ailelerinin orta dereceli okullardan mezun olup maddi yetersizliklerden dolayı üniversite veya yüksek okulllarda okuma olanağından mahrum kalan öğrencilerin her türlü eğitim, öğretim ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanması için burs vermekteyiz.Okudukları okullarda parmakla gösterilecek şekilde başarılı olan Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı başarılı öğrencilerimizi ödüllendirmek, maddi ve manevi yönden de destek olmak amacı ile üstün başarı bursları vemekteyiz.Burs Şartları Rumeli Eğitim Vakfı burslarından sadece Rumeli kökenli ve şehit ailelerin çocukları faydalanabilir. Burs imkanlarından yararlanabilmeniz için herhangi bir resmi veya özel kuruluştan burs veya kredi almamanız gerekmektedir. Başka bir kurumdan burs aldığı tespit edilen öğrencinin Eğitim Bursu iptal edilir. ŞAHİNLER VAKFI  Mali durumu çok zayif olan belgeleyen ögrencilere burs veren vakif, hazirlik veya 1. sinif ögrencileriyle üniversite okuyan kardesleri olanlara tip, hukuk ve mühendislik fakülteleri ögrencilere öncelik veriliyor. Burs, bir ögretim yil botunca ve 9 aylik süre ile veriliyor. TADEV TADEV üniversite öğrencilerine 1995 yılından itibaren karşılıksız burs vermek üzere çalışmalar yapmaktadır. YUMLU EĞİTİM KÜLTÜR ve BİLİM ARAŞTIRMA VAKFI Yumlu Vakfı, maddi imkanları nedeniyle yüksek öğrenimlerine devam etmekte zorluk çeken başarılı öğrenciler için burslar sağlamakta ve sağlanan imkanı desteklemek amacıyla sosyal gelişim konuları da dahil olmak üzere bursiyerlerine özel imkanlar yaratmaya gayret göstermektedir. Kısaca özetlenecek olursa; öğrenci merkezleri ve benzeri kuruluşların açılmasını sağlayacak tedbirleri belirlemek, eğitim ve öğretim alanında yapılacak araştırmaların hazırlıklarını yapmak, lisan kursları açmak, teknik geziler düzenlemek, bursiyerlere staj imkanı sağlayacak kurumları tespit etmek, bursiyerler arası birliğin sağlanabilmesi amacıyla yarışma, toplantı ve sportif faaliyet düzenlemek gibi birçok aktivite, bursları destekleyici unsurlar olarak kabul edilebilir. Yümlü Vakfının aşağıda genel hatları açıklanacak olan burs konularını hangi koşullarda alabilecekleri; ‘Çalışma Sistemi’ başlığı altında genel olarak incelenmektedir. Ancak detaylı bilgi için ‘Eğitim Hizmetleri ve Burs Yönetmeliği’ isimli dosyanın incelenmesini önermekteyiz. Lisans Eğitim Bursları: Vakıf tarafından verilen bursların temelini oluşturmaktadır. Genel bir ifadeyle; üniversite ya da yüksek okul okuyan ve bu dönemlerinde maddi desteğe ihtiyaç duyan başarılı öğrencilere sağlanmaktadır ve karşılıksızdır. Yurtiçi lisans eğitim bursları hakkındaki detayları ‘Çalışma Sistemi’ bölümünde ya da ‘Eğitim Hizmetleri ve Burs Yönetmeliği’ isimli dokümanda bulabilirsiniz. Yüksek Lisans ve Doktora Bursları: Vakıf, üniversite ve yüksek okullarda devam zorunluluğu olan ve öğretim programı eğitim kurumları tarafından izlenen öğretim dallarında okuyan öğrenciler için karşılıksız burs sağlar. Yurtiçi yüksek lisans eğitim bursları hakkındaki detayları ‘Çalışma Sistemi’ bölümünde ya da ‘Eğitim Hizmetleri ve Burs Yönetmeliği’ isimli dokümanda bulabilirsiniz. Adaylık Koşulları: a) Öğretim Kurumlarının sınav yönetmeliklerine göre başarılı olmak,b) Malvarlığı ve gelir durumuna göre maddi desteğe ihtiyacı olmak, c) Kazanç getiren herhangi bir işte çalışmamak ve başka yerden ücret, burs ve kredi almamak, d) Karakter açısından sağlam ve güvenilir olmak. Yüksek Öğrenim Bursları için Başvuru Koşulları Yüksek Lisans ve Doktora Bursları için Başvuru Koşulları Yüksek Öğretim Kurumlarının ara sınıf öğrencileri, eğitim kurumlarından alacakları yüksek öğretim durumu belgelerini ve dilekçelerini, birinci sınıf öğrencileri ise mezun oldukları lise veya lise dengi okul müdürlüklerinden alacakları orta öğrenim durumu belgelerini ve dilekçelerini, kurumlarına gönderilen örneklere uygun olarak hazırlanmış şekilde Vakfa verirler.Yurtiçi yüksek lisans ve doktora eğitimi için başvuracak adayların, vakfa vermeleri gereken belgeler şunlardır: a) Dilekçe: Uzmanlık dalı ve araştırma programı hakkında yazılı bilgi verilecektir. b) Yüksek Lisans Bursu Adayları İçin: Lisans (MML) öğrenimini bitirme derecesini veya yüksek lisans öğrenimine kabul ve kayıt olduğunu gösterir Dekanlık yazısı Doktora Adayları İçin: MML ve MMLS öğrenimlerini bitirme derecelerini ve doktora öğrenimine kabul ve kayıt olduğunu gösterir   dekanlık yazısı. c) Tez yürütücüsü profesör tarafından hazırlanmış tavsiye mektubu ve adayın ilmi araştırma programı. d) Nüfus cüzdanı sureti, ikametgah, adli sicil belgesi ve başarı durumunu gösteren belge. e) Taahhütname ve kefaletname. f) Adayın başarı durumu ve karakteri hakkında iki profesöründen alacağı tavsiye yazısı. Yurtdışı Bursları Yurtdışı Bursları, yalnızca yüksek lisans için ve lisans eğitimini Yümlü Vakfı’nın bursu ile tamamlamış olan bireylere sağlanmaktadır. Bu ön koşulları karşılayan bursiyerler, üniversite ya da yüksek okulunu üstün başarı ile tamamlamış ve lisan biliyor olmaları durumunda başvurabilmekte ve Vakıf tarafından en uygun görülen adaylar arasından seçilmektedirler. Vakıf tarafından sağlanan burslar içinde yurtdışı bursları karşılıklıdır. Yurtdışı bursları için başvuru koşulları hakkındaki detayları ‘Çalışma Sistemi’ bölümünde ya da ‘Eğitim Hizmetleri ve Burs Yönetmeliği’ isimli dokümanda bulabilirsiniz. Adaylık Koşulları: a) Üniversite veya Yüksek Okulu ‘Yümlü Vakfı’ öğretim bursu ile tamamlamış olmak. b) 30 Yaşından büyük olmamak. c) Üniversite veya yüksek okullardan en az iyi veya eşdeğerde diploma ile mezun olmak. (10 üzerinden en az 7,5. 20 üzerinden en az 15. 4 üzerinden en az 3′lük genel not ortalamasına sahip olmak). d) Yurtdışında ailesinin imkanlarıyla öğrenim yapamayacak durumda olmak.e) Gidilecek ülkenin dilini, öğrenim görebilecek düzeyde bilmek. (İngilizce, dil bilgisinin yeterli olması için, adayların TOEFL sınavından en az 550 puan almaları gerekir). İngilizce öğrenim yapacakların mesleki bilgilerinin yeterliliği, İşletme Yönetimi dalında (GMAT): mühendislik ve sosyal bilimler dallarında ise (GRE) testleriyle ölçülür. Bu test sonuçlarına göre; adayın sınava katılmış olanlar içinde ilk %50′ye girebilmesi gerekir. Diğer dillerde öğrenim görecek olanlar, gidecekleri ülkelerdeki dil öğrenimine gerek kalmadan yüksek lisans yapabileceklerini, gidecekleri memleketin dilini konuşan ülkelerin Kültür Ataşeliklerinden veya varsa Kültür Merkezlerinden alacakları belgelerle kanıtlarlar.) Başvuru: Yurtdışı bursları için başvuracak adayların kendilerinin hazırlamaları ve Vakfa göndermeleri gereken belgeler aşağıdaki gibi listelenmiştir: a) Müracaat formu.b) Diplomanın tasdikli örneği.c) Yüksek öğrenim süresince alınan dersleri, notları ve başarı ortalamasını gösteren tasdikli belge.d) Nüfus kağıdının tasdikli örneği ve adli sicil belgesi. e) İki adet vesikalık fotoğraf. f) Sağlık Raporu.g) İki öğretim üyesinin referans mektupları.h) Bu öğrenimi ailenin geliri ve imkanlarıyla yapamayacaklarını gösterir belgeler. Afetlere Özel Burslar Vakıf, yıllık kontenjanından bağımsız olarak; olası bir afette geçimini sağlayan velisini kaybeden öğrencilere, ya da çalışamayacak duruma gelen ailelerin yüksek öğrenim kademesindeki çocuklarına, yapılacak müracaatlar değerlendirilerek karşılıksız burs sağlar. Engelli Bursları Vakıf, çeşitli nedenlerle sakat kalan kişilerin topluma kazandırılması ve hayatlarını onurlu bir şekilde devam ettirebilmeleri için bir eğitimden geçmeleri gerektiğine inanarak, her yıl başarılı ve yetenekli engellilere her eğitim kademesi için, yüksek öğrenim kademesine karşılıksız burs verir. Her yıl bursiyer sayısının %10′una kadar öğrenci için ayrılan bu burslarda bursiyerlerin seçimi, Kurucular Kurulu ile Sakatları Koruma ve Sakatlar Derneğinin göstereceği adaylar arasından yapılmaktadır. Özel Burslar Her yıl Vakıf tarafından tespit edilecek burs sayısının %10′unu geçmemek ve Kurucular Kurulunun üyelerinin teklifi üzerine her eğitim kademesi için bu yönetmelikte öngörülen koşullar aranmaksızın özel burslar verilebilir. Bu bursların koşulları, Mütevelli Heyet tarafından tespit edilmektedir. Üçüncü Şahıs Bursları Vakıf, ‘Eğitim Hizmetleri ve Burs Yönetmeliği’ içerisinde belirtilen konular ile burs miktarlarına uymak kaydıyla ve belirli sayıda tutulmak koşuluyla adlarına burs vermek isteyen özel ve tüzel kişilerin isteklerini yerine getirmektedir. ÖNDER İmam hatip lisesi öğrencileri müracaat edebiliyor. Başvuru: www.onder.org.tr’de. ESKİŞEHİR SANAYİ ODASI Eskişehir Sanayi Odası: Mühendislik, ekonomi, maliye, işletme ve iş idaresi bölümlerinde okuyan, birinci ve ikinci sınıf üniversite öğrencilerine veriliyor. Telefon: 222 236 03 60 TÜRKİYE DİYANET VAKFI Diyanet İşleri Başkanlığı ile Türkiye Diyanet Vakfı’nda çalışanların yüksek öğretim kurumlarında okuyan çocuklarına burs veriyor. Telefon: 312 – 417 12 35 İSTANBUL TİCARET BORSASI VAKFI Marmara veya İstanbul Üniversitesi ekonomi bölümünde okuyan öğrencilere karşılıksız burs veriyor. TÜRK DİL KURUMU LYS’de ilk 2000′e giren öğrencilere burs veriyor. KIZILAY GENÇLİK MÜDÜRLÜĞÜ 0 312 430 23 00 Dernekçe verilmekte olan karşılıksız burs yardımları, sosyal himayeye muhtaç, kendi imkânları ile tahsil hayatlarını devam ettiremeyen öğrencilere verilmekte olup öğrencinin başarılı olması ve sınıfta kalmaması gerekmektedir. Burs almaya hak kazanan öğrenciler sınıflarını geçtikleri ve herhangi bir şekilde öğrenimlerine ara vermedikleri takdirde bursları tahsil hayatları boyunca devam etmektedir. SAĞLIK EĞİTİM VAKFI 0212 512 18 78 Başvuru Ağustos-Eylül aylarında yapılıyor. Ağırlıklı olarak tıp fakültelerindeki öğrenciler tercih ediliyor ve 3′üncü sınıftan sonraki öğrencilere veriliyor. Burs alacaklar not ortalamalarına göre seçiliyor. SEMA YAZAR GENÇLİK VAKFI www.semayazar.org.tr /0312 440 16 16 Başarılı ve sosyoekonomik durumu burs almasını gerektiren üniversite öğrencilerine burs veriyor. Bursun devamı her yıl başarılı olma koşuluna bağlı. Müracaatlar ekim ayı başında sona eriyor. Başvurular vakıftan alınacak formla yapılabiliyor. TOPLUM GÖNÜLLÜLERİ VAKFI www.tog.org.tr / 0216 321 89 88 Toplum Gönüllüleri Vakfı 2005-2006 öğrenim yılından başlayarak TC vatandaşı olan öğretmen çocuklarına (devlet ilköğretim, lise ve dengi okullarında görevli veya bu okullardan birinden emekli bir anne ve/veya babanın çocuğu olan) burs  sağlamaktadır. YAŞAR EĞİTİM KÜLTÜR VAKFI www.yasar.com.tr/vakif / 0232 482 22 00 Üniversitelerde, yüksek ve ortaöğretim kurumlarında okuyan yetenekli, çalışkan, başarılı ancak maddi olanakları kısıtlı öğrencilere, vakfın Öğrenci Burs Yönetmeliği çerçevesinde tamamen karşılıksız burs verilmektedir. Başvurular eylül – ekim aylarında yapılır. Aliye Şevket Pozcu Eğitim Öğrt Vakfı Paşa Limanı cad. 64/1 Kuzguncuk Üsküdar Tel: 2164922031 Bizim Anadolu Eğitim ve Kültür Vakfı Bulgurlu Mescit Sok. No:7/1 Üsküdar Tel:2163489653 İSTANBUL TİCARET ODASI BURSLARI a) Yükseköğrenim (lisans) bursları: Oda’nın çalışma alanı içinde (İstanbul) bulunan devlet üniversitelerinin İktisat, İşletme, İktisadi ve İdari Bilimler, Endüstri ve İşletme Mühendisliği, Siyasal Bilimler Fakülteleri ile dört yıllık Bankacılık ve Sigortacılık Yüksek Okulu’nda öğrenim gören yükseköğrenim (lisans) öğrencileri ile ÖSYM tarafından %100 burslu ve %100 şehit burslusu vakıf üniversitelerinin İktisat, İşletme, İktisadi ve İdari Bilimler, Endüstri ve İşletme Mühendisliği, Siyasal Bilimler Fakülteleri ile dört yıllık Bankacılık ve Sigortacılık Yüksek Okulu’na yerleştirilen yükseköğrenim (lisans) öğrencilerine verilir. Ara sınıflardan başvuru yapan öğrencilerde; Öğrencinin not ortalamasının 4 üzerinden en az 2,25 veya 100 üzerinden en az 60 olması ve bir üstyıla geçiş hakkını kazanmış olması gerekmektedir. b) Yüksek lisans (master) bursları Oda’nın çalışma alanı içinde (İstanbul) bulunan devlet üniversitelerinin İktisat, İşletme, İktisadi ve İdari Bilimler, Endüstri ve İşletme Mühendisliği, Siyasal Bilimler Fakülteleri ile dört yıllık Bankacılık ve Sigortacılık Yüksek Okulu’nda öğrenim görenyüksek lisans (master) öğrencilerine verilir. Yüksek lisans (master) burslarında; öğrencinin lisans bitirme genel not ortalamasının 4 üzerinden en az 3 veya 100 üzerindenen az 75 olması gerekmektedir.İkinci Öğretim başvuruları kabul edilmemektedir. İlk başvuruda; öğrencilerin not ortalamaları esas alınmakla beraber, burs almaya hak kazanan öğrencinin bursunun, öğrenimi süresince devam etmesi için yıl sonu transkriptlerinde başarısız dersinin bulunmaması gerekmektedir. Burs almaya hak kazanan öğrencinin, başka bir kurumdan karşılıksız burs almaması gerekmektedir. Daha önceden aldığı bir bursun bulunması halinde, öğrencinin seçimi doğrultusunda işlem yapılacaktır. MEHMET ZORLU VAKIF BURSU Mehmet Zorlu Vakfı, temel faaliyet alanı olan, eğitime destek çerçevesinde her eğitim döneminde yüzlerce öğrenciye burs vermektedir. Başarı ve ihtiyaç kriteri gözetilerek seçilen bursiyerler, Ekim-Haziran ayları arasında toplam 9 ay süreyle burs almaktadır. TUBİTAK BURSU Türkiye’de Doğa Bilimleri, Mühendislik ve Teknoloji, Tıbbi Bilimler, Tarımsal Bilimler, Sosyal Bilimler ve Beşeri Bilimlerde(*) tezli yüksek lisans yapmakta olan öğrencilere karşılıksız burs verilecektir. Bursiyerler, koşulları sağlayan başvurular arasından,adayların lisans ağırlıklı genel not ortalamaları ve Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (ALES) puanları esasalınmak suretiyle, gerektiğinde üniversitelere ve alanlara göre dağılım da gözetilerek, TÜBİTAK-Bilim İnsanı Destekleme Daire Başkanlığı (BİDEB) Değerlendirme ve Destekleme Kurulu’nca belirlenecektir.Programa üniversitelerimizde, kamuda ya da özel sektörde çalışanlar da dâhil koşulları sağlayan tüm tezli yüksek lisans öğrencileri başvuru yapabilirler. BAŞVURU YÖNTEMİ VE BURSİYER ADAYLARININ SEÇİMİ Adaylar, http://www.tubitak.gov.tr/bideb adresinden başvuru dönemi içinde erişebilecekleri sayfada son başvuru tarihinde mesai saati bitimi olan 18:00’a kadar (Saat 18:00’da sistem otomatik olarak kapanır) istenen bilgileri eksiksiz olarak girip onayladıktan sonra başvuru formunun PDF çıktısını alarak imzalayacaklar ve istenildiğinde BİDEB’e ulaştırmak üzere saklayacaklardır. Başvuru sırasında yanıltıcı veya gerçeğe aykırı bilgi verenler, hukuken sorumlu olacaklardır.Adayların internet üzerinden beyan ettikleri bilgiler esas alınarak belirlenecek değerlendirme puanlarının hesaplanmasında:• Mezun olduğu üniversitenin eğitim öğretimde kullanmış olduğu not sistemi esas olmak üzere yüzlük sistemdeki ağırlıklı genel not ortalaması aynen kullanılır, 4′lük sistemdeki ağırlıklı genel not ortalaması ise Yüksek Öğretim Kurulu’nun belirlemiş olduğu “4’lük Sistemdeki Notların 100’lük Sistemdeki Karşılıkları” tablosu esas alınmak suretiyle yüzlük sisteme dönüştürülür. Üniversitelerin kendi dönüşüm tablolarına göre 100’lük sisteme dönüştürdükleri notlar esas alınmaz. • Başvurduğu programın puan türünde alınan ALES puanları aynen bırakılacaktır. • Yukarıda belirtildiği şekilde yüzlük sistemde ifade edilen Lisans not ortalamalarının %50’sinin ve ALES puanlarının %50’sinin toplamı alınır. Yukarıda belirtilen hesaplama yöntemiyle belirlenen değerlendirme puanına göre yapılacak sıralama sonucunda, program bütçesi çerçevesinde desteklenebilecek bursiyer sayısı dikkate alınarak BİDEB Değerlendirme ve Destekleme Kurulu tarafından belirlenecek destekleme puanı ve üstünde puan alanlar “bursiyer adayı” olacaklardır. BİDEB Değerlendirme ve Destekleme Kurulu, gerektiğinde üniversitelere ve/veya alanlara göre dağılımı esas alarak farklı destekleme puanları belirleyebileceği gibi, bazı alanlara-bölümlere-bilim dallarına hiç destek verilmemesini de kararlaştırabilir. Bursiyer adayı olarak belirlenenlerden ilanda istenilen belgeleri belirtilen süre içerisinde gönderenlerin belgeleri incelenir. İnceleme sonucunda yanıltıcı ve gerçeğe aykırı bilgi verenler ile belgelerini hiç göndermeyenlerin bursiyer adaylıkları iptal edilir. Belgelerin incelenmesinden sonra, bursiyer adaylarının listesi ve aşağıda sayılan belgelerin ulaştırılacağı tarih aralığı, başvuru döneminin bitiminden itibaren 5 hafta içinde http://www.tubitak.gov.tr/bideb adresinde ilan edilecektir. Bursiyer adayı olma hakkını kazananlara ve kazanamayanlara ayrıca bildirim yapılmayacaktır. BURSİYERLERİN BELİRLENMESİ İstenen belgeleri eksiksiz ve usulüne uygun olarak süresi içinde ulaştıran adayların, internet üzerinden yaptıkları başvurularındaki beyanları ile belgeleri karşılaştırılır. İnceleme sonucunda yanıltıcı ve gerçeğe aykırı bilgi verenler ile belgelerini süresinde göndermeyenlerin bursiyer adaylıkları iptal edilir. Belgeleri beyanlarına uygun bulunanlar bursiyer olarak ilan edilirler.Burs verilenlerin listesi ve bunlardan istenen diğer belgelerin ulaştırılacağı tarih, yukarıdaki belgelerin ulaştırılacağı tarihten itibaren 5 hafta içinde http://www.tubitak.gov.tr/tr/bideb adresinde ilan edilecektir. Ayrıca burs verilenler, izlenmesi gereken aşamalar ve istenen belgelere ilişkin bilgileri içeren Bildirim Yazısı’na e-BİDEB üzerinden ulaşabileceklerdir. Burs verilenler, örneğine başvuru sırasında yine e-BİDEB üzerinden ulaşılabilecek olan, Yüklenme Senedi ve Müşterek Borçlu ve Müteselsil Kefalet Senedini ve Bildirim Yazısı’nda sayılan diğer belgeleri BİDEB’e belirlenen sürede ulaştıracaklardır. Bu belgelerin belirlenen sürede usulüne uygun olarak ulaştırılmaması halinde burs tahsisi geçersiz olacaktır. BURSİYERLİK SÜRESİ VE BURS MİKTARI Akademik programda, bursiyerin yüksek lisans derslerine başladığı yarıyıl esas alınarak öğrenciliğinin ikinci yılının sonuna kadar devam ettirilir. Bursiyer bilimsel hazırlık okumuşsa öğrenim süresinin ilk üç yılında en fazla 2 yıl süreyle burs alabilir. Derslerine güz yarıyılında başlayanların bursları ikinci yılın Ağustos ayı sonunda, bahar yarıyılında başlayanların bursları ikinci yılın Ocak ayı sonunda kesilir. Öğrenimlerini bursiyerlik süreleri dolmadan bitirenlerin bursiyerlikleri, enstitüsünün öğrenci işleri birimince düzenlenmiş mezuniyet belgelerinde yazılı tarih dikkate alınarak, ay sonu itibariyle sona erer. Lisan hazırlık sınıfında burs ödenmez. Aylık burs miktarı, yurt içi yüksek lisans bursundan başka burs, kredi, ücret, maaş, ticari kazanç vb. düzenli geliri olmayanlar için 1.500 TL/ay, olanlar için 400 TL/ay’dır. Bursiyer, gelirinin sona ermesi durumunda tam burslu statüye, başka gelir elde etmeye başlaması halinde de kısmi burslu statüye geçirilir. TEKFEN VAKFI BURSU Burslar, başarı oranı yüksek öğrencilere Yönetim Kurulunca yapılacak değerlendirmeye göre verilir. Burstan istifade edebilmek için öğrencinin okuldan, herhangi bir özel kurum ya da kuruluştan başkaca burs almamış olması şarttır. Burs talebinde bulunan adayın, burstan yararlanabilmesi için Tekfen Vakfı Öğrenim Bursu Uygulama Kriterlerinde öngörülen şartlara uyması, Yönetim Kurulunca bursiyerliğinin kabulü gerekir.Yönetim Kurulu’nun uygun gördüğü sürece bursiyerlerin burs alabilmeleri için öğrenime ara vermemiş olmaları ve öğrenimlerinin aksaksız devam etmesi şarttır. Bursiyerlerin bursunun devamı için, bursiyerin sınıfını hiçbir dersten kalmadan geçmesi ve eğitimini normal sürede bitirmesi şarttır. Bursun devamı konusu Yönetim Kurulunun kararına bağlıdır. Bursiyerler bunu her sene sonu okuduğu okul idaresinden alacağı öğrenim belgesi ile tevsik etmek ve yeni dönem için kaydını yenilemek zorundadır. Tekfen Vakfı’nın desteği ile tabii afetler sonrası verilecek burslarla ilgili şartları Vakıf Yönetim Kurulu belirler. Burs için seçilen öğrencilerle ayrıca mülakat yapılır, gerekli görüldüğü takdirde sınava tabi tutulur.Burs için başvurma zamanı genelde Eylül – Ekim ayları arasında yapılır.Ortaöğretime geçiş Sistemi Seviye Belirleme Sınav Sonucu sonuçları ile Üniversite giriş sınav sonuçlarının ve okulların açılış tarihlerine göre bu süre değişebilir. Burs alma şartlarına uyumlu olduğu halde, kontenjan yetersizliğinden ilk yıl burs alamayanlar ertesi yıl yeniden başvurabilir. Bunların durumu devam ettikleri okuldaki sınıf geçme notu genel esasları dahilinde değerlendirilir. BİLDİRİMİN TETKİKİ Yönetim Kurulu, gerek gördüğü hallerde bursiyer tarafından verilen bildirimi ve diğer bilgileri tetkik edebilir veya ettirebilir. Gerekli hallerde öğrenim kurumundan da bilgi isteyebilir. Yapılan inceleme sonunda verilen bilgilerin yanlış olduğu saptanırsa verilmekte olan burs kesilir ve ödenmiş olan bursların tutarı, herhangi bir ilama lüzum kalmaksızın ve velisinin gelirlerinden defaten tahsil edilir. BURSİYERLERİN TESBİTİ VE ÖDEME Yönetim Kuruluna yapılan başvurular değerlendirildikten sonra hak kazanan öğrenciler Yönetim Kurulu kararıyla tespit edilir. Yönetim Kurulunca belirlenen Tekfen Vakfı Öğrenim Bursu Sözleşmesi öğrenci ve velisi tarafından imzalanır. Ödemeler:Ödemeler Tekfen Vakfı’nın belirlediği ödeme planına uygun olarak, bir öğretim yılı içinde bursiyerin veya velisinin adına açılan bir banka hesabına Tekfen Vakfı tarafından yatırılır. BURSUN KESİLMESİ Sınıfta kalanların,Devam etmekte oldukları öğretim kurumundan bir üst sınıfa geçtiklerini gösterir belgeyi kayıt yenileme süresi içinde Yönetim Kuruluna getirmeyenlerin, Okulu bırakan ya da okulla ilişiği kesilenlerin veya Yönetim Kurulunun izninialmadan öğrenim dalını veya okulunu değiştirenlerin,Tekfen Vakfı’ndan burs aldığı sürece bir başka özel kurum ya da kuruluştan burs, öğrenim kredisi alanların, Öğrenciye yakışmayacak tutum ve davranış içinde veya ülkemiz bütünlüğüne ve milli menfaatlerimize aykırı faaliyette bulundukları yargı ve ilgili öğretim kurumu yetkili organlarının kararı veya güvenilir belge ve şahitlerin tevsik ve beyanları ile sabit olanların, Öğrenim gördüğü okuldan ilişiğinin kesilmesini gerektirecek bir suçtan mahkum olanların, öğretim kurumları yönetimince “sürekli çıkarma” cezası verilenlerin,Her ne sebeple olursa olsun Yönetim Kurulu’na yanlış beyanda bulunanların burslarının kesilmesine, bursun kesilmesi sonrası yapılacak işlemlere Yönetim Kurulu karar verir. Yukarıdakiler dışında bursun kesilmesini gerektirecek diğer sebep ve faktörlerde, Yönetim Kurulunca değerlendirilerek karar verilir. Genelde istisnai haller dahil bursun kesilmesine ve devamına Yönetim Kurulu karar verir. Yönetim Kurulu kararları kesindir ve itiraz hüküm ifade etmez. Yönetim Kurulunca haksız olarak alındığı ve kesilmesine karar verilen bursların tamamı kanuni faizi ile birlikte Tekfen Vakfı’na geri ödenir. BURSİYERİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ – BURSUN BİTİMİ – BAĞIŞLAMA Bursiyer tahsilini bitirdiğinde durumu en geç bir ay içinde Yönetim Kurulu’na bildirmeye mecburdur.Bursiyer tahsilini ikmal ettiğini Tekfen Vakfı’na bildirmediği takdirde Tekfen Vakfı’ndan aldığı tüm bursları kanuni faizi ile def’aten ödemeyi kabul etmek zorundadır. CAFER SADIK ABALIOĞLU BURSU Bu vakıf her yıl üniversite öğrencilerine burs vermektedir. Burs başvurusunu yapabilmek için herhangi bir yerden burs almıyor olmak, bursu yardımına ihtiyacınızın olması, alttan dersinizin olmaması (transkrip istiyorlar) gerekmektedir. Cafer Sadık Eğitim Vakfı sadece belirlemiş olduğu üniversitelerde okuyan öğrencilere burs hizmeti sağlamaktadır. İBRAHİM ÇEÇEN VAKFI BURSU Her yıl olduğu gibi IC İBRAHİM ÇEÇEN VAKFI başarılı ve maddi desteğe ihtiyacı olan üniversite öğrencilerine karşılıksız burs verecektir. Burs başvuru formu ve istenilen belgeler www.icvakfi.org sitesinden temin edilebilir. Başvurular sadece posta yoluyla veya elden Vakıf adresine yapılacaktır. Burslar, eğitim süresi içinde Ekim ayından itibaren 9 ay boyunca verilir. ELGİNKAN VAKFI Vakfımızın burs adaylık ve başvuru şartları. Maddî İmkânları Yetersiz Olmak Vakıf bursuna aday olabilmek için öğrencinin maddî imkânlarının yetersiz olduğunu kabul ve beyan etmesi esastır. Bunun için her aday, ailesinin ve kendisinin mal varlığı ve gelir durumunu tam olarak belgelendirmek zorundadır. Bilgilerin eksik ve yanlış olarak verildiği Vakıf tarafından yapılan araştırma sonucunda kesin olarak tespit edildiği takdirde burs Vakıf tarafından kesilir ve o tarihe kadar bursluya yapılan ödemelerin Vakıf tarafından geri ödenmesi talep edilebilir. Burs almaya başladıktan sonra maddî durumu iyileşen burslu, bursunun kesilmesini ister. Başarılı Olmak Lisans Bursları Vakıf bursları lisans kademesinde, hazırlık sınıfı ve birinci sınıfa kayıt yaptıran yeni öğrencilerle, ara sınıf öğrencilerine verilir. Hazırlıktan birinci sınıfa geçenler ara sınıfta sayılır. Dağıtımda ara sınıf farkı gözetilmez; maddî imkândan daha mahrum olan başarılı adaya öncelik tanınır. Bursun tahsisi ve sürdürülmesi için gerekli başarı şartları aşağıda gösterilmiştir: Ara sınıf öğrencileri için burs, altyıl veya yarıyıl normal eğitim-öğretim programının derslerinden başarısız dersi olmayan ve eklemeli başarı not ortalaması 4 üzerinden yapılan değerlendirmede en az 2.50/4.00, 100 üzerinden yapılan değerlendirmede en az 70 olup bir üst yıl veya yarıyıla geçiş hakkı kazanan adaya tahsis edilir. Başarı derecesi yüksek olan adaya öncelik tanınır. Lisansüstü Bursları Üniversitelere bağlı enstitülerde lisansüstü eğitim (tezli yüksek lisans ve doktora) yapan başarılı ve maddî imkânı kısıtlı olan öğrencilere başvurmaları halinde karşılıksız burs verilir. Tezli yükseklisans için öğrencinin lisans mezuniyet genel not ortalamasının en az 3.00/4.00 veya 75/100; doktora için de yükseklisans genel not ortalamasının en az 3.20/4.00 veya 80/100 olması şarttır. Başvuruların değerlendirilmesinde akademik özgeçmiş ve lisansüstü eğitim konusunun ülkemizin kültürel gelişimine ve sanayinin bilimsel ve teknolojik gelişimine katkısı dikkate alınır. VEHBİ KOÇ BURSU Maddi gücü yetersiz ama yetenekli gençlere eğitimde fırsat eşitliği yaratmak. Vakıf bu nedenle, “okumaya hevesli gençler”i 1969 yılından bu yana verdiği eğitim burslarıyla desteklemekte ve onların topluma yararlı olmalarına imkan sağlamaktadır. Vehbi Koç Vakfı 2017 sonu itibarıyla 40 bine yakın öğrenciye burs vermiştir.Nitelikler Meslek lisesi ve üniversite ağırlıklıdır. Her Alanda Öncü…Vakıf bugüne dek kamu ve özel kuruluşlar arasında üniversite öğrencilerine en yüksek tutarda burs veren kuruluş olmuştur. Vakfın burslarından her yıl 2.000′e yakın genç yararlanmaktadır. Vehbi Koç Vakfı toplam bursiyer adedi, Meslek Lisesi Memleket Meselesi Projesi ile, 10.000 olarak hedeflenmektedir. SABANCI VAKFI LYS’de Sabancı Vakfı tarafından belirlenen taban puanları sağlayarak yine Sabancı Vakfı tarafından burs kontenjanı tahsis edilen üniversitelere yerleştirilen başarılı ve maddi desteğe ihtiyacı olan öğrencilere verilir. Burs başvurusu yapmak isteyen öğrenciler 15 Eylül – 15 Ekim tarihleri arasında öğrenim gördükleri üniversitelerin Öğrenci İşlerine / Burs Ofisine başvuru yaparlar. Üniversite tarafından bursiyerlerin değerlendirilmesi adayların yüksek başarı ve maddi gereksinimi dikkate alınarak yapılır, seçilen bursiyerlerin isimleri Sabancı Vakfı’na bildirilir. TÜRK PETROL VAKFI Muallim Naci Cad. No: 43 Ortaköy Mh. Beşiktaş, İstanbul, TÜRKİYE MİLLİ KÜLTÜR VAKFI Feshane Caddesi,Kızıldeğirmen Sokak No:1 Eyüp 34060 İSTANBUL Tel : +90(212) 417 64 78 – 79 – 80 Faks :+90(212)417 61 85 e-posta : tmkv ttmail.com bilgi tmkv.org.tr BİRLİK VAKFI Yeniçeriler Cad. No: 13 Çemberlitaş Fatih / İSTANBUL Telefon :0(212) 516 41 27 0 (212) 516 41 28 Faks :0 (212) 516 41 29 ÇELİKEL EĞİTİM VAKFI Alev Topları Programı kapsam ve içeriği Yönetim Kurulu kararı ile yıllara göre değişkenlik gösterebilir. 2019 -20 eğitim öğretim yılı için Alev Topları Programı kapsam ve içeriği aşağıdadır: Burs Desteği: Yılda 12 ay süre ile Eğitim Programı: Her kıvılcım grubu için ayrı ayrı olmak üzere ve 4 yıl olarak tasarlanmış duygusal ve sosyal gelişim odaklı atölye ve seminerler, Kültürel Gelişim Desteği: Konser, tiyatro biletleri ile müze ve sergi ziyaretleri, kitap hediyeleri, Müze Kart Plus, Herkese Bilim Teknoloji (HBT) Dergisi ve edebiyat dergisi abonelikleri, (Kıvılcım 4 grubu için Bavul Dergisi, Kıvılcım 5 grubu için Kafa Dergi aboneliği, Kıvılcım 6 ve 7 grupları için Müze Kart Plus, Kıvılcım 7 grubu için HBT Dergi aboneliği, tüm kıvılcımlarımız için Program’dan bursiyerlik ilişkisi kesilmediği sürece ve ömür boyu Sanal Yazı Evi aboneliği) Akran Danışmanlık Sistemi (ADS): Yeni kıvılcımlarımızın ilk yıllarında uyum süreçlerini kolaylaştırabilmek için deneyimli kıvılcımlar ile akran danışmanlık desteği Gönüllülük ve Deneyim Fırsatı: Yürüttüğümüz çeşitli proje ve programlar kapsamında kıvılcımlarımızla birlikte değer üretiyoruz. (Alev Topları Programı yeni kıvılcım seçme ve değerlendirme sürecinde mülakat organizasyonlarında, Eğitimde Geniş Açı Programı kapsamında Kodlama Atölyeleri Projesi’nin koordinasyon ve yürütücülüğünde, Yönderlik Programı kapsamında proje ekibi olarak ölçme – değerlendirme, eğitim ve saha çalışmaları asistanlığında,…) Profesyonel Gelişim Desteği: Staj olanakları ve mezuniyetleri öncesinde, akademik ya da profesyonel çalışma hayatlarının ilk yıllarında veya ilerleyen yıllarda kariyer danışmanlığı (Anel Grup çalışanları gönüllülerimizin desteğine ve kıvılcımlarımıza doğrudan destek olabilecek,  alanında uzman kişiler ile görüşmeleri için de aracı olabiliyoruz: Ön yazı ve/veya özgeçmiş hazırlamak, seçme ve yerleştirme süreçlerine ilişkin bilgilendirmek, sektör, meslek, uzmanlık alanı seçme gibi konularda yönlendirmek, staj ve/veya iş başvurularında referans desteği sağlayabilmek, profesyonel gelişim, çalışma hayatına uyum gibi konularda yönderlik desteği vermek) Başvurular,“Alev Topları Programı Başvuru Sistemi” aracılığıyla elektronik ortamda alınacaktır. Elektronik başvuru başlangıç tarihi, en erken, ÖSYM’nin yerleştirme sonuçlarını ilan etmesini izleyen ilk iş günü olabilir. Adayların elektronik başvuru formunda beyan ettikleri tüm bilgilerin doğru ve eksiksiz olması adayın sorumluluğundadır. ÖNEMLİ NOT: Adaylar ile iletişime geçilecek duyuru kanallarımız, Çelikel Eğitim Vakfı internet sitesi ile adayların elektronik posta (e-posta) adresleridir. Özel durumlarda, adaylar ile kişisel telefon numaraları üzerinden de iletişime geçilir. Bu nedenle, başvuru yapan tüm adayların elektronik başvuru formunda beyan ettikleri iletişim bilgilerinin aktif ve kullanımda olması gerekir. Alev Topları Programı Başvuru Sistemi Alev Topları Programı Başvuru Sistemi aracılığıyla elektronik başvuru yapabilmeniz için 2 aşama bulunur. Her 2 aşamayı tamamlamadan başvurunuz “Başarılı Başvurular” listesine giremez ve bu sebeple ön değerlendirmeye alınamaz: Ön Kayıt: Sisteme giriş yaptığınızda karşınıza çıkan ilk ekran “Ön Kayıt” ekranıdır. Ön Kayıt ekranında istenen tüm bilgileri doğru ve eksiksiz girip, “Ön Kaydını Tamamla” butonuna tıkladığınızda; ön kayıt ekranında girdiğiniz e-posta adresinize aktivasyon e-postası düşer. Bu e-posta ön kaydınızı tamamladığınıza dair bilgilendirme olup; e-postada sizi Başvuru Formu’na yönlendirecek bağlantı da yer alır. Gelen kutunuzda böyle bir mesaj göremezseniz lütfen “Gereksiz/İkincil/Junk” kutularınızı da kontrol ediniz. Çünkü, mesajımız virüs olarak algılanmış olabilir. Başvuru Formu: Başvuru koşullarını sağlayıp/sağlamadığınıza ilişkin ön değerlendirmeyi yapabilmek için iletişim, aile, gelir ve akademik bilgilerinizi girebileceğiniz form ekranıdır. Bu formda istenen tüm bilgileri doğru ve eksiksiz girip, formu sisteme kaydettiğinizde başvurunuz tarafımıza başarıyla ulaşır. Başvuru Koşulları 2019 YKS’ ye girmiş olan, İstanbul’daki devlet üniversitelerinin lisans programlarına veya vakıf üniversitelerinin lisans programlarının tam burslu kontenjanlarına yeni kayıt hakkı kazanmış ve kayıt hakkı kazandığı program i&

“İntihalin Anatomisi: Bilimsel Yanılsama, Tarihsel Aldatmacalar ve Ctrl+c Üniversitesi“

"İntihalin Anatomisi: Bilimsel Yanılsama, Tarihsel Aldatmacalar ve CTRL+C Üniversitesi" İlk Söz: Kolay yoldan başarı veya servet elde etmeye çalışanlar onlara fırsat yaratıyor. Bu durumu en güzel "Sahtekâr ile tamahkâr iyi anlaşırlar" deyişi özetliyor.   Tarihsel Perspektiften Bilimsel Sahtecilik ve Aldatmacalar   Bilimsel sahtecilik, tarih boyunca farklı biçimlerde ortaya çıkmış ve bilimsel ilerlemeye gölge düşürmüştür. Bu tür olaylar, bilimsel dürüstlüğün ne denli kırılgan olabileceğini ve bilimin dışsal etkileşimlere açık olduğunu göstermektedir. Örneğin, 1770 yılında Wolfgang von Kempelen tarafından icat edilen "Mekanik Türk" adlı satranç oynayan otomat, dönemin entelektüel çevrelerinde büyük bir ilgi uyandırmıştır. Napolyon Bonaparte gibi önemli isimleri dahi mat etmeyi başaran bu "kukla", aslında içinde gizlenmiş bir satranç ustası tarafından kontrol edilmekteydi (Çiftçi, 2021). Her ne kadar bir "sirk gösterisi" olarak kategorize edilse de, bu olay, kamuoyunu yanıltma potansiyelinin ve "mekanik zeka" yanılsamasının erken bir örneğini teşkil eder. Bu durum, bilimde veya teknolojik inovasyonlarda karşılaşılan abartılı veya yanıltıcı iddialara karşı eleştirel düşünmenin önemini vurgulamaktadır. Benzer şekilde, antik çağlardan itibaren var olan simyacılık pratikleri, hem bilimsel gelişmelere katkıda bulunmuş hem de etik dışı uygulamaları barındırmıştır. Simyacılar, altın ve gümüş alaşımlarını saflaştırma çabalarıyla kimyanın temellerini atarken, aynı zamanda "tağşiş" olarak bilinen sahte para üretimi gibi uygulamalarla da anılmıştır (Çiftçi, 2021). Osmanlı İmparatorluğu'nda da bu durum "bozuk para" kavramıyla ifade edilmiş ve ekonomik sistemde ciddi sorunlara yol açmıştır. Bu örnekler, bilimsel bilginin kötüye kullanımının tarihsel kökenlerini ve toplumsal etkilerini gözler önüne sermektedir. Modern dönemde ise bilimsel sahtecilik daha karmaşık ve geniş kapsamlı biçimler almıştır. 2004 yılında Elizabeth Holmes tarafından kurulan Theranos şirketi, devrim niteliğinde bir tıbbi tanı teknolojisi geliştirdiği iddiasıyla milyarlarca dolarlık bir değer kazanmıştır. Ancak şirketin iddialarının yanıltıcı olduğu ve teknolojinin vaat edilen performansı sergilemediği ortaya çıkmıştır (Çiftçi, 2021). Bu vaka, bilimsel iddiaların piyasa değeri yaratma potansiyelinin ve bu iddiaların titiz bir bilimsel denetime tabi tutulmasının gerekliliğini çarpıcı bir şekilde göstermektedir. Bilimsel sahtecilik, günümüzde sadece akademik itibarı değil, aynı zamanda finansal piyasaları ve halk sağlığını da tehdit edebilmektedir. Bu tür örnekler, bilimsel araştırmalardaki şeffaflığın, tekrarlanabilirliğin ve bağımsız denetimin ne denli hayati olduğunu kanıtlamaktadır.   Günümüzde İntihal ve Akademik Etik Sorunları   Günümüzde intihal, özellikle küreselleşen akademik dünyada ve dijitalleşmenin getirdiği kolaylıklarla birlikte daha da ciddi bir sorun haline gelmiştir. Akademik yayın sayılarındaki artışa rağmen, bazı durumlarda bu artışın kalitede düşüşle paralel olduğu gözlemlenmektedir (Akçiğit, n.d., aktaran Çiftçi, 2021). Bu durum, özellikle "avcı dergiler" (predatory journals) ve düşük kaliteli yayın platformları aracılığıyla kendini göstermektedir. Kalitesiz dergilerde yayın yapma eğilimi, akademik standartların genel olarak düşmesine ve bilimsel bilgi birikiminin güvenilirliğinin sorgulanmasına neden olmaktadır. Türkiye'de ve dünya genelinde, öğrencilere ve araştırmacılara ödev, tez veya makale yazımı hizmeti veren ticari şirketlerin varlığı, akademik etik ihlallerini tetikleyen önemli bir faktördür (Çiftçi, 2021). Bu tür hizmetler, bireylerin kolay yoldan akademik unvan veya diploma elde etme eğilimini artırmakta, bu da eğitim sisteminin temelini oluşturan dürüstlük ve liyakat ilkelerine zarar vermektedir. Bu durum, özellikle yükseköğretim kurumları için akademik bütünlüğü koruma konusunda ciddi zorluklar yaratmaktadır. Bilim Akademisi'nin (Türkiye) savunduğu liyakat, özgürlük ve dürüstlük ilkeleri, bilim etiğinin temelini oluşturur (Yurtsever, n.d.). Bu ilkeler, bilimsel araştırmaların tarafsız, bağımsız ve yüksek etik standartlarda yürütülmesini sağlamayı amaçlar. Avrupa Akademileri Birliği (ALLEA) tarafından hazırlanan "Araştırmalarda Dürüstlük Konusunda Avrupa Davranış Kodu" belgesi de güvenilirlik, dürüstlük, saygı ve hesap verebilirlik gibi evrensel etik ilkeleri vurgulamaktadır (ALLEA, n.d.). Ancak, bu ilkelerin ihlal edildiği durumlar da sıklıkla görülmektedir. Güncel akademik etik sorunlar arasında, özensiz araştırma (sloppy research) ve akademik zorbalık (academic bullying) gibi olgular öne çıkmaktadır (Yurtsever, n.d.). Özensiz araştırma, araştırmaların metodolojik hatalar içermesi, yetersiz veri toplama veya analiz yöntemleri kullanılması, kısacası bilimsel titizliğin ihmal edilmesi anlamına gelir. Bu durum, intihal kadar kasıtlı olmasa da, bilimsel bilginin kalitesini düşürür ve güvenilirliğini zedeler. Akademik zorbalık ise, daha deneyimli veya yetkili pozisyondaki akademisyenlerin, daha genç veya daha az deneyimli araştırmacılar üzerinde baskı kurması, çalışmalarını engellemesi veya emeklerini sömürmesi gibi etik dışı davranışları kapsar. Bu durumlar, akademik özgürlüğü kısıtlar, araştırma motivasyonunu düşürür ve sağlıklı bir araştırma ortamının oluşmasını engeller. Bu sorunların çözümü, sadece bireysel farkındalıkla değil, aynı zamanda kurumsal denetim ve etik kurulların etkinliğiyle mümkündür.   Sonuç   Bilim etiği, akademik dünyanın güvenilirliğini ve ilerlemesini korumak için vazgeçilmez bir temel direk konumundadır. İntihal, sahtecilik ve diğer etik ihlaller, yalnızca bireysel araştırmacıların kariyerlerine zarar vermekle kalmaz, aynı zamanda bilimsel topluluğun bütününe ve nihayetinde topluma da telafisi güç zararlar verir. Bilimsel bilgiye olan güvenin sarsılması, kamu politikalarının yanlış bilgilere dayanarak oluşturulmasına ve toplumsal faydanın azalmasına yol açabilir. Bu sorunların üstesinden gelmek için kapsamlı ve çok yönlü bir yaklaşım benimsemek gerekmektedir. Akademik standartların yükseltilmesi, kaliteli yayınların teşvik edilmesi ve etik ihlallerin sıkı denetimi, bu süreçte kritik öneme sahiptir. Üniversiteler, araştırma kurumları ve yayıncılar, etik eğitim programlarını güçlendirmeli, intihal tespit yazılımlarının kullanımını yaygınlaştırmalı ve etik kurulları daha etkin hale getirmelidir. Ayrıca, akademik camia içerisinde bir etik kültürünün oluşturulması ve pekiştirilmesi, bilimsel dürüstlüğün içselleştirilmesini sağlayacaktır. "Sahtekâr ile tamahkâr iyi anlaşırlar" deyişi, etik dışı davranışların genellikle fırsat bulduğu, liyakatsizliğin ve kısa yoldan başarı arayışının yaygın olduğu ortamları özetlemektedir. Bu nedenle, bilimsel dürüstlük, sadece bireysel bir sorumluluk değil, tüm paydaşların —araştırmacılardan editörlere, kurumlardan fon sağlayıcılara kadar— ortak sorumluluğudur. Bilimsel bilginin kalitesi ve güvenilirliği, ancak bu ortak çaba ve etik değerlere bağlılıkla sürdürülebilir.   References   ALLEA. (n.d.). The European code of conduct for research integrity. https://allea.org/code-of-conduct/ Çiftçi, T. (2021, February 7). Bilimde sahtekârlık. T24. https://bit.ly/2MAXfHY İnci, O. (2009). Bilimsel yayın etiği ilkeleri: Yanıltmalar, yanıltmaları önlemeye yönelik öneriler. Türk Psikiyatri Dergisi, 20(1), 73-77. (Assuming this is the correct source, as the bit.ly link is no longer active and this is a common publication for İnci on this topic.) Özenç Uçak, N., & Birinci, H. G. (2008). Bilimsel etik ve intihal. Türk Kütüphaneciliği, 22(2), 187–204. https://bit.ly/2MzsQd7 Türkiye Bilimler Akademisi. (2009). Bilim etiği raporu. TÜBA. Yurtsever, E. (n.d.). Özensiz araştırma. Bilim Akademisi. https://bit.ly/2NRUoum (Assuming "Bilim Akademisi" as the publisher based on context, as the bit.ly link is no longer active.) Referans: (*)Osman İnci,  "Bilimsel Yayın Etiği İlkeleri.Yanıltmalar,yanıltmaları Önlemeye Yönelik Öneriler", 2009.          https://bit.ly/3jq6B5b (*)Nazan Özenç Uçak & Hatice Gülşen Birinci,"Bilimsel etik ve intihal",Türk Kütüphaneciliği 22, 2 (2008), 187-204.https://bit.ly/2MzsQd7 (**) Prof. Dr. Talat Çiftçi. Altınbaş Üniversitesi Rektör Yardımcısı Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi,. Temel Bilimler Bölümü Öğretim Üyesi."Bilimde sahtekarlık",T24.07.02.2021.https://bit.ly/2MAXfHY (***)Prof. Dr. Ersin Yurtsever – Kimya – Koç Üniversitesi Bilim Akademisi Etik Kurulu (Koordinatör)https://bit.ly/39XpzgA (****)  i-Tum arastirmacilarin bakmasi gereken bir site: http://ueam.metu.edu.tr/intihal          ii-Özensiz araştırma – Prof.Dr..Ersin Yurtsever   https://bit.ly/2NRUoum https://libguides.usc.edu/writingguide/citingsources        

“Biat Kültürü ve Günümüze Yansımaları“

      İlk söz:  "Fikrini asla değiştirmeyen bir insan, durgun su gibidir: Zihnin sürüngenlerini besler içinde." — "Üniversite sadece bilim için değildir, aynı zamanda Hak, Hukuk, Adalet ve Cumhuriyet içinde üniversite gereklidir.Üniversite Cumhuriyet'in sahipliğindedir."Memleket işlerinde, millet işlerinde, gerçek işlerde, duyguya, hatıra, kardeşliğe ve dostluğa bakılmaz. " "Bir kavram ne zaman tehlikeli olur? İçeriği bulanık olduğu halde, herkes bu kavramı bildiğini sanınca.Sözcük ve kavramların içini boşaltan, altını oyanlara itibar etmeyiniz. Onlarsız da yaparız ama kavram ve sözcüklerden bağımsız varolamayız.    Ünlü bir düşünürün  : .:“Bir ağacın yapraklarında eğer sararma varsa, bu sararmayı itekleyen ya da destekleyen bir kök sistemi var demektir."  diye bir  özdeyiş ( motto) var.    Bu bağlamda  Boğaziçi Üniversiteliler Derneği 14. Genel Kurulunun açılış konuşmasından altını kalın çizgilerle çizdiğim  önemli satırlar  birlikte okuyalım (*): “Bilimin Olmadığı Yerde Sadece Cehalet Değil, Vahşet de Kök Salmaya Başlar” Cumhurbaşkanımızın bu konuşmanın ana teması ,bir yandan çağdaş bilimin ve akılcılığın ülkemizde gelişmesine, diğer yandan sosyal, politik ve ekonomik disiplinler arasılık ve Ulusal irade Sesleniş Yetenekleriyle gerçekleştirme Koşullarının yaratılmasına ne kadar öncülük ettiğinizi sorgulayan,Ülke ekonomisinin  büyümesine / üretimine ne derece katkı sağlayıp /sağlayamadığınızı” “vatan ve ülkü” kavramına gönderme yaparak doğru bir paradigmayla sorgulamak.Yoksa  Yükseköğretim derecelendirme kuruluşları tarafından sıralamada kaçıncı olduğunuzu değil Patent ve patentlerin ürüne dönüşümü konusunda yüzde kaçlık başarı elde ettiğiniz,ne kadarını katma değere dönüştürdüğünüze  bakmak lazım... Yoksa gerisi Laf’ı güzaf..    “Üniversite bu anlamda ve üniversitenin kökeni itibariyle geçmiş bütün eğitim kurumları insanlığın en ulvi müesseselesi... Bu ulvi özelliklerini koruyup insan doğasına, insan onuruna, insanın ihtiyaç hissettiği erdeme hitap ettiğinde ve onu tekrar ürettiğinde aslında onun üretildiği toplumlara büyük bir onur kazandırmıştır. Bunun olmadığı toplumlarda ise maalesef araçsallaşmış ve önemini kaybetmiştir. Bizim gönlümüz, zihnimiz, yüreğimiz  küreselleşmenin getirdiği zihni ve bilgi harmanlanmasında Türk üniversitelerinin insanlığın önüne geçmesi ve tarihin öznesi, bilgi tarihinin öznesi olmasıdır. Sadece bilgi aktaran, yorumlayan değil bilgiyi üreten kurumlar haline dönüşmesidir. Yeni Türkiye kavramını bugünlerde siyasi olarak çok kullanırken, aslında böylesi yeni Türkiye’nin inşasının da temeli yeni bir bilgi paradigmasının inşası ve yeni bir üniversite geleneğinin bütün o engin tecrübe/deneyim üzerinde inşa edilmesidir.Bilimi yol gösterici olarak,rehber olarak seçmeyen ülkelerin ileriye gidebilmesi mümkün değildir.Onun içindir ki  büyük önder,"Benim mirasıma girmek isteyenler var sa,ancak aklı rehber alanlardır.Aklı rehber alanlar benim mirasıma girebilir."diyor.Bu nedenledir ki Türk halkı,bu cumhuriyetin genetik kodlarını oluşturan büyük önderin gösterdiği bu yol haritasını iyi yol haritası olarak seçmiştir.Bu yolda ,sendelemeden,sekteye uğramadan yoluna devam edecektir.Ve ona minettardır.Şükran borçludur.Ve onu minnetle ve şükranla her zaman anar.Bu nedenle;”Üniversite sadece bilim için değildir, aynı zamanda Hak, Hukuk, Adelet ve Cumhuriyet içinde üniversite gereklidir.Üniversite Cumhuriyet'in sahipliğindedir."    “Yükseköğretimin Fırtınalı Sularında” ;Üniversitelerde kurumsallaşma ve dünya üniversitesi olma ülküsüne yönelik çabalar… Bu ülkü ile “Türk Ulusu' nu çağdaş uygarlığın en ön safhasına geçirme, bilimde, teknikte özgür ve bağımsız olarak hareket edebilme, dünyanın en gelişmiş ülkesi olarak diğer ülkelere liderlik edebilme ve sürekli ilerlemenin bir düşünce-nesnesi olarak somut çıktılar elde etme çabaları…… Belki ülkenin sosyal, politik ve ekonomik gelişmelere önderlik etme isteği…. Bir yandan Ulusal irade seslenişi yeteneğini, diğer bir deyişle kolektif ruh/irade varlığını çağdaş bilim ve akılcılıkla geliştirme çabası…Bu çabaların elli yıllık panoroması… Sonra ...Sonrası malum!…Tarihteki örnekleri ile defalarca görülebileceği gibi Bilim'de ihmalin maliyeti çok çok büyük; bugün ise çok daha büyük, telafisi yok...(-).   Yine aynı mealde   "Uluslararası Münazara Turnuvası ödül" töreninde yapılan  konuşmadan altını çizdiğimiz satırlar.Birlikte okuyalım:     “Bize sorgusuz, sualsiz biat eden, cahil bir gençlik değil; neye inandığını, neyi savunduğunu, neyin mücadelesini verdiğini bilen, bunun için gereken her türlü donanıma sahip bir gençlik lazımdır. 15 Temmuz gecesi gördük ki işte bu vasıflara sahip gençlik, gerektiğinde ülkesi ve milleti için, istiklali ve istikbali için gözünü kırpmadan canını dahi ortaya koyabilmektedir”     Biat her anlamda ;sosyal,siyasal ve ekonomik güçlüden  yana olma..., Biat kültürüne sahip kişiler için ;güçlünün dini,inancı,milliyeti hiç önemli değil....!.  Amaca giden her yol mübah....Aynı zamnada Neo-Liberal Yükselen Değerlerin  genetik kodu olan Pragmatist / Makyavelist / Oportünist Düşünce Sistemi biat kültüründe de  hakim.... Öztürkçesi: kasaba kültüründen beslenen, hayatın özgerçeği yerine kendi gerçeğini öne çıkaran ilke ve kuraldan çok, anlık gelişmelere,- konjonktürel etkilere göre kendini ayarlayanlara için kullanılan bu düşünce sistemi, biat kültürünün de özünü oluşturmakta..Bu düşünce sisteminde tek önemli olan iktidar. Güç, yani iktidar kimdeyse onun önünde eğilimek...Arapça bir sözcük olan biat, hükmeden  ile hükmedilen arasında yazılı olmaksızın var olduğu kabul edilen itaat anlaşması anlamına gelmekte ....Biat (sorgusuz sualsiz söyleneni kabul) etmeyi bir alışkanlık haline getirmek....  Biat kültürünün olduğu yerde adalete de vicdana da yer yok.. Haklılık haksızlık aranmaz. Tartışma, sorgulama, eleştiri kabul etmez. Örnek: “Ya taraf olursun ya bitaraf” söylemi… Biat  kültürü, analitik düşünme yeteneğinin yok olması demek..; Böyle olunca artık güdümlenmeye, yönetilmeye hazır hale gelmiş demek ..... Tarihsel sürece  bakıldığında,  biat geleneği olan toplumlarda insanlar hep bilinçsiz olarak yönlendirilmiş, güdümlenmiş..Toplum afazileşmiş. Metaforik olarak, afazileşmiş toplumsal yapıda; insanlar anlamlandırma yeteneğinden mahrum hale gelmiş. .Yani bir anlamda, toplumca bir şuursuzluk hali içinde olmuş..Feodal yapılarda yaygın olan biat, çoğu kez rızaya dayansa da bazen zorla da söz konusu olmuş. Cemaat,tarikat, teba, tabiyet, tabi gibi sözcükler  de  aynı kökten geldiğini, birisine biat eden, ona tabi hale gelen;  onun  cemaatına,onun tebasına (biat edenleri) girdiğini  yazıyor kitaplar.....     Biat kavramı ,başlangıçta daha çok dinsel bir tema taşımış olmasına rağmen ; sonraları siyasal bir nitelik kazanmış ve  hükmedenle  hükmedilen arasında, yazılı olmayan ama zımnen (üstü kapalı) yapıldığı kabul edilen, bir bağlılık sözleşmesi anlamına dönüşmüş..Biat kültürü kendi içinde ve karşıtlarına karşı savaşlar Avrupa da 1542’de Alman köylülerinin ayaklanması ile başlamış ve 106 sene sürmüş ve en önemlisi bu savaşların nedeni günümüzde de olduğu gibi  Hükmeden sınıf (eskiden ruhban sınıfı) yani halkın sırtından geçinen sınıf, lüks içinde yaşayan bir aristokrasi olma isteklerinin kaynaklanmış.. Her anlamda sömürme Kula kulluk etmeden kaynaklanmış...      O dönemde Avrupa’nın büyük Hristiyan devletleri olan İspanya, Portekiz, Fransa, Avusturya, İsveç, Almanya, Hollanda,  İngiltere ve İrlanda savaşın bir parçası olmuş. Bir ara 300 bin köylünün katıldığı ayaklanma bu ülkeleri harabeye çevirmiş.   Biat  Savaşları'nın en kanlı olanı Otuz Yıl Savaşları... . Katolik ve Protestan devletler arasında başlayan çatışma daha sonra Fransa ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nu da içine alarak Avrupa’ya hakim olma savaşına dönüşmüş.     Almanya bu savaşta nüfusunun yüzde kırkını kaybetmiş.     Din Savaşları’nda ölenlerin sayısının 6 ile 19 milyon arasında olduğu tahmin ediliyormuş.    Ayaklanmanın ve ardından gelen savaşın birçok nedeni vardı. Ama en önemlisi Martin Luther ve John Calvin’in Hristiyanlıkta reform yapma girişimlerinden sonra ortaya çıkan Protestanlık ve Kalvenizm ile Katoliklerin onları tehdit olarak algılaması olmuş.   Bin beş yüz yıl Hristiyanlığa egemen olan Katolikler dinde reformu kabul etmemişler. Rakip kiliselere ait olanları ezmişler.  Biat ve Din savaşları, Westphalia Barış Antlaşması ile sona ermiş. Katolik kilisesinin din üstündeki tekeli sonlandırılmış. Hristiyanlıkta üç ayrı kilise olduğu tescil edilmiş:  Katolik, Protestan ve Kalvenizm. Bugün Avrupa’nın birçok ülkesinde Hristiyanlığın her kolu düşüşte. Bazı tarihçiler, bu düşüşün Avrupa’daki Din Savaşları ile başladığını yazıyorlar. Birçok insan, akıl almaz gaddarlık ve yıkıma neden olan biat kültürünün, insanın yararına olmadığını o tarihten itibaren düşünmeye başlamış. Özetle; İlk çağ ve Ortaçağ da Biat kültürünün  zirve yapmış....Sonra etkisi azalarak devam etse de ,Fransız devrimi ve ardından gelen sanayi devrimine kadar   tüm  Avrupa’da egemen olan feodal düzende dıotoriteye bağlılık usulü geçerli  olmuş..Biat kültürünün  temelinde "sömürü"yatmakta ve ekonomik...... Neden ekonomik ,çünkü aydınlanmış toplum tüm değerlerini (maddi ve maddi olmayan) koruma eğiliminde olmuş tarih boyunca....Ekonomik ve kültürel değerlerini koruyan ulusalar tarih sahnesinden silinmemiş.Biz, batının bir zamanlar yaptığı, dogmalarımızı azaltacak, yani biat kültürünü değiştirecek reformlar yapmaya kalkışsak bile, göreceksiniz, uygar batı, demokrasi yaygarası ile bu girişimimizi önleyeceğinden hiç şüpheniz olmasın....    Bu arada bir not ekliyelim ve şimdilik burda dursun.. Küresel oyun kurucu kimdir ve nasıl oyun kurucudur? diyenlere yanıt olarak İngiliz/ABD/Fransız/Alman. ve diğerleri.…İşte size küresel  biat  kültürel yapılanması örneği:YÜCE PİR/ Vasıllar/salıkler/ Müridler/ ve Talipler...   Postnişinde YÜCE PİR'in oturduğu Yeni Dünya Düzeni tarikatı iktidarını Tarikatı oluşturan Vasıl, Salik, Mürid ve Talipler,  dün olduğu gibi bugünde sinsi savaş  stratejileri...…  Yeni Dünya Düzeni tarikatı iktidarı tüm İnsanlık tarihinde yaptıkları katliamları,işkenceleri,talanları,kan ve gözyaşlarını,,hırsızlıklarını,,sömürülerini ve bunun üzerine inşaa  ettikleri ve halen bununla beslenen “Sosyo Ekonomik ve Kültürel “yapı… Ve bu oyun kurucular geçmişte  oynadıkları oyunlardan bazıları nelerdir derseniz...Bunlar saymakla bitmez...İsterseniz kitaplarda yazanların bazılarını özetliyelim...Birlikte okuyalım:      Bir zamanlar Hindistan’da bir yönetici, protein kıtlığından kırılan halka, sığır etini de yiyebileceklerini öğütlemeye başlayınca, Hindistan’ın İngiliz Valisi çok sert tepki göstererek, “halkın inançları ile oynanmasına izin vermem” söylemi ile adamın sesini hemen kesmiş....  Daha sonra bu vali yazmış olduğu hatıralarında, “eğer halkın sığır eti yemesini destekleseydim, proteinle beslenen halk daha sağlıklı-bilinçli olacaktı ve dogmalarının kırıldığında beklenen felaketlerin ortaya çıkmayacağını görünce de, İngiliz çıkarları Hindistan’da tehlikeye girebilirdi” diye yazıyor.,   Oradakilerin inancına bu denli saygılı olduğunu beyan eden İngiltere İmparatorluğu, uzun yıllar İngiliz Kumaşı olarak bilinen ve tercih edilen tekstil ürünlerinin Hindistan’da çok daha ucuza üretildiğini görünce ve çıkarları tehlikeye düşünce, Hindistan’daki tekstil işçilerinin (bir rakama göre 5.000 kişinin) sağ kolunu, tezgâhlarda artık çalışamasınlar diye Bethoven’in senfonisini dinleterek kestirmiş bir ülke..  Uzun zaman (Mao’ya kadar) yönetiminde tutuğu Çin’i, tüccarlarının aracılığıyla afyon-esrar bağımlısı yapan ve uyutan İngiltere, yollarda ser sefil yatan esrarkeşleri görmemezlikten gelmiş ve imparatorluğunun zenginliğini bu cesetlerin üzerine kurmuş.... Bir yöneticinin çıkıp da Çin’de esrar içilmesini yasaklamasıyla, kızılca kıyamet kopmuş; İngiliz İmparatorluğu yandaşları ile birlikte tüm gücüyle Çin’e saldırmış ve Pekin, Şangay’ı topa tutmuştur. Bu savaşın adı, tarihte “Afyon Savaşı” olarak geçmiş.   Sonuçta yenilen Çin, İngiliz tüccarlarını rahatsız ettiği için, özür dilemeye mecbur edilmiş ve “bundan böyle İngiliz tüccarları, tütün, esrar ve afyonu hiçbir kısıtlama ve engellemeye tabi olmadan satabilecektir” ibaresini taşıyan anlaşmayı yutkunarak imzalamak zorunda kalmıştır. Yetmedi, ceza olarak da, İngiliz Armadasını ve tüccarlarını rahatsız ettiği için, Hong-Kong’u 100 yıllığına İngilizlere vermiş. Yakın zamanlara kadar Hong-Kong’un bir İngiliz şehri olmasının nedeni bu iğrenç anlaşma..   Bu iki örnek de  de biat kültürünün temelinde i"sosyo-ekonomik,sosyo kültürel sömürü"görmek mümkün...    Batıda yavaş yavaş biat kültürünün yok olmasına ve analitik düşünce nin yerleşmesine yol açmış...       Dünya da zaman zaman, biat kültürünr karşı  çıkılsa da  biat kültüründen uzaklaşıldığı görünümü doğsa da otoriteye bağlılık anlamındaki biat kültürü şekil değiştirerek günümüze kadar devam etmiş.. Bunda bilimsel, sorgulayıcı, analitik eğitimin  yaşama geçirilememesinin büyük etkisi olmuş.. Macchiavelli, hükmedilenlerin mevcut otoriteye bağlılığı konusundaki şu saptamayı yüzyıllar önce Hükümdar (Prens) adlı kitabında yapmış: “Hükmedilenleri kolay kolay liderleri aleyhine ayartamazsınız. Ama bir kez ayartırsanız bu kez bağlılıklarını sizin otoritenize bağlılık şeklinde gösterecekler.”       Kısaca özetlersek , 17. yüzyıla kadar biat kültürü feodal  yapıların  gücünün temel taşlarından birini oluşturmuş. ve bütün savaşlar bu kültür büzerine inşaa edilmiş.....      Fransız Devrimi  sonrası görünüm değişmeye başlamış. Keşifler ve icatların ardısıra gelmesi ve sonuçta her şeyde olduğu gibi savaş araçlarında ve yöntemlerinde de yenilikler ortaya çıkmasına neden olmuş... Kol gücüne dayalı savaşların yerini yeni beyin gücüne dayanan ve bunların somut göstergeleri olarak  icat edilen araçların kullanıldığı savaşların  almış..   Buluş yapabilmek, teknolojiyi değiştirebilmek veya geliştirebilmek için bilimsel eğitim ve onun getirdiği özgür, sorgulayıcı, analitik düşünce sistemi öne çıkmış.  Biat kültürü, bilimselliği dışlayan  eğitime ağırlık vermiş..Öyle olunca da buluş yapmak, teknolojiye katkıda bulunmak pek mümkün olmamış.Analitik 1.0 den  Analitik 2.0’e ve  Analitik 3.0 yöneliş: Çağımızı yönlendiren  karşılıklı-bağımlılık ilişkilerinin  ulaştığı  son nokta  analitik    gereksinimdir. Yaygın biçimde  tartışıldığı gibi, bir toplumun kuruluş ve kurumları  “alışkanlıktan analize geçmiş” ise, insanlar iş yaparken  verileri derliyor; analiz ediyor, verilerin nesnel göstergelerine dayalı  karar üretiyorsa   “analitik 1.0 aşamasını” içselleştirmiştir diye yazıyor kitaplar ve devam ediyorlar.Birlikte okuyalım: "Analitik 1.0" işlerimizi, anadan, atadan, sokaktan, komşudan gördüklerimizle, alışkanlıkla yapma yerine, verilere erişme, verileri malumata dönüştürme, malumatları uygun yöntemlerle bilgi haline getirme, bilgilere sezgileri de katarak anlama derinliğine ulaşma. İşyeri kayıtlarını resmi makamlardan gelenlere göstermek için değil de, işlerin gidişatını görmek için analiz etmektir;kendimize ayna tutmaktır. Analitik 1.0 alışkanlıkla değil, analizle iş yapmak. "Analitik 2.0", büyük veriyi ehlileştirerek,gereksinim duyulan bilgileri, bilgi gürültüsü ve kirliliklerinden ayıklama işidir. Ünlü araştırmacı Bill S. Hansson'un uyarısı,tam da bu işlemlerin yapılmasının önemini anlatıyor. gereksinim duyulan verileri ayıklayabilecek insanlar hızla kritik alanlarda istihdam edilmeye başlanması Geleceğin parlak işleri analitik gerektiriyor. Ehlileşmiş bilgiyi elimizin menzili altında tutabiliyorsak,analitik 2.0 aşamasındayız; Analitik yeteneklerimizi yaygınlaştırmadan ve derinleştirmeden gelişmeleri kavramak mümkün değil. "Analitik 3.0" ise gereksinim duyulan ve uygun yöntemlerle erişilebilen ehlileştirilmiş bilgileri bir ürünün içine sindirerek, farklı, rekabet edebilir ve piyasası olan mal ve hizmet üretimine dönüştürme ve piyasada tutturabilme aşaması "Analitik 4.0" Bugünün dünyasında "öncü olanların" gündemlerinde analitik tartışmaları ilk sıralarda yerini korumakta... Analitik süreçlere hakim, bu süreçlerin gerektirdiği teknik araçları ustalıkla kullanabilen ve bu süreçleri şeffaflaştırabilen kişiler veri bilimci & veri analisti olabileceği konunu uzmanları tarafından belirtiliyor.. Analitik kavramı üzerinde bu kadar durma nedenimiz başta da belirttiğimiz gibi, dijital çağın bilgi üretme süreçlerinde merkezi öneme kavuşmuş olması... Şeffaflaşabilen ve büyük veriyi kucaklayabilen analitik geçerlidir bugün. Analitik konusunu merak edenler, bu kısa anlatım üzerinde bir kez daha düşünmeli. Eğer açıklamaları yeterli bulmayanlar varsa, kavramları açıkladığımız daha ayrıntılı yazılarımıza erişebilecekleri gibi, dünyada konuyu analiz eden bir dizi uzmanın makalelerine de okuyarak gerekli netliğe ulaşabilirler. Analitik, geleceğin insan kaynakları yönetimini bir numaralı sorun alanı Eğitim sistemleri yakın gelecekte "analitik-odaklı" olacağı kesin; bundan en küçük kuşkunuz olmasın.  Çağın gereksinimine  uygun bir değerler sistemine  kafa yormayan,  bilginin yeterli olmadığı  ve anlama derinliğine erişmenin gerektiğini kavramadan, bilgi   kuramına sahip olmak mümkün değil.İnsan doğasından kalkarak  günün gerçeklerine uygun  eğitim-öğretim sistemleri kurgulamayan bir toplum  vasatlık batağına  doğru gideceğinden de kimsenin şüphesi olmasın. Hatta,  yeni tekniklere uygun öğrenme sistemi  çerçeveleri  netleşmeyen, yeni araç-gereçlerle  uygun aktarma metotları geliştirmeyen, toplum yapısına ilişkin bir uzlaşma zemini bulmayan, fırsat yaratma konusunda  bir uygarlık tasavvuru ortaya koymayan bir toplum da   vasatlık tuzağından uzak duramaz. Bir ortak  akılda  uzlaşma sağlanamazsa, vasatlıktan  ileri toplum olmaya  gidemez. Özellikle de  vasatlıktan kurtulmanın  eğitim-öğretim bağlamının hayati önemi kavranmalıdır ki, çağı yakalayalım; proje-odaklı programlarla eğitim sistemimizi  alternatif tepki biçimleri üretebilen bir düzeye taşıyabilelim. Bu arada unutmdan Stephen W.  Hawking’den, çağdaş bilimin giderek artan biçimde tekniğe dayanmasının, mesleki uzmanlığa olan gereksinimin artıracağını, proje-odaklı yeni nesil eğitim-öğretim anlayışının öne çıkacağını söylüyor.    Kaynak-odaklı üretimden yetenek –odaklı üretime geçiş: Vasat toplum olmaktan ileri toplum aşamasına geçişin bir başka  ilişki düzlemi de, kaynak-odaklı üretim aşamasını  yetenek odaklı üretim aşamasına  taşımaktır.  Üretimin emek-sermaye ekseninden, yaratıcı-girişimcilik eksenine kaydığının  bilincine ulaşmadan da vasatlık tuzağından kurtulmamız mümkün olmaz. Dünya genelinde, satıcı piyasa egemenliğinin alıcı piyasalar egemenliğine kaydığını kavramadan da   vasatlığı  aşamamız mümkün mü?   Analitik  paradigma değişimini algılayamanlar, uygarlık yolunua girmekte zorlanmışlar . Bu toplumlar  biat kültüründen çıkamadığı, eğitimi bu paradigma değişimine göre örgütleyemediği için sanayi devrimine de yakalayamamış..Gerçi Batı bilimsel ilerleme ve toplumsal zengilliği sömürgecilikle  pekiştirmiş ...Gücünü güç katmış.....Batı bu yapı ile , her gün yeni icatları   daha da çoğaltmış ,teknolojide dev adımlar atmış.  Buna karşılık az gelişmiş ülkeler ya da gelişmekte olan ülkeler (Üçüncü dünya Ülkeleri) görünürde değişikliklere yol açan bir takım hukuksal düzenlemeler yapmaya çalışsa da altyapısı olmayan bu düzenlemeler, topluma pek bir şey katamamış. Asıl olarak eğitimi, aydınlanma çağının gereklerine göre düzenleyememiş. Ve doğal olarak batı daha ileri gittiği için onlara göre daha da geri kalmış.    Türkiye’yi biat kültüründen çıkaracak olan adımlar Cumhuriyetle birlikte atılmış. Büyük önder Musatafa Kemal Atatürk'ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” (hayatta en gerçek yol gösterici bilimdir) sözü bu değişimin en temel göstergesi olmuş. Türkiye, uzun bir aradan sonra ve çok geç kalmış olarak paradigma değişimine ayak uydurma yolunda adımlar atmış. Bu adımlar, aslında bugün tartışıp durduğumuz yapısal reformların ta kendisi.. Var olan yasaların çağdaş yasalarla değiştirilmesi, kadın erkek eşitliği, kadının sosyal yaşama ve çalışma yaşamına girmesi, eğitimde dinsel, geleneksel eğitimin yerini bilimsel eğitimin alması, ekonomide devletin önderliğinde sanayileşme için atılan adımlar vd hep bu yapısal dönüşümün halkaları olmuş... . Türkiye 'de  ki on yılda bir demokrasiden kopmalar,  küresel oyun kurucular (Yüce Pir) tarafından kurgulanıp, sahneye konan toplumsal bir mühendislik, toplumsal transformasyon projesi olmuş--------------Gerçi bu proje, bu güçler tarafından dünyanın her tarafında kurgulanıp istediklerinde uygulamaya sokulmuş bir proje------ (Küresel oyun kurucuların, yerel toplum mühendislerin (asker, bürokrat, akademisyen, gazeteci, sanatçı, din adamı vb.) aracılığı ile, küresel sermayenin ve onun uzantılarının çıkarlarını garanti altına almak, bu çıkarları maksimize etme arzularına dayalı ekonomik modeli zorla kurma, zorla modeli revize etme girişimi!..)... Demokrasiden kopartılarak revize edilen bu ekonomik model; doğal olarak, zamanla üst yapıyı kendi arzu ettiği formata, forma sokmuş, işin en acı yanı ; bu süreç sivil iktidarlarca da devam ettirilmiş olmuş... Ve içinde bulunduğumuz, yaşadığımız, yaşamak zorunda kaldığımız, yoz, afazi, kadim değerlerden yoksun bir toplum yapısı ortaya çıkmış......    Küresel Oyun Kurucuların 15 Temmuz işgal girişiminde ülkemizde yaşananlar gibi; dökülen/döktürülen kan, Küresel oyun kurucular tarafından, çok önceden planlanmış ve yerli işbirlikçileri ile sahneye konmuş.... Bu zaman sürecinde bugünde olduğu gibi; toplumu kutuplara bölerek  ayrıştırılmış ve ayrıştırılan toplum tek bir merkezden idare edilmiş ve birbirine kırdırılmaya çalışılmş..Toplumu dejenere edilmiş, gençliği pasifize edilmiş, toplum afazi hale getirilmiş. Toplumu afazileştirme faaliyeti, gençlik kesiminde yabancılaşmayı ve kimlik bunalımını beraberinde getirmiş. Dolayısıyla tüm darbe ve kalkışmalar toplumsal transformasyon projesi, '5Y formülü' (yoksulluk, yolsuzluk, yozlaşma, yabancılaşma, yasaklar) ile ifade edilebilecek bir dönüştürme projesi olmuş. Toplumun paraya, statüye ve güce tapınması için geliştirilmiş bir toplumsal mühendislik projesi...Meselâ siyasetten bağımsız olarak metinlerini analiz edildiğinde, düpedüz cahil olduklarını göreceksiniz, üçyüz kelimeyle konuşan ve hep tekrar yapan ve ülkeye dayatılan proje konularına odaklanan yalan yanlış gerçeklik taşımayan demokrasi özgürlük laflarının peşine düştüklerini. Bir de Ünvanları profesör/Doç/Yard.Doç..vb.sözüm ona şaşalı ünvanlar ..Dış ve yerli işbirlikçileri ile planlanan ve uygulamaya konan  askeri darbelere ve kalkışmalar , Ülkemizin dünyayı  ıskalamamıza ve paradigma değişiminin bir kez daha dışında kalmmız için girişilen oyunun bir parçası.olmuş...    Bugün geldiğimiz noktada ilk öğretimin, orta öğretimin, yüksek öğretimin,kısaca  tüm eğitim-öğretim sistemimizin hali içler acısı. Soru soramayan, sorgulayamayan, büyüklerinin dediğini kayıtsız koşulsuz doğru kabul eden, önüne konulanları sadece ezberleyen,  itiraz bile edemeyen bir öğrenci prototipleri oluşmuş... OECD’nin yaptırdığı PISA eğitim yeterliliği testinin sonuçları hangi noktada olduğumuzun açık ve acı bir göstergesi. Türk öğrenciler 65 ülkenin öğrencileri arasında matematikte 44, okuduğunu anlama ve anlatmada 42, fen bilgisinde 43’üncü sırada yer alıyorlar. Tahmin edeceğiniz gibi Uzakdoğu ülkelerinin öğrencileri en üst sırada... Dünyada son ikiyüz yıldır yaşanan gelişmeler, soru sormayan, sorgulayamayan, analitik düşünemeyen insanların buluş yapamayacağını, teknolojiye katkıda bulunamayacağını göstermiş bulunuyor. Bunun son örneğini Uzakdoğu ülkeleri veriyor. yöntemi kullanarak yani insanları soru soran, sorgulayan, analitik düşünebilen insanlar olarak kendi kültürel yapılarıyla entegrasyonu sağladıkları ve kadim değerlerdende zere kadar ödün vermeden , analitik düşünce ile yetiştirerek sanayileşmiş ülkelerin arasına girmeyi başarmışlar... Kimsenin baskısı altında olmadığımız, korkunun saptırıcı etkisinden uzakta bulunduğumuz zaman, içimize yolculuk yapıp soralım: “Değer katarak pastayı büyütüp payımı artırma peşinde miyim,yoksa mevcut pastadan pay kapma peşinde olanlardan mı?” İçimizdeki ses, “Değer katmadan değer kapanlardansın” diyorsa, hiç bir kuşkuya yer vermeden “sömürücü” biri olduğumuza karar verebiliriz. Var olmak için değil de varlıklı olma peşindeysek, yetenek ve beceri-odaklı olma yerine, eş-do...st, dayı-yeğen, kafa-kol ilişkisine dayalı varlık sahibi olmayı kendi vicdanımızda meşrulaştırabiliyorsak, sömürücülük yolunda bir hayli ilerlediğimizden kuşku duymamalıyız. Yeraltı ve yerüstü kaynakların, fiziki sermaye stokunun, insan kaynağının ve teknolojinin verimini artırma yerine, kısa yoldan zengin olmanın kurnazlığıyla var olanı kapma anlayışı ile kuşatılmışsak, sömürücülükte çıraklığı aşıp kalfalık dönemi başlamış demektir. Bir hukuk sistemi, yasa önünde herkesin eşitliğini içimize sindirmeyi, hakim bağımsızlığını özümsemeyi, yasalar yürürlükte olduğu sürece uyma zorunluluğunu zihnimizde meşrulaştırmayı gerektirir. Hukuk sistemi gereklerini unutmuş ve adamını bulup her sorunu çözeceğimize kendimizi inandırmışsak; sömürücülükte kalfalık dönemini bitirerek, ustalık dönemine geçiş yaptığımızın resmidir. Biat, sadakat ve itaata dayalı yaşam yolunu seçmiş, bir güçlünün arkasına takılmışsak; sloganlardan örülmüş ezberlerimizi ciddi fikirlerin yerine koymayı yeğliyorsak; muhataplarımızı fikirle ikna yerine düşman ilan ederek, yandaş cepheleri oluşturmayı yol ve yöntem edinmişsek, sömürücü kişiliğin ustadları arasında yerimiz sağlamdır. Gözetim ve denetim mekanizmaları yerine, ilkesiz gizliliğin karanlığında işlermizi yürütmeyi benimsiyorsak, sömürücülüğün ordinaryüsü olduğumuza da hükmedebiliriz. Kendi yanılmazlığımıza inanmış, kendi yarı doğrularmızı hayatın mutlak doğruları mertebesine yükseltmişsek, çevremizi de müritler sarmışsa, kuşkunuz olmasın ki, müritlerin taktığı kanatlarla uçanlar arasına katılır; sömürücülerin ustad-ı azamı mertebesine ulaşırız. Bildiklerimizle, açık ortamlarda söyleyebildiklerimiz arasındaki makası iyice açmış, dürüstlük limanını çoktan terketmişsek, değrerli olma yerine önemli olmanın tutkusuyla yanıp tutuşuyosak, küçük çıkarlarımız önüne hiçbir değer engel koyamaz, sömürcü kişiliğimizi kutsal şalların altında saklayarak, karanlıkların dostları kervanına katılırız. Bilmediğini bilmeyen, bildiğinin farkında olmayan, farkında olduğu gerçeklerden yana durmayan, sadece başkalarının hakları üzerinden varlık sahibi olma tutkusuyla yanıp tutuşanlardansak, insanlık sınırlarından çok uzaklaşmış, sömürücülük denizlerine yelken açmış oluruz. Bir toplumun insanları arasında “sömürücü anlayış” ne kadar yaygınsa, o toplum o kadar verimsizdir; yokluk ve yoksunluk içindedir    Biat kültürü, şehlere/şıhlara/tarikat ya da cemaat  liderlerine kayıtsız, koşulsuz bağlı prototipler  yetiştirimiş ve yetiştirmeye devam etmekte. Bu   Dünyanın en iyi okullarında, en iyi hocalarla okusalar bile buluş yapacak, teknoloji geliştirecek, teoriye katkıda bulunacak adımlar atmaları mümkün değil. Çünkü önceliklerinde hep bağlı oldukları lider ve onun düşünce sistemine biat olacağı kesin....      Türkiye’nin yapması gereken birincil yapısal reform eğitim reformu..temel eğitim. orta öğretim yükseköğretimde köklü değişiklikler yapılması ve okullarda  bilim derslerinin ağırlıklı olarak okutulması, soru sorulmasının özendirilmesi, analitik düşünce tarzının geliştirilmesine yönelik bir eğitim sistemine geçilmesi birinci koşul. Hiç kuşkusuz bunu yapabilmek için öncelikle eğiticilerin  eğitimini  sürekli sağlayacak kursaların açılması, öğretmen okullarında derslerin bu biçime dönüştürülmesi gerekmekte. Biat kültüründen kurtuluşun tek yolu bu. Biat eden değil, analitik düşünceye sahip , bizim dediğimize itaat eden değil bizim dediğimizi sorgulayan kuşaklar yetiştiremediğimiz sürece bu kısır döngüden çıkamaz, ortadoğunun sorgulayamayan, anlayamayan ve dolayısıyla teknoloji üretemeyen üçüncü dünya toplumları gibi olmaktan kurtulamamız mümkün değil.     Cumhuriyetimizin 100. yılında, Türkiye eğer, Cumhurbaşkanımızın gösterdiği "Hedef 2023"'e ,  ülkeyi buluş yapan, marka yaratan, teknoloji üreten bir ekonomi durumuna getirecek stratejik yol haritasını acilen yürürlüğe koymadığı sürece   birinci sınıf bir ekonomi konumuna ulaşması mümkün değil.. Biat kültüründen çıkamadığımız, analiz eden , sorgulayan, araştıran, bulan, eleştiren kuşaklar yetiştiremediğimiz sürece  gelişmiş bir toplum konumuna gelmek mümkün değil...http://www.alevalatli.com.tr/ Son söz: Düşünceyi inancın önünde tutan çabayı çocukluğumdan beri savunuyorum. Yaşamımda düz bir çizgi izlemedim; ama temel ilke ve görüşlerimde sezgisel yaklaşımlarım doğruya yakındı.Tarihteki en kötü suçlardan bazıları, insanların inandığı kurgusal hikayeler adına işlendi. Çok az savaş nesnel maddi şeylerle ilgilidir: insanlar hikaye üzerinde anlaşamadıklarında çatışma ortaya çıkar. İnsanlara fayda sağlayacak ortak iyi hikayeleri nasıl yaratabiliriz ve büyük sefalete neden olan kötü hikayeleri nasıl önleyebiliriz? Öncelikle hikayeleri bizim gibi insanların yarattığını anlamamız gerekiyor; böylece biz de onları değiştirebiliriz.   Bilimin kahramanı, özgür düşüncenin yılmaz savaşçısı, umutsuzluğa kendini teslim etmemenin irade simgesi, bir büyük deha Stephen W.  Hawking’den,  İnançtan düşünceye geçmekle ilgili  saptamalarını; hayatı anlamada  ve sorgusuz inanmanın bağnazlığından kurtulmanın kritik anahtarı niteliğinde.   Bu saptamaları birlikte okuyalım:: i-“Gerçeklik diye bir şey yoktur; zihni modele göre gerçeklik vardır. Zihni modelinizin varsayımlarını değiştirirsiniz, gerçekliğiniz de değişir!”   ii-   kendi gerçekliğinin tek gerçeklik olduğa, kendi yanılmazlığına inanın insanların, en büyük tehlike, olduğu  iii-, çağdaş bilimin giderek artan biçimde tekniğe dayanmasının, mesleki uzmanlığa olan gereksinimi artıracağını, proje-odaklı yeni nesil eğitim-öğretim anlayışının öne çıkacak  iv-sorunları kavrama ve anlamada çok temel araçlarımızdan biri olacak, kuramı, gelişmemiş zihinlerin küçümseneceği v- inanç özgürlüğü ile düşünce özgürlüğünü ayıramayan birey, topluluk ve toplumların gelişme yoluna yarışı kazanamayacaklar  vi- sonsuz küçük ile sonsuz büyüğü açıklayabilecek “birleşik kuramın” insan yaşamını kolaylaştıracak atımları  hızlandıracağı  vii- “İnsanın asıl gücünün, fizik gücü değil, düşünce ve düş gücü” olduğunu...  viii- Analitik düşünce sisteminin ,ekonominin makro ve mikro sorunlarını tam ve bütün olarak kavramada da bir anahtar olduğu  Analitik düşünceden uzak biat kültürü bir mesel gibi: ...Ağaç kovuğundaki mantar.....İçiniz oyulduğunda o boşluğa yerleşen ve sizin eğitilmez cehaletinizle büyüyen bir başkası oluyor özü emen...Sonra?...Sonrası malum!..."Kulla kulluk eden prototipler"... Son söz:       Milli İrade’yi, Milli Egemenlik’i örseleyen ‘vesayet’ zincirleri ile Türk Milleti’ni prangalara mahkum etmek isteyen hain oluşumlara ve girişimleri önlemek için başta eğitim kurumlarımız olmak üzere tüm Devlet kurumlarımızda belirli sosyal grup ve sınıfların çekip çevirme anlamında ayrıcalıklı bir konumda bulunmalarına izin verilmemesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Bekasına hizmet eden nesiller yetiştirmesini temennisi ile Aziz Şehitlerimizin Ruhları Şad Olsun ! ...Nurlarda Yatsınlar Cennet Ehli onlar..   Bunu asla unutmayın. Hem TBMM’nin şerefli tarihini, hem de içimizdeki hainlerin ihanetini unutmayın. Unutursanız acınacak hale gelirsiniz. Sağlıcakla kalın... Yüreği "Berkehan ve Bilgehan Deniz "  Kadar temiz tüm insanların, günleri hep aydınlık olsun!.. Yüreğinizdeki sevgi daim olsun! Umudu hiçbir zaman kaybetmemek dileği ile !.... ----------------------------------- (*) https://goo.gl/MAUJrP )  (**)http://bit.ly/2qROIj3.  (***)  Bilgilendirici bir konuşma,: "Devlet-ulema ittifakı: Müslüman ülkeler neden geri kaldı?"https://bit.ly/3mmD9AI (****)  Bilgilendirici bir yazı,   Türkiye ve Muhafazakarlık Üzerine Bir Ağıt: 2013-2016 |  https://bit.ly/3j3v6GD (-)“Makale sayımız artıyor. 2013’te 26 bin iken 2016’da 36 bini aştı. Ama çoğu etki düzeyi düşük dergilerde yayımlanıyor ve atıf almıyor. Her bilim alanında etki değeri en yüksek olan ilk yüzde 25’lik dilime giren dergilerde yayımlanan makalelerin dünya ortalaması yüzde 44 iken, Türkiye kaynaklı makalelerde bu oran yüzde 21. En düşük dilime giren makalelerin dünya ortalaması yüzde 20’nin altında iken bu rakam Türkiye için yüzde 34. Türkiye üniversitelerinden çıkan makalelerin çoğu en alt dilimdeki dergilerde yayımlanıyor.“https://goo.gl/mubz4D / https://goo.gl/y8bfWH / https://goo.gl/LRfUJd

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Mezunlarına İş Olanakları

Geleceği İnşa Eden Kurumlar: Üniversitelerin Toplumdaki Yeri ve Önemi Üniversiteler, bir toplumun sadece bugününe değil, aynı zamanda geleceğine de yön veren en önemli kurumlardır. Onlar yalnızca akademik bilginin üretildiği ve aktarıldığı mekanlar değil, aynı zamanda Hak, Hukuk, Adalet ve Cumhuriyet gibi temel değerlerin de koruyucusu ve geliştiricisidir. Bu kutsal mekanlar, bilginin üretildiği, saklandığı, biriktirildiği ve sonrasında ete kemiğe büründürüldüğü yerlerdir. Üniversiteler, toplumun sosyal, siyasal ve ekonomik dinamiklerini şekillendirerek, topyekûn bir kalkınmanın lokomotifi haline gelirler. Bir ülkenin modern uygarlık seviyesine ulaşma hedefinde, üniversiteler adeta bir pusula görevi görür. Ancak bir üniversitenin saygınlığı, sadece reklam kampanyalarıyla veya popüler dizilere sponsor olarak kazanılamaz. Gerçek ve kalıcı bir imaj, bilim insanlarına, araştırma projelerine ve enstitülere yapılan yatırımlarla yaratılır. Üniversitelerin, bilim ve teknikte özgür ve bağımsız hareket edebilme yeteneğini geliştirmesi, ancak kolektif bir ruh ve irade varlığını çağdaş bilim ve akılcılıkla harmanlamasıyla mümkündür. Yerel yönetimlerin, kendi şehirlerindeki üniversitelerin kalitesini artıracak adımlar atması, yalnızca eğitim dünyasına değil, aynı zamanda şehrin ekonomik ve kültürel hayatına da büyük bir katma değer sağlar.   Sürdürülebilir Kalkınmanın Pusulası: Üniversitelerin Yeni Rolü   Günümüzde üniversitelerin misyonu, Aristo'dan bu yana süregelen "öğrenci yetiştirme, bilimsel faaliyetlerde bulunma ve toplumun sorunlarına çözüm arama" üçlüsünün ötesine geçmiştir. Artık üniversiteler, küresel gündemin merkezinde yer alan sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmada kritik bir rol oynamaktadır. Birleşmiş Milletler'in 2030 hedefleri doğrultusunda, üniversiteler sadece nitelikli insan gücü yetiştirmek ve araştırma çıktıları üretmekle kalmamalı, aynı zamanda sürdürülebilir bir çevre, ekonomi ve sosyal yaşam için yeni çözümler üreterek toplumu bilinçlendirmelidir. Bu anlamda, geleceğin liderlerini yetiştiren üniversiteler, gerekli stratejilerin geliştirilmesinde yol gösteren, değer yaratan kurumların başında gelir. Türkiye'deki bazı öncü üniversiteler, bu sorumluluğu üstlenerek BM Küresel İlkeler Sözleşmesi'ni imzalamış ve faaliyetlerini bu hedefler doğrultusunda şekillendirmiştir. Örneğin, kamu üniversiteleri arasında bu sözleşmeyi ilk imzalayan Yıldız Teknik Üniversitesi, yayımladığı entegre faaliyet raporuyla bu alanda nasıl liderlik edilebileceğinin mükemmel bir örneğini sunmuştur. Bu tür raporlama sistemleri, üniversitelerin tüm faaliyetlerini gözden geçirmesini, vizyon ve misyonlarıyla entegre etmesini sağlar. Entegre düşünce ve iş yapma şekli, disiplinlerarası iş birliğini teşvik ederek kaynakların çok daha verimli kullanılmasını sağlar ve yaratılan değerin daha geniş bir kesim tarafından anlaşılmasını kolaylaştırır.   Türkiye'nin Eğitimdeki En Büyük Sorunu: İşsizlik Değil, Mesleksizlik   Türkiye'nin en önemli sorunlarından biri, istatistiklere bakıldığında işsizlik gibi görünse de, aslında mesleksizlik problemidir. Ne yazık ki, üniversite kontenjanlarının neden boş kaldığı, lisans mezunları arasındaki işsizlik oranının neden yüksek olduğu gibi soruların cevabı bu gerçeğin içinde gizlidir. İşsizlerin içinde en yüksek oranı üniversite mezunlarının oluşturması, mevcut eğitim sisteminin iş dünyasının talep ettiği yetkinlik ve becerilerle gençleri donatmakta yetersiz kaldığını gösteriyor. Bu sorunu çözmek için, iş dünyasına yönelik, daha uygun yetkinlik ve beceri bazlı eğitim modellerine odaklanmamız gerekiyor. Türkiye, üniversiteye giren herkese bir şekilde diploma vermek zorunda değildir. Öğrenci gereken düzeyi tutturamıyorsa, elenmeli ve bu yaklaşım tüm meslek dalları için geçerli olmalıdır. Aksi takdirde, üniversite mezunu sayısı uluslararası istatistiklerde iyi görünse bile, bu durum bir devleti, toplumu ve kurumları içten içe kemiren bir hastalığa dönüşür. İşletme Bölümü: Geleceğin Liderlerini Yetiştiren Bir Okul Türkiye'de değeri tam olarak anlaşılamayan, ancak büyük bir potansiyel taşıyan bölümlerden biri de İktisadi ve İdari Bilimler Fakülteleri (İİBF) ve özellikle İşletme bölümüdür. Bu bölümden mezun olanlar için "CEO olmaya giden yol buradan geçer" sözü, aslında bir gerçeği yansıtır. İşletme eğitimi, bireylere yönetim, muhasebe, iktisat, ticaret hukuku ve ekonomik sistemler gibi alanlarda çok yönlü bir altyapı sunar. İşletme Okumak İçin Beş Önemli Neden: Geniş İş Alanı: İşletme mezunları için iş bulma imkanı oldukça geniştir. Büyük bir şirketten küçük bir esnafa kadar her yerde, halkla ilişkiler departmanından muhasebeye kadar pek çok alanda kariyer yapabilirsiniz. Bitmeyecek Eleman Gereksinimi: Pazarın genişlemesiyle birlikte şirketlerin işletme mezunlarına olan ihtiyacı sürekli artmaktadır. Bu durum, diğer bölümlere göre daha fazla iş bulma şansı sunar. Yükselme Şansı: İşletme mezunları için kariyer merdivenleri sınırsızdır. Her çalıştığınız işte yükselme şansınız vardır. Meslekte geçirdiğiniz her gün, sizi bir adım öne taşır. Dünya İnsanı Olma Fırsatı: Yabancı dil bilginizle birleşen işletme diploması, sizi uluslararası alanda aranan bir profesyonel yapar. Yurt dışında çalışma veya global şirketlerde görev alma hayalleriniz gerçek olabilir. Her Zaman Hayatın İçinde Olmak: İşletme, sürekli güncel kalmayı ve farklı alanlardan bilgi sahibi olmayı gerektiren dinamik bir alandır. Bu sayede, çevrenizdeki kişilerle her konuda rahatça sohbet edebilir ve entelektüel birikiminizi sürekli taze tutarsınız. İİBF mezunları, kamuda ve özel sektörde sayısız kariyer fırsatına sahiptir. Kaymakamlıktan, idari hakimlik ve sayıştay denetçiliğine, bakanlık uzmanlığından serbest mali müşavirliğe kadar geniş bir yelpazede meslek icra edebilirler. Bu geniş kariyer olanakları, işletme bölümünü geleceğe yönelik sağlam bir yatırım haline getirir. Eğitim Sisteminde Dönüşüm Şart: YÖK Atlas ve Nitelikli Eğitim Akademisyenlerin iş yükü fazlalığı, ders sayılarının çokluğu ve kadro sorunları, maalesef araştırma ve yayın kalitesini olumsuz etkilemektedir. Akademisyenler, lisans ve yüksek lisans seviyesindeki öğrenci yoğunluğundan dolayı Ar-Ge'ye ve bilimsel yayınlara yeterli zamanı ayıramamaktadır. Dünya sıralamalarında daha üst sıralara çıkmak için, akademisyenlerin "daha fazla derse girmeye değil, daha fazla ve daha kaliteli yayın yapmaya" teşvik edilmesi gerekir. Her akademisyen sadece uzmanlık alanlarıyla ilgili belli sayıda derse girmeli, zorunlu ders yükü azaltılarak bilimsel çalışmalara yönelmesi sağlanmalıdır. Bu dönüşümün anahtarlarından biri de müfredatın güncellenmesidir. İşletme bölümü eğitim sisteminin en önemli sorunu, müfredatın paydaşların istediği nitelikte öğrenci profili sağlayamamasıdır. Bu nedenle, ders müfredatlarının günümüz değişen koşullarına ve sanayinin gereksinimlerine göre yeniden güncellenmesi şarttır. Hocaya göre ders değil, öğrencinin geleceğe hazırlanması için bir ders planı oluşturulmalıdır. Ayrıca, üniversitelerin uluslararası akreditasyonlara (örneğin AACSB) sahip olması, hem öğrencilerimize hem de akademisyenlerimize dünya çapında tanınırlık ve kariyer olanakları sunar. Bu akreditasyonlar, öğrencilerimizin parlak bir eğitim hayatı yanında, akredite olmayan okullarda bulunmayan eğitim ve kariyer olanaklarına sahip olmalarını sağlar. Akademisyenler için ise uluslararası işbirlikleri geliştirme ve iyi uygulamaları paylaşma fırsatları yaratır. Gençlerimizin kariyerlerini bilinçli bir şekilde planlamaları için YÖK Atlas gibi dijital rehberlik platformlarından yararlanmaları büyük önem taşır. Bu platformlar, onlara meslekler ve tercih listeleri hakkında kapsamlı bilgiler sunarak doğru kararları vermelerine yardımcı olur.   Nasihatname: Hayata Hazırlık Yolculuğu   Unutmayın, üniversiteden mezun olmak bir yolun sonu değil, yeni bir başlangıçtır. Peyami Safa'nın dediği gibi, "Tahsiliniz bugün bitmiyor, bilakis bugün başlıyor." Hayatınız boyunca öğrenmeye, gelişmeye ve kendinize yatırım yapmaya devam edin. Yeteneklerinizi temel alan bir eğitim sistemi arayışında olun. İstihkâmlarınızı güçlendirin, zor zamanları fırsata çevirin. Benim yaşıma geldiğinizde, benim hiç olamadığım kadar hakîm, fehim, müstakim, emin, mekin ve metin olun. Ve en önemlisi, Aziz ülkemizi bir bütün olarak, tüm sürgünleri ve meyveleriyle birlikte görün. Unutmayın ki, Türkiye kendine has bir kimliğe sahiptir, düz akılla anlaşılmaz, pergele, cetvele gelmez ve batmaz. Eren Bali gibi ilham verici liderlerden feyz alın ve daima "yapılması gerekeni" yapmaya gayret edin. Bu bilinçle hareket ettiğinizde, hem kendiniz hem de ülkeniz için aydınlık bir gelecek inşa edersiniz.     İlk söz: "Üniversite sadece bilim için değil, aynı zamanda Hak, Hukuk, Adalet ve Cumhuriyet içinde üniversite gerekli.Üniversite Cumhuriyet'in sahipliğinde."Memleket işlerinde, Millet işlerinde, gerçek işlerde, duyguya, hatıra, kardeşliğe ve dostluğa bakılmaz. " Dünya üniversitesi olma ülküsüne yönelik olarak "Türk Ulusunu” çağdaş uygarlığın en ön safhasına geçme,bilimde, teknikte özgür ve bağımsız olarak hareket edebilme,dünyanın en gelişmiş ülkesi olarak diğer ülkelere liderlik edebilme ve sürekli ilerlemenin bir düşünce-nesnesi olarak somut çıktılar elde edebilmek için Ulusal irade seslenişi yeteneğini, diğer bir deyişle kolektif ruh/irade varlığını çağdaş bilim ve akılcılıkla geliştirmek.Bu bağlamda; beşeri sermayemizin, aydınlık yarınlarımızın umudu olan gençlerimizi ;Fikri, Vicdanı ve İrfanı Hür olarak Kadim değerlere (İnancına, Tarihine , Kültürüne )bağlı analitik düşünen, tartışan , üreten bireyler olarak yetiştirmek. Üniversiteler dünyanın her ülkesinde olduğu gibi bizim ülkemizde de toplumun en önemli kurumları olmuştur, olagelmiştir. Çünkü üniversiteler toplumun sosyal, siyasal, ekonomik olduğu gibi bilim, teknoloji, katma değer üretimi, çağdaş medeniyet seviyesine erişme, velhasıl topyekûn kalkınmanın tümünü içeren nadir kurumlardır. Toplumun dinamikleridir.  Üniversiteler, bilginin üretildiği, saklandığı, biriktirildiği ve sonra da o bilginin kullanılarak ete kemiğe büründürüldüğü bu kutsal mekânlar, aynı zamanda demokrasi kültürünün yeşertilip büyütüldüğü mekânlardır. Bu sebepledir ki; üniversitelerin bireyden devlet yönetimine ne kadar basamak var ise hepsine dokunan ve ülke geleceğinin inşası anlamında önemi çok büyüktür  Üniversitelerin dün de bugün de üç önemli görevi ve misyonu olmuştur. Öğrenci Yetiştirmek, Bilimsel Faaliyetlerde Bulunmak (Bilim Üretmek) ve Toplumun Sorunlarına Çareler aramak. Aristo’dan günümüze birçok aşamalardan geçen “üniversite” ler, hep bu üçlüye ilişkin faaliyetlerde bulunmuş ve şekillenmişlerdir. Çok genel ama akılda kalır olması için kısa not:Üniversite imajı: Nasıl yaratılır? Reklam kampanyaları ile imajı değiştirme gayretleri boşuna çaba...Sponsor markalardan Uyduruk dizilerin,verimsiz futbolcuların ve yeteneksiz yöneticilerin fonlanmasını değil bilim insanlarını sponsorluğunu istemek en ussal yol...Bu bağlamda; Üniversite Enstitülerinde ki araştırma projelerine sponsor olmamış hiçbir marka, futbol sponsorluğu yapamamalı......Yerel yönetimler de kendi şehirlerinde ki üniversitelerin kalitesinin artmasının şehirlerine getireceği katma değeri hesaba katarak üniversitelere gerekli desteği vermeli.... "Sürdürülebilir Kalkınmanın Pusulası  Üniversitelerdir(*) Toplumun gelişimi ve dönüşümü üzerinde önemli etkisi bulunan üniversitelerin, nitelikli insan gücü yetiştirmeleri ve araştırma çıktıları üretmeleri temel görevleri. Ancak görevleri bununla sınırlı değil. Üniversiteler aynı zamanda sürdürülebilir kalkınmanın zorluklarına karşı üretilecek yeni çözümler için gerekli olan yeni bilgi ve becerileri kazandırma ve toplumun bilinçlendirilmesinden de sorumlular. Geleceğin liderlerini yetiştiren üniversiteler, amaçlara ulaşmak için gerekli stratejilerin geliştirilmesinde yol gösterecek değer yaratan kurumların başında geliyor. Birleşmiş Milletler 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ve İklim Değişikliği Konferansı (COP) kararları doğrultusunda üzerine düşen sorumluluğu alarak Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’ni (UNGC) imzalayan dünyadan 169, Türkiye’den ise 9 üniversitenin olduğunu görüyoruz. Üniversiteler verdikleri bu karar ile sürdürülebilir çevre, ekonomi ve sosyal yaşam için kalkınma hedeflerine ulaşmayı tüm faaliyetlerinde öncelikleri arasına alıyor. Türkiye’de kamu üniversitesi olarak ilk BM Küresel İlkeler Sözleşmesi imzacısı olan Yıldız Teknik Üniversitesi, geçtiğimiz günlerde “Entegre Faaliyet Raporu” yayımlayarak Türkiye’deki ilk, dünyada ise sayılı üniversiteler arasında yerini aldı. YTÜ Entegre Faaliyet Raporu’nun önsözünü yazan Uluslararası Entegre Raporlama Konseyi (IIRC) Onursal Başkanı, Prof. Mervyn King, raporu “Bir yükseköğretim kurumunun hesap verme yükümlülüğü alanında nasıl liderlik edebileceğinin mükemmel bir örneği” olarak ifade ederek aslında bunun ne anlama geldiğini tam manasıyla aktarmış oldu. Üniversitelerin temel görev ve sorumlulukları çerçevesinde tüm paydaşları ve toplum için yarattıkları değerin ve ne yaptıklarının anlatılması da önem taşıyor. Entegre düşünce ve bu temele dayanan entegre raporlama düzeni, üniversitelerin tüm faaliyetlerini gözden geçirmelerinde; vizyon, misyon ve stratejik hedeflerine entegre edilmesinde önemli bir araç niteliğinde. Entegre düşünce ve iş yapma şekli, disiplinlerarası faaliyetleri ve işbirliğini teşvik ederek tüm kaynakların çok daha verimli kullanılmasını sağlarken, raporlama bunun daha geniş bir kesim tarafından anlaşılmasını ve yaratılan değerin dış algısının kuvvetlenmesini sağlıyor. Sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılmasında pusula görevi gören üniversitelerin, sürdürülebilirlik yaklaşımını benimsemeleri, entegre düşünceyi içselleştirmeleri, tüm toplumun gelişimi ve dönüşümü açısından önem taşıyor. Yükseköğretim alanında kurumları yönlendirecek ve cesaretlendirecek iyi örneklerin sayısının artması için onları teşvik edecek mekanizmalar ve düzenlemelerin geliştirilmesi, bu yolda atılması gereken en önemli adımların başında geliyor Ülkemizin en önemli sorunlarından birisi İşsizlik değil mesleksizlik..Üniversite kontenjanlarının neden boş kaldığı sorusunun cevabı da burada saklı..Bu sorunun çözümü, İş dünyasına yönelik daha uygun yetkinlik ve beceri bazlı kaliteli eğitim (Metafordan Gerçeğe Üniversite)Türkiye'nin en büyük problemlerden bir taneside Akademik Çalışmaların ülke ekonomisine ( Üretimine ) ne kadar katkı sağladığı ile ilgili..   Ülkemizin en önemli sorunlarından birisi İşsizlik değil mesleksizlik.. Bu sorunun çözümü, İş dünyasına yönelik daha uygun yetkinlik ve beceri bazlı eğitim.. Türkiye'nin gerçek sorunu ! 19 - 25 yaş arası "vasıfsız" genç nüfus.. "İşsizlerin içinde en yüksek oran Üniversite mezunlarında..." Çözüm, İş dünyasına yönelik daha uygun yetkinlik ve beceri bazlı eğitim. Türkiye, üniversiteye giren herkese bir şekilde üniversite diploması vermek zorunda değil. Öğrenci gereken düzeyi tutturamıyorsa, elenmeli. Bu yaklaşım, tüm meslek dalları için de geçerli. Üniversite mezunu sayısı, uluslararası istatistik yönünden bir ülke için elbette önemli ama, layıkıyla değilse bir devleti, toplumu ,kurum ve kuruluşları kemiren bir iç hastalık. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültelerinin tüm bölümleri son derece önemli ama değeri, Türkiye’de bilinmeyen bölümler. Gerçek değerleri anlaşılsa ve doğru şekilde öğretilip, iş dünyasına yönelik daha uygun yetkinlik / beceri bazlı eğitim yapılsa, mezunları bir çok sektörde iş bulur. İşletme Okumak İçin 5 Neden i. Geniş İş Alanı Ülkemizde ne yazık ki işletme okuyorum demek alay konusu haline geldi. Öğrenciler işletme okuduklarını söylediklerinde klişeleşmiş söylemlerle karşılaşıyorlar. Ancak alan seçme konusunda ki şansı tartışılamaz bir gerçek. Büyük bir şirketten tutun da küçük bir esnaf lokantasında dahi iş bulma imkanınız var. Yöneticilik vasfına sahip olduğunuzu düşünüyorsanız bu alana yönelebilir, ben kimse için çalışamam diyorsanız hayalinizdeki işi kurabilirsiniz. Demem o ki siz hangi yöne gitmek isterseniz işletme sizi destekler. İster halkla ilişkilerde kariyerinizi planlayın ister muhasebe departmanında.   ii. Bitmeyecek Eleman Gereksinimi Ülkemizde pazar alanının genişlemesiyle şirketlerin işletme mezunu eleman ihtiyacı da artıyor. İş bulma sitelerine girdiğimizde eleman konusundaki açlığı net bir şekilde görebiliyoruz. Durum böyleyken işletme mezunları iş bulma konusunda diğer bölümlere oranla daha şanslı. Siz istemedikçe işsiz kalmanız epey zor görünüyor. iii. Yükselme Şansınız Bazı bölümlerde yükselme konusunda sınırlar vardır. Çok az kişi o sınırları aşarak yükselir. Fakat işletme mezunuysanız okuldan sonra her çalıştığınız iş yükselmeniz için basamak niteliğindedir. Yani işletmede yerinizde saymazsınız. Meslekte geçirdiğiniz her gün sizi hep bir adım öne taşır. Elbette bu süre zarfında kendinizi geliştirmek için çaba da göstermelisiniz. iv. Dünya İnsanı Olmak Hayalinizde sık sık yurtdışına çıkmak varsa işletme bu isteğinize de cevap veriyor. Bölümünüzün yanına bir de yabancı dil eklerseniz yurtdışıyla bağlantıları olan bir şirket için aranan aday olabilirsiniz. Hem iş hem tatil yapma fikri bölümü sevmek için büyük bir neden. Ben tamamen yurtdışına yerleşeceğim diyorsanız yurtdışındaki bir şirkette iş bulma şansınız da var. Çünkü dünyada da aranan bir bölümden mezunsunuz.  v. Her Zaman Hayatın İçinde Olmak İşletme okumanın bir diğer artısı da hayatın içinden bir bölüm olması. Öğrenme eylemi meslek hayatı boyunca devam ettiğinden güncel olaylardan her daim haberdar olmanız mümkün. Böylelikle çevrenizdeki kişilerle sohbet edebileceğiniz konuyu rahatça bulabilirsiniz. Çünkü her alandan bilgi sahibi olmanızı isteyen bir bölümün mezunusunuzdur. 'CEO olmaya giden yol İİBF'den geçer. Özellikle İşletme bölümünü bitirenler, yönetim için gerekli donanımla mezun olur' İİBF'nin herhangibir bölümünü özelliklede  İşletme bölümünü bitirmenin en büyük avantajı siz hayatta ne yapacaksanız yapın bu yeteneğe ihtiyacınız var. O size bu yetenekleri veren bir bölüm. Muhasebeden, iktisattan, ticaret kanunu, ekonomik sistemler, hayata dair altyapıyı sağlayan bir bölüm. İş Olanakları: i-TİKA uzman yardımcısı , (29.12.2018)https://bit.ly/2AmuF3L ii-Dışişleri Bakanlığı memur (29.12.2018)https://bit.ly/2EWkgPT iii-Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu uzman yardımcısı alımı için ilana çıkmış (29.12.2018)(https://www.tihek.gov.tr/duyurular/index.html ) İktisadi İdari Bilimler Fakültelerinin tüm bölümleri özellikle  "İşletme" bölümü son derece önemli ama değeri, Türkiye’de bilinmeyen bir dal. Gerçek değeri anlaşılsa ve doğru şekilde öğretilip, iş dünyasına yönelik daha uygun yetkinlik / beceri bazlı eğitim yapılsa, mezunları bir çok sektörde iş bulur İktisadi ve idari bilimler fakültesi öğrencilerinin okula başladıkları andan itibaren en çok karşılaştıkları soru: Mezun olduğunda hangi mesleği yapacaksın? Sorusudur. Bu soru henüz bölümünü dahi tanımayan bir öğrenci için oldukça anlamsız ve bir o kadar da bilinmezdir. Bu nedenle  İİBF  bölümlerine yeni başlayan  ve mezunlara bir katkı sağlamak /rehberlik yapmak  için bu yazı kaleme alınmıştır. Bir İİBF mezunu kamuda bir çok alanda çalışma olanağına sahiptir. Kaymakamlıktan, Müfettişliğe, Denetçilik, Uzmanlık. SPK Meslek Personel Yardımcılığı http://www.spk.gov.tr/Duyuru/Goster/20170405/0 Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavir Yeminli Mali Müşavir varıncaya kadar bir çok kariyer meslekte çalışma olanağı olan İİBF mezunlarının düz memur olarak da çalışmalarının önü açık. Bir çok İİBF mezununun hayalinde olan mesleklerden biri ise, İdari Hakim olabilmektir. Dış İşleri Bakanlığı'nın konsolos ve ihtisas memurluğu mesleği ise kendisini yabancı dil konusunda iyi yetiştirmiş bir İİBF mezununun olabileceği mesleklerdir. İİBF Mezunları İçin Kariyer Meslekler  İİBF  bölümlerinde okuyan bir öğrenci için girilebilecek kariyer meslekler şunlardır: Kaymakamlık, İdari Hakimlik, Sayıştay Denetçiliği, Merkez Bankası Uzmanlığı, Bakanlık veya Bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili kuruluşlarda Müfettişlik, Uzmanlık ve Denetmenlik.   Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavir Yeminli Mali Müşavir SPK Meslek Personel Yardımcılığı http://www.spk.gov.tr/Duyuru/Goster/20170405/0 Bunlar içerisinde, çalışma olanaklarının en ideal olduğu, maaş ve özlük hakları açısından diğerlerinden daha iyi durumda olan meslekler sırasıyla: Merkez Bankası Uzmanlığı, Sayıştay Denetçiliği, İdari Hakimlik,  Kaymakamlık TİKA uzman ve Uzman yardımcısı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu    Müfettiş veya Uzman olmaktır. Bir çok kamu kurum ve kuruluşunda Müfettiş ve Uzman vardır. Bakanlıkların yanı sıra, bakanlıklara bağlı, ilgili veya ilişkili kurumlarda da müfettiş veya uzman olunabilir. Bununla birlikte Belediyelerde de Müfettiş olabilme imkanı söz konusudur. Maaş ve özlük hakları açısından Müfettişler uzmanlara göre bir adım daha öndedir. Uzmanlık mesleği iki kısma ayrılır: Birincisi meslek uzmanlık, ikincisi ise taşra uzmanlığı. Merkez uzmanlığı, Müfettişler ile aynı haklara sahipken,i taşra uzmanlarının özlük hakları biraz daha düşüktür.  Kariyer mesleklerde aynı şeyi ifade ettiği düşünülen oysa çalışma yeri, özlük hakkı ve maaş açısından birbirinden ayrılan mesleklerdir. Sayıştay haricinden kamu kurum ve kuruluşunda yer alan denetçiler merkez kadro olarak çalışırlar. Maaşları ve özlük hakları merkez uzmanları ile eşit durumdadır. Oysa, denetmenlerin maaş ve özlük hakları taşra uzmanları ile eşit düzeydedir. Ayrıca, denetmenler taşra kadrosuna bağlı olarak çalışır.  Bununla birlikte kontrolörlük mesleği vardır. Bu meslekle denetçilik ile aynı haklara sahiptir.  Kamuda istihdamın en fazla yapıldığı meslek olan memurluk, veri hazırlama kontrol işletmeni ve bilgisayar işletmeni aslında bu meslekleri icra edenlerin hepsi aynı işi yapar. Kamu kurum ve kuruluşlarında taşra veya merkez kadrosunda çalışırlar. Maaş ve özlük hakları kariyer mesleklere göre oldukça düşüktür. Genellikle, bürokrasideki yazışma ve ilgili kanun hükümlerine göre iş tanımının gereği işleri yapar. Kariyer ve yükselme imkanları sırasıyla: Şef, Müdür Yardımcılığı, Müdür, Bölge Müdür Yardımcılığı ve Bölge Müdürü şeklinde düzenlenmiştir.  Memur statüsü dışında bir de meslek memurlukları vardır. Bunları kariyer mesleklerin altında, memurluğun ise üstünde değerlendirmek gerekir. Gümrük memurlukları, Devlet Hava Meydanları memurlukları, Ptt memurlukları, Et ve Süt Kurumu memurlukları, EİAŞ ve TEiAŞ memurlukları, Belediye memurlukları gibi. Bunların özlük hakları memurlarla aynı iken, maaşları kariyer mesleklere yakındır.  Merkez Bankası Uzmanlığı Sayıştay Denetçiliği Kaymakamlık İdari Hakimlik TRT Yönetim Uzmanlığı ve TRT Denetçiliği Konsolosluk ve İhtisas Memurluğu Bakanlık Müfettişliği Bakanlık Uzmanlıkları Bakanlıklara Bağlı, İlgili veya İlişkili Kurum veya Kuruluş Müfettişliği Bakanlıklara Bağlı, İlgili veya İlişkili Kurum veya Kuruluş Uzmanlığı Belediye Müfettişliği veya Uzmanlığı Denetçilik Kontrolörlük Bakanlık veya Bağlı Kuruluş Denetmenliği Bakanlık veya Bağlı Kuruluş Taşra Uzmanlığı Bakanlık Meslek Memurluğu Diğer Meslek Memurlukları Memur, VHKİ veya Bilgisayar İşletmenliği ---------------------------------- i-Yeni üniversite mezunları mutlaka okuyun: "Tahsiliniz bugün bitmiyor, bilakis bugün başlıyo" diyen Peyami Safa'nın, Yeni Mecmua gazetesinde 20 Haziran 1942 tarihli yazısı... ... https://bit.ly/2kPRwLR ii-Yetenekleri temel alan bir eğitim modeli : A-Meslek Okulu (Hauptschule) B-Meslek ve Eğitim Okulu (Realschule) C-Akademik Lise (Gymnasium) D-Geçiş Okulu (Gesamtschule)... E-Ortaöğretim 2. Kademe(Gymnasium Oberstufe) F-Yüksek öğretim Gymnasium eğitimi ve ABITUR Academic Ranking of World Universities’in her sene belirlediği 500 üniversite sıralamasında 45 üniversite... Ve Dünyayı ben yöneteceğim deklarasyonu "Endüstri 4.0" Son söz: Çok genel ama akılda kalır olması için kısa not: Üniversite imajı: Nasıl yaratılır? Reklam kampanyaları ile imajı değiştirme gayretleri boşuna çaba Bu bağlamda Üniversite Enstitülerinde araştırma projesine sponsor olmamış hiçbir marka futbol sponsorluğu yapamamalı... Yerel yönetimler de kendi şehirlerinde ki üniversitelerin kalitesinin artmasının şehirlerine getireceği katma değeri hesaba katarak üniversitelere gerekli desteği vermeli. Nasihatname’ dediğim kalıp, bu yolda bir temrin aslında. Elim henüz kalem tutarken, tecrübemi tecrübenize, bildiklerimi bildiklerinize, hadi lafı dolandırmayayım, ömrümü ömrünüze katarak, 21. yüzyıldaki yolculuğunuzda size belirli bir avans sağlama gayreti. İsterim ki, elinizden geleni değil, yapılması gerekeni yapın, dünyaya bir de benim pencerelerimden bakın. İstemediklerinizi kapatın, yenilerini açın.  İstihkâmlarınızı güçlendirin, zor zamanları fırsata çevirin. Benim yaşıma geldiğinizde, benim hiç olamadığım kadar hakîm, fehim, müstakim, emin, mekin ve metin olun. (Sözlük kullanmayı da âdet edinin.) Aziz ülkemize gelince; ille bir şeye benzetecekseniz, her budağından sürgün atan salkım saçak bir böğürtlen çalısına benzeteceksiniz Türkiye’yi. Bir sürgünü çiçeğe dururken, diğerinin kurumakta, ötekisinin meyve vermekte olduğunu görün. Tek bir sürgüne takılıp kalmayın, bütüne bakmayı âdet edinin. Unutmayın ki, düz akılla anlaşılmaz, pergele, cetvele gelmez, kendine has bir kimliği vardır Türkiye’nin. Batmaz. Batarsa, okyanuslar taşar.”   ------- Referanslar: (-)Yükseköğretim Kurulunca (YÖK), adayların üniversite ve meslek tercihlerini yaparken daha bilinçli karar vermesini sağlamak amacıyla geliştirilen "YÖK Atlas"a "Meslek" ve "Tercih" listesi modülleri eklendi. Adaylara adeta dijital kariyer rehberliği hizmeti sunan ve önlisans ve lisans seviyesindeki olası tüm tercihler ile ilgili tablolara erişim imkanı sağlayan modüllere  https://yokatlas.yok.gov.tr/ adresinden ulaşılabilecek.. Bölüm Başkanlığımız Döneminde Üst YönetimeSunduğumuz Brifing Raporu                  Kütahya Dumlupınar Üniversitesi                İktisadi Ve İdari Bilimler Fakültesi                            İşletme Bölümü Dünya Çapında İşletme Eğitimini Savunmak https://www.aacsb.edu/            İŞLETME BÖLÜMÜ İşletme Lisans programımız, kuruluşundan bugüne kadar öğrencilerimizin ulusal ve uluslararası rekabette değişen koşullara uyum sağlayabilecek, özel sektör ve kamu kesiminin gereksinim duyduğu yönetici, uzman ve araştırmacı niteliklerine sahip olarak yetişmeleri için eğitim öğretim faaliyetlerine devam etmektedir. Sosyal Bilimler Enstitümüzce İşletme Tezli ve Tezsiz Yüksek Lisans Programı eğitimi altında gerek bölümü mezunları, gerekse diğer bölüm dışı mezunları ile özel ve kamu işletme yöneticilerine kariyer olanaklarını sağlayacak genel işletme konuları dahilinde lisansüstü eğitim olanağını da sağlanmaktadır. Bölüm, kamu ve özel sektöre yönetici ve eleman yetiştirmek amacını güden eğitim öğretim faaliyetlerini sürdüren bir bölümdür. İşletme Bölümünde eğitim süresi 4 yıldır. Verilen eğitim müfredatı ile öğrencilerimizin istihdam edilecekleri işletme ve kuruluşların her alanda verimini artırmak amacıyla planlama,çalışmaları yönetme, denetleme ve analiz gücüne dayanan düşünce disiplinine sahip olması amaçlamaktadır. Ders programları hazırlanırken bu hedef göz önüne alınmakta olup öğrencilerimize matematik, istatistik, sosyoloji, ekonomi, hukuk daha ileri yıllarda ise üretim yönetimi ve pazarlama, yönetim ve organizasyon, yöneylem, muhasebe ve finansman, hukuk, bilgisayar gibi dersler verilmektedir.İşletmeci olmak isteyen bir kimsenin analitik düşünce yapısına sahip olması ve vizyonunun geniş, hayata bakış açısının pozitif olması gerekmektedir.İşletme mezunu olan öğrencilere "Lisans Diploması" verilerek işletmeci unvanı ile kamu ve özel sektöre ait kurum ve kuruluşlarda aldıkları eğitim disipliniyle kişisel yetenekleriyle bağlantılı olarak çeşitli yönetici pozisyonlarında çalışırlar. İşletmeci çalıştığı kuruluş ya da, kurumun sahip olduğu para, insan gücü araç ve gereçten en iyi biçimde yararlanmayı sağlayacak çalışma düzenini planlar; çalışmayı denetler. Bir işletmeci çalıştığı kurumda planlama, teşkilatlandırma, yönetme, düzenleme, denetim gibi genel görevler yanında ürünün iyileştirilmesi, üretimin artırılması ve ürünlerin satışı için planlar yapmak, kuruma para kaynakları sağlamak ve kurumun mali olanaklarını en ekonomik biçimde dağıtmak, kurumun insan gücünü en verimli olacakları alanlarda çalıştırmak ve en uygun elemanları bulup işe almak gibi görevlerinden sorumludur. Bölüm mezunları, kamu ve özel sektör kuruluşlarında müfettişlik, hesap uzmanlığı kontrolörlük vb. görevler yanında işletmelerin çeşitli departmanlarında meslek elemanları ve yönetici olarak çalışma olanağına sahiptirler. Bağımsız iş kurabilme nitelikleri kazanan bölüm mezunlarının serbest muhasebeci ve mali müşavir olarak da çalışmaları mümkündür. BÖLÜM ÖSYM BİLGİLERİ İşletme (Türkçe) Puan Türü : EA Eğitim Dili : Türkçe Eğitim Süresi : 4 Yıl Eğitim Türü : Ö.Ö. / İ. Ö. Yabancı Dil Hazırlık : İsteğe Bağlı Yüksek Lisans : Var Doktora : Var Mevcut Toplam Öğrenci Sayısı :1162 BÖLÜM YÖNETİMİ Bölüm Başkanı : Prof. Dr. Orhan Elmacı Bölüm Başkan Yardımcısı : Doç.Dr. Kadir Tutkavul Bölüm Başkan Yardımcısı : Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Arık Bölüm Sekreteri : Memur Tuncay Kulak,Memur Mustafa Tambur   ANABİLİM DALLARI (ABD) İTİBARİYLE AKADEMİK KADRO İşletme Bölümünde 6 ABD mevcut olup  Kooparatifçllik ABD ve Ticaret Hukuku ABD dışında  4'ü aktif konumdadır. Bu ABD akademik kadroları Ünvanlar itibariyle aşağıdaki şekildedir : Muhasebe ABD  Prof. Dr. 6 Doç. Dr. 2 Dr. Öğr. Üyesi  1 Arş. Gör. Dr. 2 Öğr. Gör. - Uzman - Okutman - Arş. Gör. -   Üretim Yönetimi ve Pazarlama ABD  Prof. Dr. 2 Doç. Dr. 1 Dr. Öğr. Üyesi  1 Arş. Gör. Dr. 2 Öğr. Gör. - Uzman - Okutman - Arş. Gör. -     Yönetim Organizasyon ABD  Prof. Dr. 1 Doç. Dr. 1 Dr. Öğr. Üyesi  1 Arş. Gör. Dr. 2 Öğr. Gör. - Uzman - Okutman - Arş. Gör. -   Sayısal Yöntemler ABD  Prof. Dr. 1 Doç. Dr. - Dr. Öğr. Üyesi  1 Arş. Gör. Dr. - Öğr. Gör. - Uzman - Okutman - Arş. Gör. -     10 Profesör, 4 Doçent, 3 Doktor Öğretim Üyesi, 4 Arş. Gör. Dr. ve 0 Araştırma Görevlisi’nin bulunduğu bölümümüzde eğitim ve öğretim faaliyetleri Türkçe İşletme lisans programı olarak yürütülmektedir. AKADEMİK KADRO TALEBİ Öğretim üyesi yükseltme ve ataması ve norm kadro yönetmeliği çerçevesinde Dumlupınar Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümünde 2021 yılında Doçentlik kadrosundan Profesörlük kadrosuna 1 öğretim üyesi ve Dr. Öğretim Üyesi Kadrosuna 4 Arş.Gör. Dr. yükseltilmesi  ayrıca herbir ABD  2, Muhasebe ABD 3, toplamda 13 Araştırma Görevlisi alımı   planlanmaktadır. Kadro ataması planlanan anabilim dalları ile ilgili kadro gerekçelerimiz şu şekildedir.İşletme Bölümü bünyesinde verilen eğitimler çerçevesinde 6 Anabilim Dalıyla Lisans,yine anabilim dalları kapsamında 8 adet yüksek lisans ve doktora eğitimleri dahil eğitim öğretim faaliyeti yürütmektedir.      Lisans Eğitim-Öğrenimi  Muhasebe ve Finansman ABD  Üretim Yönetimi ve Pazarlama ABD  Yönetim ve Organizasyon ABD  Sayısal Yöntemler ABD  Ticaret Hukuku ABD  Kooperatifçilik ABD     Lisans Üstü Eğitim-Öğretimi  Muhasebe ve Finansman ABD (Tezli Yüksek Lisans Programı)  Muhasebe ve Denetim ABD (Tezli Yüksek Lisans Programı)  Finans (Tezli Yüksek Lisans Programı)  Üretim Yönetimi ve Pazarlama ABD (Tezli Yüksek Lisans Programı)  Yönetim ve Organizasyon ABD (Tezli Yüksek Lisans Programı)  Sayısal Yöntemler ABD (Tezli Yüksek Lisans Programı)  İşletme (Tezsiz Yüksek Lisans Programı) (ABD ortaklaşa)  İşletme Doktora (ABD ortaklaşa)  İşletme Bölümü kadrosunda bulunan öğretim üyeleri; Dumlupınar Üniversitesi İİBF dışında Mühendislik Fakültesi, Uygulamalı Bilimler YO, Tıp Fakültesi olmak üzere diğer fakülte birimlerindeki bölümlerde, Finansal Yönetim, Pazarlama, İstatistik,Girişimcilik, Maliyet Muhasebesi gibi dersleri de yürütmektedir.İşletme Bölümü kadrosunda bulunan öğretim üyeleri; Dumlupınar Üniversitesi İİBF dahilindeki diğer bölümlerde de (Maliye Bölümü, Kamu Yönetimi Bölümü, Ekonometri Bölümü, İktisat Bölümü, Uluslararası Ticaret ve Finansman Bölümü, Siyaset bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü) Genel İşletme, Pazarlama, Maliyet Muhasebesi, Girişimcilik, Üretim Yönetimi, Finansal Yönetim, Genel Muhasebe, Yönetim Muhasebesi şeklinde dersler yürütmektedir. Ayrıca İşletme Bölümündeki Öğretim Üyeleri, Üniversite paydaşları ile de ortaklaşa çalışmalarda bulunmakta ve İşkur ve Ticaret Odası Bünyesinde programlanan KOSGEB Uygulamalı Girişimcilik Dersleri ile Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler odası çerçevesinde Bağımsız Denetim Uygulamaları ile ilgili eğitimler yürütülmektedir.İlgili kadrolarla ilgili anabilim dallarına ilişkin dağılım aşağıda tabloda gösterilmektedir. Tablo 1: İşletme Bölümü için Yükselme ve Atama Planlanan (Talep Edilen) Anabilim Dalları Anabilim Dalları Mevcut Kadro Sayı Planlanan Kadro Muhasebe ve Finansman Dr öğretim Üyesi. 1  Muhasebe ve Finansman Arş. Gör. Dr. 1 Dr. Öğr. Üyesi Üretim Yönetimi ve Pazarlama Doç.Dr. 1 Prof. Dr. Yönetim Organizasyon  Dr. Öğr. Üyesi   3 Arş. Gör. Dr. 3 Tablo 2: Öğretim Elemanı Talep Edilen Birimin Mevcut Akademik Kadro Durumu* Bölüm Adı: İşletme Unvan Sayı Prof. Dr. 10 Doç. Dr. 4 Dr. Öğr. Üyesi  3 Öğr. Gör. - Uzman - Okutman - Arş. Gör. Dr. 4 Arş. Gör. ------ Tablo 3: Anabilim Bazında Akademik Kadro Durumu (Anabilim Dalı Bazında) Muhasebe-Finansman Üretim Yönetimi ve Pazarlama Yönetim Organizyon Sayısal Yöntemler Ticaret Hukuku Kooperatifçilik Tablo 4: Öğretim Elemanı Talep Edilen Birimin Son 3 Yılının İİBF Toplam Öğrenci Sayısı Normal Öğretim 4637 İkinci Öğretim 3757 İşletme Bölümü Toplam Öğrenci Sayısı Normal Öğretim 777 İkinci Öğretim 633 Sosyal Bilimler Enstitüsü Yüksek Lisans (Tezli-Tezsiz) ve Doktora Öğrenci Sayıları Muhasebe ve Finansman YL 49 Muhasebe ve Denetim YL 65 Üretim Yönetimi ve Pazarlama YL 117 Yönetim ve Organizasyon YL (1. Grup) 124 Yönetim ve Organizasyon YL (2. Grup) 168 İşletme ABD YL Toplam 523 Yüksek Lisans (Tezsiz) 384 İşletme Doktora 59 Toplam 966 Öğrenci başına düşen öğretim üyesi sayısı (lisans) (1410/19=74,2)* 74,2 Öğrenci başına düşen öğretim üyesi sayısı (Yüksek lisans) (907/19=47,7) 47,7 Öğrenci başına düşen öğretim üyesi sayısı (Doktora) (59/19=3,10) 3,10 Bölümde yürütülen ders sayısı (normal + ikinci öğretim) 162 İİBF İşletme Bölümü Dışında Diğer bölümlerde yürütülen ders sayısı (normal + ikinci öğretim) 160 Diğer Fakülte ve Yüksekokullarda Yürütülen Ders Sayısı(Normal + İkinci öğretim) 20 Akademisyen başına düşen öğrenci sayısı Türkiye’deki üniversitelerde lisans seviyesinde 15 ile 35 arasında değişmektedir. Tabloda da görüldüğü üzere Öğrenci başına düşen öğretim üyesi sayısına bakıldığında işletme bölümünün ortalamaları 2018 Türkiye ortalamalarının çok çok üstünde kalmaktadır. Bu da öğretim üyelerinin iş yükündeki fazlalık ve öğretim üyesi sayısal yetersizliği açısından önemli bir göstergedir. Lisans yükü bu kadar çok olan akademisyenlerin Ar-Ge ye ve kendilerinden beklenen asli vazifelerine istenen zamanlarını ayırabilmeleri için yeni gelecek öğretim üyeleri ile iş yüklerinin azaltılması gerekmektedir. Akademisyenlerin, Lisans öğrenci sayısı ve öğretim üyesi üzerinde ders yükü azaltılmadan Ar-Ge ve bilimsel yayın için çalışmaları da imkânsızdır. Üniversitelerimizin bazı konulardaki eksiklerini görüp kendilerini geliştirerek belirli bir süre içinde dünya sıralamalarında daha üst sıralara yükseleceğine inanıyoruz. Halen, üniversitelerimizin dünyadaki yeri çok sayıda Avrupa üniversitesinden daha iyidir. Üniversitelerimiz, tüm maddi sıkıntılara ve kadro sorunlarına karşın uluslararası sıralamalarda dünyanın en iyi üniversiteleri arasında yer almak için gereken özveriyi göstermektedir. YÖK’ün başlatmış olduğu üniversitelerde kalite değerlendirme süreç çalışmaları ile daha fazla derse girmeye değil, ‘daha fazla ve daha kaliteli yayın yapmaya’ ve ‘daha az ve daha kaliteli ders vermeye’ teşvik edilmektedir. Her akademisyen sadece uzmanlık alanlarıyla ilgili belli sayıda derse girmelidir. Bunun için de akademisyenler, zorunlu ders yükü azaltılmalı ve daha fazla derse girmekten kurtarılmalıdır. Böylece derslerin ve yayınların kalitesi dolayısıyla da mezun öğrencilerin de kalitesi artırılmış olacaktır. İSTEK VE ÖNERİLERİMİZ İŞLETME BÖLÜMÜNÜN İŞLETME FAKÜLTESİNE DÖNÜŞTÜRÜLMESİ Kütahya Dumlupınar Üniversitesi İİBF İşletme Bölümü, Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'ne bağlı olarak 12 Ekim 1974 tarihinde "Kütahya Yönetim Bilimleri Yüksekokulu" adı altında kurulmuş olan ve 4 Aralık 1974 tarihinde öğretime başlamış olan bölümdür.15 Şubat 1979 tarihinde "Kütahya Yönetim Bilimleri Fakültesine" dönüştürülmüştür. 20 Temmuz 1982 tarih ve 41 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname ile "Kütahya İdari Bilimler Yüksekokulu" ve 3389 sayılı kanuna eklenen bir madde ile Anadolu Üniversitesi "Kütahya İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi" haline getirildiği tarihte de tek bölüm olma özelliğini sürdürmüştür. Son olarak 3 Temmuz 1992 tarihinde Dumlupınar Üniversitesi'ne bağlı Kütahya İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nin bir bölümü olarak Eğitim-Öğretim faaliyetlerini sürdürmektedir. Bölüm kurulduğundan beri işletmelerin sürdürülebilir olarak yönetilmesi konusunda hem yerel hem bölgesel hem de ülke bazında, işletmecilik biliminin geliştirilmesi, bölge ve ülke bazında ;şletme bilimine yönelik disiplinler arası uluslararası çalışmalar yapmaktadır. Halen 8 Profesör,4 Doçent, 7 Doktor Öğretim Üyesi, 2 Arş. Gör. Dr. ve 4 Araştırma Görevlisi ile eğitim öğretim ve araştırma geliştirme çalışmalarını yürüten bölüm akademik kadrosu ile adeta bir fakülte görevi üstlenebilecek potansiyele sahiptir. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi’nin bulunduğu bölgenin özel konumu; TR33 Bölge illerinin sosyoekonomik gelişmişlik sıralamalarında çevre illerin gerisinde ve ülke geneline göre orta sıralarda yer aldığı görülmektedir. Kalkınma Bakanlığı tarafından hazırlanan ‘İllerin ve Bölgelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması (SEGE) 2011’ çalışmasının sonuçlarına göre bölgeni hızlı bir biçimde geliştiği raporlanmıştır. Bu durum işletme eğitimi almış nitelikli işgücüne gereksinimini artacağı anlamına gelmektedir. Bu gereksinim ise Kütahya Dumlupınar Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesine dönüştürülmesi gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır. Bu dönüşüm faaliyetlerinden birisi de “İşletme Fakültesi’nin” kurulmasıdır. “İşletme Fakültesi” kurulması, bölümün 45 yıldır yürüttüğü çalışmaların daha kurumsal bir yapı ile devam etmesi, öğrenci sayısının artması, TR33 ve ülke bazında nitelikli istihdamın artması anlamına gelecektir. Yukarıda sayılan gerekçeler dikkate alınarak AACSB (The Association to Advance Collegiate Schools of Business) akredite edilmesini kolaylaşacak ve mezunlarının uluslararası unvan almalarını kolaylaştıracaktır. Bu gerekçelerle İşletme Bölümünün bir an önce fakülteye dönüştürülmesi öngörülmekte ve Yüksek Öğretim Kurumlar Teşkilatı Kanunun’da değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifinin hazırlanması gerekmektedir. İşletme Fakültesi Bölümleri  İnsan Kaynakları Yönetimi Enformatik (Yönetim Bilişim Sistemleri) İşletme (İngilizce) Konaklama İşletmeciliği Sağlık Yönetimi İşletme Uluslararası Ticaret ve Lojistik Yönetimi   DÜNYA ÇAPINDA İŞLETME EĞİTİMİ İÇİN AKREDİTASYON (https://www.aacsb.edu/ ) Dünyada işletme okullarının akredite olduğu, başka akreditasyon kuruluşları da olmasına karşın, üye okulların %86’sına göre; AACSB dünya üzerindeki en fazla bilinen kuruluş olup;diğer akreditasyon kuruluşlarıyla kıyaslandığında çok daha sıkı kural ve süreçleri içermektedir. AACSB akreditasyonu sürecine dahil olmanın öğrenci ve mezunlara yönelik etkileri şöyle sıralanabilir:  AACSB, üniversitelerin işletme ve muhasebe programlarında lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde uluslararası tanınmışlık sağlamaktadır.  AACSB Akreditasyon Standartları, bu programlarda eğitim alan öğrencilere kendilerini geliştirmeleri ve daha iyi bir eğitim almaları konusunda katkı sağlamaktadır.  AACSB’ye akredite olan okullar, öğrencilere parlak bir eğitim hayatı yanında, akredite olmayan diğer okullarda bulunmayan eğitim ve kariyer olanaklarını sunmaktadır.  AACSB’ye akredite olan okullar, akredite olmayan okullar ile kıyaslandığında, işverenler tarafından daha fazla talep edilen mezunlar yetiştirmektedir.  AACSB resmi öğrenci sitesi bestbizschools öğrencilere çeşitli olanaklar sunmaktadır.  AACSB’ye akredite olan okullarının öğrencileri Beta Gamma Sigma Onur Topluluğu’na üye olabilirler. Beta Gamma Sigma AACSB akreditasyonuna sahip programlar için hizmet eden uluslararası bir onur topluluğudur. Beta Gamma Sigma üyeliği, AACSB akreditasyonuna sahip bir yönetim bilimleri programında öğretim gören bir öğrencinin sahip olabileceği en yüksek tasdiknamedir. AACSB akreditasyonu sürecine dahil olmanın akademisyenlere yönelik etkileri ise aşağıdaki gibidir:  Akademisyenler, akredite olmuş bir kurumun çalışanı olarak, tanınma, kendini geliştirme, evrensel eğitim kuralları ve müfredatı uygulayabilme olanaklarına sahip olmaktadırlar.  Akademisyenler; 90 farklı ülkede 1.400 fakülteyi bünyesinde barındıran ve 33.000’den fazla akademisyenin üye olduğu ‘AACSB Exchange modülüne kayıt olarak diğer akademisyenlerle tanışıp işbirliği geliştirme ve iyi uygulamaları paylaşma fırsatı elde etmektedirler.  MyAACSB platformu ise diğer fakültelerin paylaşılan ders müfredatlarına, projelere, konferans ve seminer materyallerine ulaşabilme olanağı sağlamaktadır. Ayrıca, akademisyenler ve öğrenciler, kariyerlerini yurtdışında devam ettirmek istemeleri halinde ‘BizSchoolJobs” linkinden dünya genelinde AACSB ile işbirliği halinde bulunan üniversitelerin akademik ilanlarına ve diğer işletmelerin eleman arayışlarına kolayca başvuruda bulunabilirler ve istihdam olanaklarına ulaşabilmektedir. Çünkü Bloomberg, Dow Jones Company, Grant Thornton, Financial Times gibi dünya çapında ünlü şirketler AACSB’ye şirketler bünyesinde üye olup iş birliği halindeler. MÜFREDATIN GÜNCELLENMESİ İşletme bölümü eğitim sisteminin en önemli sorunu; müfredatın paydaşların istediği nitelikte öğrenci profilini sağlayamamasıdır. Uluslararası perspektifinde yeni bir paradigma (zihin haritası) çerçevesinde işletme eğitim modelini ortaya koymak için stratejik yol haritasının kilometre taşları:  Öncelikle mevcut durum analizi yapılmalıdır.  Uzun vadeli konumunun ne olacağı belirlenmelidir.  Arama konferanslarından çıkan sonuçlar ile hem eğitim müfredatı, hem eğitim       kadroları  belirlenmelidir.  Hedef olarak belirlenen standartlara eriştirecek öğrenci yetiştirmek için evrensel değerleri merkez alan eğitim programının hazırlanması sağlanmalıdır. Bölümlerin lisans, yüksek lisans ve doktora ders müfredatlarının günümüz değişen koşullarına ve sanayinin ve diğer paydaşların gereksinmelerine göre yeniden güncellenmesi ve güncellemesinin üniversitemizin tümüne yayılması gerekmektedir. Hocaya göre ders değil öğrencinin geleceğe hazırlanması için ders planının oluşturulması gerekmektedir. YURTİÇİ / YURTDIŞI BİLİMSEL ETKİNLİKLERE KATILIMIN DESTEKLENMESİ Üniversitemiz nitelikli akademik çalışma ve yayın sayısının artırılabilmesi için akademisyenlere verilen yurt içi ve yurt dışı bilimsel etkinliklere katılımın desteklenmesi, destek sayı ve çeşitlerinin artırılması, ekonomide yaşanan gelişmeler dikkate alınarak ödenen tutarların güncellenmesi ve yönergenin güncellenmesine gereksinim bulunmaktadır.Akademisyenlerin düşen motivasyonlarının tekrar canlandırılabilmesi için de; teşvik,motivasyon ve ödül sisteminin kurulup işletilmesi kalite düzeyinin artmasında önemli kilometre taşı olacaktır. ÖĞRENCİLERİN ÜNİVERSİTE DIŞI ETKİNLİKLERE KATILIMININ DESTEKLENMESİ Üniversitemizin tanıtımı ve tercih sayısının artması açısından, üniversite dışı etkinliklere katılacak öğrencilerin desteklenmesi ve katılmaları için motive edilmelerine gereksinim bulunmaktadır. AİDİYETİN ARTIRILMASI "Üniversite" kavramının tarihsel geçmişine bakıldığında; üniversite ve akademisyenlikte "aidiyet" kavramı çok önem kazanmaktadır. Üniversitede; “kurumsallaşmaya” önem verilmesi,“liyakatın en önde” tutulması, “etik dışı davranışlara” fırsat verilmemesi ifade edilmiştir"Üniversite sadece bilim için değildir, aynı zamanda Hak, Hukuk, Adalet ve Cumhuriyet için de üniversite gereklidir. Üniversite Cumhuriyet'in sahipliğindedir”. "Memleket işlerinde, millet işlerinde, gerçek işlerde, duyguya, hatıra, kardeşliğe ve dostluğa bakılmaz.”  

Türkiye Üniversite Memnuniyet Araştırması (Tüma) 2024 Yılı Raporu

Türkiye Üniversite Memnuniyet Araştırması (Tüma) 2024 Yılı Raporu  "Üniversite sadece bilim için değildir, aynı zamanda Hak, Hukuk, Adalet ve Cumhuriyet içinde üniversite gereklidir.Üniversite Cumhuriyet'in sahipliğindedir." "Kurumun verimliğini artırabilmek için bilgi, şeffaflık, adillik, hesap verilebilirlik, sorumluluk gerekir. Bu ilkeler doğrultusunda kendini besleyemeyen, doğru bildiği yolu doğru insanlarla tutkulu biçimde yürüyemeyen, kurumsal sürdürülebilirliği sağlaması mümkün değil..." Soru şu; Fildişi kulesinde kendi gerçekleriyle yaşayan bir küçük üniversite mi, yoksa Türk eğitim dünyasında ağırlığı olan, toplumla ve diğer kurumlarla irtibatlı, kendine güvenen ve liderlik hedefleyen bir üniversite mi? Eğer "Üniversite" olarak, Ülkenize / Bölgenize ve yaşadığınız kente “vefa” borcunuzu ödemek istiyorsanız sosyal, politik ve ekonomik gelişmelerine önderlik edecek üniversitenin Ulusal irade sesleniş (kolektif ruh/irade) yeteneğini çağdaş bilim ve akılcılıkla geliştirmeniz gerekiyor. Bunu yapmadığınız sürece, yaşadığınız kente ve Ülkenize “Vefa borcunuzu” ödemeniz mümkün değil. https://www.uniar.net/tuma