Tüm Bilgi Paylaşımlarım

200 Üniversite Tarafından Aklınıza Gelecek Her Alanda Hazırlanmış Toplam 600 Online Ders. Hepsi Ücretsiz.

200 üniversite tarafından aklınıza gelecek her alanda hazırlanmış toplam 600 online ders. Hepsi ücretsiz.   Referans: http://bit.ly/2zdYW5n  +   10 Üniversite daha ...Hem de Dünyanın en prestijli üniversiteleri http://bbc.in/2yVUMOt + En İyi Üniversitelerden 1,300 Bedava Ders Listesi: 40,000 Saat  http://bit.ly/2dEDi0T   Referans: IMAGE: View from Istanbul University library.The Spectator Index‏ @spectatorindex 21 Oca

Akademik Üretkenliğe Göre En Üretken Üniversiteler

1-2010-2015 temel bilim alanlarında yayın sayısında ülke sıralamaları: -Türkiye 1966’da Kore’nin önünde . -İran’a dikkat -Çin 2020lerde liste başı olması olası - https://goo.gl/HvQNj3 2- QS Dünya Üniversite Sıralamaları’nın verilerine göre https://www.topuniversities.com/university-rankings dünyadaki ilk bin üniversite içerisine Türkiye’deki 186 üniversiteden sadece 10’u girebildi. Yapılan sıralamaya göre Türkiye, finans, sanat ve tasarım, iletişim, diş hekimliği, tarih, hukuk, sahne sanatları, felsefe, psikoloji, sosyoloji gibi alanlarda dünya ile rekabet edebilecek düzeyde değil. Ancak 10 üniversite, inşaat, makina, elektrik mühendisliği, tıp, siyaset bilimi gibi alanlarda dünyada ilk 400 yükseköğretim kurumu arasında. Değerlendirmede Boğaziçi Üniversitesi ile ODTÜ, ilk beş üniversite arasında yer aldı. Türkiye, QS’in dünyadaki üniversiteler için belirlediği 46 alanın sadece 23’ünde rekabet edebilecek düzeyde kaldı. Türkiye’nin “iyi” olduğu alanlarda, “akademik verimlilik” puanları, 100 üzerinden ortalama 50-60 puan bandında. Türkiye’de, dünya sıralamasına giren 10 üniversite ve 23 alanın sıralamalarından bazıları şöyle:   - Ziraat ve Orman - İstanbul Üniversitesi - 251-300 bandında - Mimarlık - İTÜ - 101-150 bandında - Mimarlık - ODTÜ - 101-150 bandında - Kimya Mühendisliği - ODTÜ - 201-250 bandında - İnşaat Mühendisliği - İTÜ - 101-150 bandında - İnşaat Mühendisliği - ODTÜ - 101-150 bandında - Bilgisayar Bilimi ve Bilişim Sistemleri - Boğaziçi Üniversitesi - 251-300 bandında - Ekonomi / Ekonometri - Boğaziçi Üniversitesi - 351-400 bandında - Eğitim - İstanbul Üniversitesi - 251-300 bandında - Makina, havacılık ve imalat mühendisliği - Boğaziçi Üniversitesi - 301-350 bandında - Tıp - Hacettepe Üniversitesi - 251-300 bandında - Tıp - İstanbul Üniversitesi - 251-300 bandında - Tıp - Ankara Üniversitesi - 401-450 bandında - Tıp - Ege Üniversitesi - 451-500 bandında - Maden Mühendisliği - İTÜ - 31. sırada - Maden Mühendisliği - ODTÜ - 45. sırada - Fizik ve astronomi - ODTÜ - 301-350 bandında - Fizik ve astronomi - İTÜ - 351-400 bandında - Fizik ve astronomi - Boğaziçi Üniversitesi - 451-500 bandında - Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler - Bilkent Üniversitesi - 151-200 bandında - Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler - Koç Üniversitesi - 151-200 bandında - Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler - ODTÜ - 151-200 bandında - İstatistik - ODTÜ - 151-200 bandında. Alan bazında ABD birinci Sanat ve beşeri bilimler alanında listeye ABD’den 95, İngiltere’den 59 üniversite girerken, bu alanın sıralamasına Türkiye’den dört üniversite girebildi. Mühendislik ve teknoloji alanında da listede ABD’den 81, İngiltere’den 38, Türkiye’den dört üniversite yer aldı. Sosyal bilimler alanında ABD listeye 87, İngiltere 56, Türkiye ise dört üniversitesini soktu. Tıp alanında ABD’nin 121, İngiltere’nin 41 üniversitesi sıralamada yer alırken, Türkiye’den iki tıp fakültesi listeye girebildi.    3-Üniversitelerimizin 2017 Yılı Dünya Genel Sıralamalarındaki Durumu 29 Aralık 2017 URAP (University Ranking by Academic Performance) https://goo.gl/DtgWum 4-‘Türkiye’deki Üniversitelerin Araştırma Çıktıları Üzerine’ yapılan araştırmaya göre, öğretim üyesi başında düşen yayın ve atıf sayılarında Bilkent, Koç ve Sabancı üniversiteleri üst sıralarda yer aldı. Devlet üniversitelerinde ise en iyi performansı ise Gebze Teknik, ODTÜ, Hacettepe ve Boğaziçi gösterdi. https://goo.gl/2acw5t 5- 2018-2019 Türkiye Genel Sıralaması Göstergeleri http://tr.urapcenter.org/2018/2018.php  

Muhasebenin Stratejik Yeni Yol Haritası : Yatırımcılara ve Yöneticilere Yol Göstermek

   İlk Söz: "Bir kavram ne zaman tehlikeli olur? İçeriği bulanık olduğu halde, herkes bu kavramı bildiğini sanınca." Sözcük ve kavramların içini boşaltan, altını oyanlara itibar etmeyiniz. Onlarsız da yaparız ama kavram ve sözcüklerden bağımsız varolamayız.       Muhtemelen Kitabın orjinal başlığına bakıp  bu kitabın ilerleyen satırlarını okumadan" Muhasebenin Sonunun "geldiğini sanacaksınız.Bazıları, bu ve buna benzer başlıkları  gördüğünde "sözümona yeni şeyler keşfetme" "farklılaşmak" adına, muhasebe mesliğine / muhasebe bilimine yeni anlamlar yüklemeye çalışmakta.Hatta yeni adlar  ihdâs edip,  şaşalı  dergilerde konu ile ilgili makaleler yazmakta. Bu yazıları  değişik başlıklar altında, aynı içerikte temcit piiavı gibi tekrar tekrar yayınlamakta. Konferanslarda /Sempozyumlarda / kongrelerde  sunum  yapıp Kurslar/seminerler düzenlemekte. Artık bu toplantılarda herkesin ağzına pelesenk olan bir dizi gizemli kelime telaffuz  edilmekte.Blok zinciri ,Yapay Zeka, Makine Öğrenmesi, Siborg ve Ağ Tabanlı Algoritmalar, Muhasebe Endüstrisinin Rönesansı, Endüstri 4.0 Çağında Mali Mühendislik , Muhasebe Endüstrisinin Yeni Anahtarı: Dijital Okuryazarlık"..vb...Geleneksel muhasebe yöntemleri verinin değerini hesaplamada yetersiz olduğunu artık herkes biliyor."Geçmişe dönük" muhasebe perspektifini kullanmak yerine, verilerin ekonomik değerini belirlemek için "geleceğe dönük", öngörücü bir bakış açısı kullanmak gerekiyor. Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil!.."karanlık (Lights out) fabrikalar (İnsansız Üretim)'in maliyetlere etkisi" başlıklı yeni bir makale..  Makale 18 sayfa... Makalenin tamamında anlatılan "İnsansız Üretim=İşçilik maliyetelerinde azalma."...Soru Şu: Sizce bu çalışma "Muhasebe Bilimine" ne gibi bir katkı sağlamıştır?.Sorum bu makalenin dergide yayınlanmasına onay veren "değerli bilim insanlarına" ...Sessizlik…Bir şeyleri daha iyi anlatabilmek için bazen “susmak” gerekir.Çoğu zaman konuşmaktan daha çok şey söyler….İlgilier belki okur diye.https://bit.ly/2KD1zji.Bir başka çalışma Kripto Para Birimlerine ilişkin bir makale... Makale 26 sayfa... Makalenin tamamında anlatılan "kripto paraların maddi olmayan duran varlık olarak ele alınması ve bu şekilde muhasebeleştirilmesi". Soru Şu: Etik açıdan Küresel Para İllüzyonu muhasebeleştirilir mi? ya da "muhasebeleştirilirse" etik olur mu?  Belki sorunun yanıtlanmasına katkı sağlar diye bir not: Bitcoin işlemlerinin %44'ü illegal aktivitelerden geliyor. İlgilier belki okur diye https://bit.ly/2yz70OQ ..yine Sessizlik...Endüstri 4.0 artık herkesin dilline pelesenk oldu ...Reklam jargonu olarak kullanılıyor. Sanki bu çok iyi bir şeymiş gibi... Eğitimde 4.0,belediyelerde 4.0 ....4.0 reklamları yapılmaya devam ediliyor. Türkiye’nin önceliğini teknoloji ithal etmeye dayandıran yaklaşımlar tuzak. Teknoloji ithal ederek bilim ve teknolojide ilerlemek mümkün değil.!. Endüstri 4.0 ile 4. Sanayi devrimi sanki aynı şey imiş gibi konuşanlar bilerek veya bilmeyerek muhataplarını yanıltıyor. 4. Sanayi devriminin bir parçası olmamızın tek yolu Bilim’e ve teknolojiye dayalı bir sisteme geçmek İle mümkün; robot veya yazılım ithal etmekle değil!..  Bir  başka çalışma, " Ölümü yadsıma aracı olarak Muhasebe: Kavramsal Bir Eleştiri"    çalışma 12 sh.Çalışmayı bir kaç kez  okudum. İlk aklıma gelen şu oldu. Bu öğretim üyesi soyut kavramları işleyerek (ölüm vb.) ve bu kavramlar üzerinde derin! düşüncelerini cesurca ve özgüvenli bir şekilde aktararak entelektüel bir imaj çiziyor ve gündem olmak istiyor. Tuhaf olan ise çalışmanın kongrede sunulmuş, gelen eleştiriler sonucunda revize edilmiş, iki hakemin kontrolünden geçerek yayımlanmış olması. Çalışma kongre seviyesinde bir görüş olarak kalmalı, bilimsel yayın seviyesine çıkarılmamalıydı.  (Çalışmanın hakemi olsaydım tavrım bu yönde olurdu.) Bu durum Muhasebe Bilim Dünyası Dergisi’nin imajına da zarar veriyor.Bu notumuz şimdilik burada kalsın...    Eskiden olduğu gibi ekonomik ve teknolojik gelişmeler muhasebe mesleğinin yapısı ve çerçevesi de evrilmelere neden olmuş; bilgisayar sistemleri sayesinde muhasebecilerin iş yükü azalmış, karmaşık ve zor işlemler ile daha önce geleneksel yönetimlerle yapılan (Kâğıt-Defter) muhasebe işlemleri kolayca ve hızlı bir şekilde kısa sürede yapılabilir hale gelmiştir.  Önümüzdeki yıllarda ise yine muhasebeciler tarafından yapılan birçok işlemin yapay zeka ve otomasyon sistemleri tarafından yapılacak olması kaçınılmaz bir gerçeklik . Bu noktada, muhasebe mesleği yok mu olur, yapay zeka gibi sistemler muhasebecilerin yerini alır mı?...  Muhasebe mesleğinin gelecekte dijital alanda yaşayacağı değişimlere uyum  sağlayacağından kimsenin kuşkusu olmasın..Bilgisayarların kullanımı ülkemizde  tüm ekonomik,sosyal ve kültürel bazda hızlı bir biçimde yayılırken "Muhasebe" bölümlerinin adları da konjonktüre uygun olarak "Bilgisayarlı Muhasebe" olmuştu.. Doğru bir adlandırma mıydı? Kesinlikle hayır.Neden ? Çünkü muhasebe, ekonomik yapının mikro boyutda finansal ve finansal olmayan verilerini kayıt altına alma çabası içinde  ve ülkelerin alt yapısına göre de şekillenmekte.Soru şu:Yeni veriler, yeni akıllı sistemler fırsat mı, tehdit mi? Teknolojide yaşanan gelişmeler doğrultusunda görüyoruz ki, önümüzdeki yıllarda yapay zeka temelli akıllı sistemler karar verme görevini insanlardan daha fazla üstlenecek. Bu durum, nihai amacı iş ve yatırım kararlarının kalitesini geliştirmek ve iyileştirmek olan muhasebe mesleği için çok önemli fırsatlar sunuyor. Bu potansiyeli gerçekleştirmek için ise, mesleğin çözmeyi amaçladığı temel problemlere ve çözüm için yeni teknolojik yaklaşımlara odaklanmak şart. Yatırımcılar, kurumların finansal sonuçlarından emin olmak ve bu sonuçlara güvenmek isterken; kurumlar ve devlet, vergi oranlarının doğru belirlenmesini ve ödenmesini talep ediyor. Diğer yandan yönetimler kaynakların doğru kullanıldığından emin olmak istiyor. Bu çok boyutlu problemlerin çözümü, kurumların ve ekonomilerin başarılı olabilmesi için büyük önem taşımakla birlikte muhasebe mesleğinin odağını oluşturuyor. Son yıllarda yaşanan gelişmeler,  finansal piyasaları değerlendirmek, yatırım stratejilerini belirlemek, yeni finansal ürünleri tasarlamak, pazarlamak ve pazarlamak için gerekli araç ve tekniklerle donatılmış bir eğitim programına duyulan ihtiyacı göstermiş.Opsiyonlar, swaplar, faiz türevleri, kredi türevleri ve özel emeklilik planları gibi yeni menkul kıymet ve finansal araçların ortaya çıkmasıyla, veri seti içindeki sayısal ve kategorik değişkenler arasındaki ilişkilerin taşınmaz, kolaylıkla sayıya dönüştürülemez (intangible) faktörleri de dikkate alan çok boyutlu ve çok katmanlı grafik formlara dönüştürülmesi .Yeni veriler ve akıllı sistemler, muhasebe mesleği için önemli fırsatlar sunarken yeni sorunları da beraberinde getiriyor. Örneğin, dünyanın ve toplumun önümüzdeki yıllarda nasıl olmasını istediğimiz konusunda küresel bir fikir birliğini temsil eden Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne ulaşmak için kaynakların tahsisi konusunda bilinçli kararlar almaya yönelik etkili bir ölçüm aracına ve hesap verebilirliğe olan ihtiyaç artıyor.Bu gelişmeler meslek odaları tarafindan da takip ediliyor. Geçen günlerde TURMOB tarafından düzenlenen  20. Muhasebe Kongresi’nde 'Dijitalleşme Sürecinde Değişen İş Hayatı ve Muhasebe Mesleğinin Yeniden Yapılanması' konusu ele alındı.. Güçlü yeni teknolojilerden tam olarak yararlanmak için, benzersiz özellikleri ve gerçek sorunları çözmeye nasıl yardımcı olabilecekleri konusunda net olunmalı. İyi işleyen yeni bir teknolojinin geliştirilmesiyle bu teknolojiden maksimum değer elde edilmesi arasındaki zaman uzun oluyor. Bu noktada, daha uzun vadeli bir vizyon oluşturmak için başlangıç noktası olarak mesleğin daha iyi kararlar alma amacına odaklanmak ve daha iyi kararların çözeceği temel iş sorunlarını tanımlamak gerekiyor. Sonrasında yeni teknolojilerin yardımıyla temel iş sorunlarını çözme şeklimizi yeniden şekillendirmek için teknoloji uzmanları, iş dünyası ve meslek profesyonelleri arasında tartışma, etkileşim, öğrenme ve iş birliğini teşvik etmek önem taşıyor.Makine öğrenmesi, derin öğrenme ve yapay sinir ağları gibi yapay zeka tekniklerinin yeni olmamasına ve çok hızlı gelişim göstermesine karşın yapay zekanın muhasebe alanında yaygın bir şekilde benimsenmesi hala erken aşamada diyebiliriz. Geleceğe dair olumlu bir vizyon oluşturmak için, yapay zekanın muhasebe ve iş sorunlarını nasıl çözebileceğinin, pratik zorlukların ve muhasebe mesleği profesyonellerinin akıllı sistemlerle birlikte nasıl çalışabileceğinin derinlemesine tartışılması ve anlaşılması gerekiyor.Veri analizlerindeki yeni olanaklarla birlikte muhasebedeki roller de değişiyor. Muhasebe meslek profesyonellerinin veriyle etkin bir şekilde çalışabilmesi için güçlü mesleki bilgi ve deneyimin yanı sıra yüksek analitik kabiliyetlerine sahip olması önem taşıyor. Bu eğilimlerin, yapay zekayla daha da hızlanacağı görülüyor. Bazı roller, zor ve yeni durumlarla başa çıkmak için teknik muhasebe uzmanlığını ve insan değerlendirmesini kaçınılmaz kılmaya devam ederken, diğer rollerin bölümler arası iş birliğini artırmaya veri ve modellerden doğru anlamı elde etmeye yardımcı olmak üzere genişlemesi ve böylelikle yeni iş tanımları ile yeni mesleklerin ortaya çıkması bekleniyor.Bu evrim, muhasebe mesleğinin gerektirdiği becerilere de yansıyacak. Eğitim modelleri gibi bazı roller yapay zeka teknikleri hakkında derin bilgi gerektirirken, bazı rollerde diğer bölümlerle iş birliği yapabilmek için daha yüzeysel bir bilgi düzeyi yeterli olacak. Yapay zeka teknik becerisine ek olarak yapay zeka araçlarından en iyi şekilde yararlanabilmek için yeni düşünme ve davranış biçimlerin kaçınılmaz olarak benimsenecek  Kısaca günümüzde, alışageldiğimiz “finansal muhasebe” artan bir ivme ile çok önemli bir dönüşüm yaşamaktadır. Bu dönüşüm çerçevesinde muhasebenin ilgi alanı genişlemekte, muhasebe daha geniş kitlelerin veri gereksinimlerini yanıt vermenin yollarını aramaktadır. Henüz bu yeni ilgi alanları net bir şekilde tanımlanmamış, bu alanlarda muhasebenin ne gibi hizmetler verebileceği, bu hizmetleri ne şekilde sunacağı ortaya çıkmamıştır. Ama bu  alanlarda araştırmalar ve çalışmalar giderek artmaktadır. Günümüzde bu araştırma ve çalışmalar “sosyal muhasebe”, “sosyal ve çevre muhasebesi”,“şirket sorumluluğu raporlaması”, “şirket sosyal sorumluluğu raporlaması”,“finansal olmayan raporlama”, “sürdürülebilirlik muhasebesi” adları altında yürütülmektedir. Henüz bu alanların da sınırları net olarak belirlenmemiştir.Muhasebenin ilgi alanı üç boyut üzerinde gelişmektedir. Bunlar şirket faaliyetlerinden etkilenen paydaş, ekonomik çevrenin tanımlanması, etkilenme ve etkileme alanlarının saptanması ve etkilenme ve etkileme ölçütlerinin saptanması.Yeni şekillenen muhasebe çeşitli adlar altında gelişmekte olmakla beraber,  Stratejik Yönetim Muhasebesi / Sosyal Muhasebe  hedefine doğru gelişmektedir. Artık muhasebenin  paydaş tanımlaması; paydaş gereksinmelerinin  saptanması  bu gereksinmelerin veri ve ölçütlerinin geliştirilmesi; neticede toplanan ve işlenen veri ve ölçütlerin raporlaştırılması alanında faaliyet gösterecektir. Günümüzde uyguladığımız finansal muhasebe, sadece sermaye sahiplerinin,sadece kâr beklentilerinin saptanmasında, sadece kanıtlanabilir finansal verileri kullanmaktadır. Oysa muhasebe tüm paydaşların, şirket faaliyetleriyle ilgili tüm beklentilerine yanıt veren her türlü veri ve ölçütleri saptamak, işlemek, değerlendirmek ve rapor etmek amacını gütmelidir.Finansal muhasebeden farklı olarak yönetim muhasebesi ve maliyet muhasebesi finansal olmayan miktar verilerinden de yararlanmaktadır. Bu açıdan bakıldığında günümüz muhasebesi finansal olmayan miktar verilerini işlemeye de müsaittir. Ancak Stratejik Yönetim Muhasebesi / Sosyal Muhasebe miktar dışında ölçülebilir verilerden ve niteleyici verilerden de yararlanmak zorundadır. Paydaşların gereksinmelerine  yanıt veren ve şirketin sosyal, kültürel ve çevre üzerindeki etkilerini açıklayan ölçütler geliştirmek  muhasebenin çok önemli bir alanı olacağını şimdiden söylemek kehanet olmayacaktır. Son zamanlarda gelişen kavramlardan en önemlilerinden biri de şirketlerin sürdürülebilirliği (corporate sustainability) kavramıdır. Sürdürülebilirlik, çevreyi, sosyal ve ekonomik gelişmeleri dikkate alarak kesintisiz üretimin yapılmasını da güvence altına alan kaynak yönetimidir. Sürdürülebilirlik verimliliğe odaklı, riskleri önceden tespit ederek önleyici yaklaşımlar geliştiren proaktif bir anlayışla; iş yapış biçimini, tüm işletme kaynaklarına bakış açısını bu perspektiften şekillendirerek, sınırlı kaynakları etkin, etkili ve verimli bir şekilde kullanımını hedeflemektedir. Sürdürülebilirlik yaklaşımı, içinde kalıcı değerler üretebilmeyi öngörmektedir. Sürdürülebilir büyümenin ön koşullu sürdürülebilir rekabet gücüdür. Sürdürülebilir rekabet gücü, müşterilerin işletmenin ürettiği ürünleri alternatifleri karşında tercih etmesini sürdürülebilir bazda sağlayabilme yeteneği olarak tanımlanmaktadır. Bir işletmenin sürdürülebilirliği, paydaşlarına (hissedar, müşteri ve toplum) nasıl değer üretmeyi planladığını tanımlar. Sürdürülebilirlik, bir işletmenin sürdürülebilir temel yeteneğinin (öz yetenek) varlığına bağlıdır. İşletmelerin öz yeteneğini etkileyen iki temel faktör, üretkenlik ve sürdürülebilirliktir. Üretkenlik, genel verimlilik düzeyinde artışı, sürdürülebilirlik ise gelir fırsatlarını yakalamayı ve müşteri değerini zenginleştirmeyi beraberinde getirmektedir. İşletmelerin sürdürülebilir yeteneğini ölçmek için işletmelerin maddi ve maddi olmayan aktif değerlerini  (varlıkların)  ne kadar verimli kullanıldığına bağlıdır.Sürdürülebilirlik şirketin uzun bir dönem sağlıklı yaşaması anlamındadır. Zaman içinde bu kavram daha da güçlendirilerek sürdürülebilir gelişme kavramına dönüştürüldü. Sürdürülebilirlik veya sürdürülebilir gelişme, şirketin paydaşlarıyla ilişkilerinin sürdürülebilirliğine veya sürdürülebilir gelişmesine bağlı olduğu kabul gördü. Bu da şirketlerin paydaşlarının gereksinmelerini yanıt vermesini gerektiriyordu. Şirketlerin sürdürülebilirliği, şirketlerin faaliyetlerinden etkilenen kişi, kurum ve çevre üzerindeki etkilerinin, mali, ekonomik ve sosyal etkilerin değerlendirilmesinden daha fazlasının gerektiği kabul görmeye başlandı. Bu görüşe göre, şirketlerin sürdürülebilirliği,şirketlerin paydaşlarının beklentilerine uygun hareket edip etmediklerini değerlendirmeye yarayan ölçüler geliştirmelerini ve elde edilen sonuçlar çerçevesinde paydaşlarıyla etkin iletişim bağları kurmalarını gerektirmekteydi.Bu da bugünkü muhasebe uygulamalarımızın ilgi alanını genişletmemizi muhasebe uygulamalarımızı mali, ekonomik, sosyal, kültürel ve çevre ile ilgili verileri de içine alacak şekilde geliştirmemize yol açtı.     Taahhüt Uçar, Eylem Kalır! “Ne cüretle! Hayallerimi ve çocukluğumu çaldınız!” Sözleriyle dünya liderlerine seslenen Greta Thunberg Birleşmiş Milletler İklim Hareketi Zirvesi’nin kuşkusuz en çok konuşulan ismi oldu. Toplantıda, iklim değişikliğinin etkilerini yavaşlatan daha ciddi emisyon standartlarının yürürlüğe girmesi için üye ülkeler bir araya geldi. Sürdürülebilir Finansal Sistem”, iklim politikalarının etkinliğinin arttırılmasında odaklanılması gereken konuların başında geliyor. Finansal Hizmetler Sektörü’nün, özel sektöre finansman sağlaması yoluyla iklim değişikliğinde dolaylı da olsa yarattığı etki çok önemli. hashtag#G20 Finansal İstikrar Kurulu tarafından kurulan İklimle ilgili Finansal Açıklamalara İlişkin Görev Gücü ( hashtag#TCFD) bu yönde atılan en önemli adımlardan. TCFD, iklimle ilgili risklerin ve fırsatların açıklanmasına yönelik kapsamlı, pratik ve esnek bir çerçeve sunuyor. Sürdürülebilir bir finansal sistemin inşa edilmesi, sürdürülebilir yatırımların yaygınlaştırılması için taahhütlerin yasal hedefler ve somut eylemlere dönüştürülmesi, ekonomi yönetimi tarafindan en üst düzeyde sahiplenilmesi gerektigi unutulmamalı. Özetle; artık taahhüt değil aksiyon zamanı.Sürdürülebilirlik açıklamalarında zorunlu uygulamalar karşılaştırılabilirliği artırır mı? ESG bilgilerinin raporlanması yatırımcılar açısından giderek daha önemli hale geliyor. Bu amaçla hükümetler ve borsaların düzenlemeleri ile sürdürülebilirlik raporlama standartları gibi birçok raporlama çerçevesi ortaya çıktı. Örneğin, AB Non-Financial Information Direktifi, büyük şirketlerin sürdürülebilirlik konularına ilişkin politikalarının açıklanmasını öngörüyor. Finansal olmayan raporlamanın üye ülkeler arasında uyumlaştırılmasını amaçlayan direktif, borsalar için finansal olmayan raporlama rehberi niteliğini taşıyor.Öte yandan, ESG verilerini raporlama sorunlarına ilişkin standartlar ve yaptırımlar finansal raporlamada olduğu kadar açık değil. Finansal muhasebede karşılaştırılabilirlik konusunda ortak bir anlayış ve uygulama olmakla birlikte, ESG verilerinin karşılaştırılabilirliğini değerlendirmek için evrensel olarak kabul edilmiş bir metodoloji henüz geliştirilmiş değil. Günümüzde “finansal olmayan bilgiye yönelik taksonomiler” çözüme destek olabilecek önemli uygulamalardan birisi... ‘Sürdürülebilirlik İlkeleri Uyum Çerçevesi’, Sermaye Piyasası Kurulu'nun Kurumsal Yönetim Tebliği’nde yaptığı değişiklik ile 2 Ekim 2020’de yürürlüğe girdi. “Uy ya da Açıkla” yaklaşımına dayalı düzenleme, şirketlerin çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim uygulamalarını 2021 yılından itibaren belirlenen ilkeler çerçevesinde açıklamalarını öngörüyor. İlkeler seti şu an için gönüllü olsa da, gönüllü ilkelere uymamanın da gerekçelendirilerek açıklanması gerekiyor. Şirketler bu bilgileri faaliyet raporlarının içerisine ekleyebilecekleri gibi, sürdürülebilirlik veya entegre rapor içerisinde yer vermeyi tercih etmeleri halinde bu raporlarını faaliyet raporları ile eş anlı olarak yayımlamaları gerekecek. Bu noktada, “tek bir rapor” hazırlığı uygulamada şirketler açısından en pratik çözüm olarak görünüyor. “Entegre Faaliyet Raporu”, bu gerekliliği sağlayacak en uygun raporlama düzeni olarak karşımıza çıkıyor. Düzenlemenin, ilk aşamada Çerçeve’ye uygun açıklama yapamayan şirketler için dahi anlama ve öğrenme süreci ve sürdürülebilirlik kültürünün gelişmesi anlamında önemli bir motivasyon sağlaması bekleniyor... Yöneticiler ve veriler arasında bir ara yüz yani “Veri Analizi Uzmanlığı”/ "Veri madencisi (data-miner)" gerekiyor. Bu veri analistlerinin temel işlevi veriler içinde saklı olan gizemli ilişkileri yöneticinin hemen anlayabileceği bir formata dönüştürmek başka bir deyişle   çok boyutlu grafikler halinde yöneticilerin anlayabileceği şekle dönüştürmek. Ve böylece yöneticileri ayrıntıdan kurtaracak plânlama,karar alma ve kontrol işlevlerinde etkinlik ve etkililik sağlıyacak  "öz" bilgilere sunmayı hedefliyor.Bu notumuz şimdilik burada kalsın...  Bir de unutmadan ve yazmadan geçemeyeceğim  yeni bir derginin ilk sayısında ki  bir makaleden ...Giderlerin ürünlere yüklenmesi açısından maliyet muhasebesi  Kısmî Maliyetleme Sistemi içinde yer alan "Direkt Maliyetleme " (*)nin  adı "Süper Değişken Maliyetleme " miş..Klasik bir yöntemi, yeni bir yöntem miş gibi tanıtan bir çalışma .Yayın tarihi Nisan 2018..1962 'de  ortaya konulan  bu yöntemin yeni olup olmadığını sizlerin takdirine bırakıyorum. Bir de  1962 'de bulunup yeni bir yöntem gibi lanse edilen  bu yöntem "Ürün kârlılık analizlerinde modern ve en iyi yöntem"miş..Bunu da bilgi dağarcığımıza kattık...Sözüm ona biz bu kavramı yeni öğrendik, bilgimizi arttırdık!...Eleştirim bu  makaleyi yazan kişiye değil bunu değerlendirip bu makalenin yayınlanmasına onay veren kişi /Kişilere. Bu notumuz da  şimdilik bura da kalsın..  Bir de muhasebenin uzlanım dallarından özellikle de Yönetim Muhasebesi 'nden  de bihaber olunca...Değmeyin gitsin!....Bu nedenle, .bu kitabı belki de okumak istemeyeceksiniz, çünkü insan psikolojisi gereği bilinçaltı başlığın kendisine uygun olmadığını düşündürecektir. Ama kimbilir belki yanılırım okuyanlar olur, Bu kitap  bazılarının idda ettikleri gibi, geleneksel muhasebenin sona erdiğini anlatmıyor  "Muhasebenin sonu" ile kastettiği, mevcut finansal raporların yatırımcılara olan yararlılığının son 20-25 yılda önemli ölçüde düşüş gösterdiğine vurgu yapıyor..Bu kitap ,Muhasebenin Stratejik Yeni Yol Haritasını /  Yatırımcılara ve Yöneticilere Yol Göstermeyi anlatıyor..         Muhasebe Sonu : Yatırımcı ve Yöneticiler İçin Yollar , her yerde bulunan finansal raporların sermaye piyasası kararlarında nasıl yetersiz kaldığını ve bunun telafisi için yeni  uygulanabilir  alternatif  çözüm yollarını ortaya koyuyor..Gerçekten yararlı ekonomik göstergeler ile yenilikçi yeni bir değerleme çerçevesi oluşturuyor. "Finansal Muhasebe Standartları Kurulu (FASB) tarafından kuruluşundan (1973) 2009 yılına kadar -yani 40 yılı aşkın sürede-  147 standart / 250'den fazla kural ve yönetmelik (standartlar ve güncellemeler) yayımlamış...   Tüm bu muhasebe  raporlama kuralları ve standartlarının  sadece yüzde 12'si yatırımcılara fayda sağladığını yazıyor...... "s.7. Not:  Standartlar bkz.: http://www.fasb.org/home Bu eksikliğin bir nedeni şirketlerin patent, marka ve bilgi sistemleri ile değer yaratmalarına rağmen, bu maddi olmayan varlıklar muhasebe ve finansal raporlarda yer almaması. Bir başka sebep finansal raporlarda öznel yönetsel tahminlerin sayısının büyük oranda artmasıdır. Gerçekler, tahminler ve bazen manipülasyon alanından  uzaklaşıyorlar.Muhasebe düzenleyicileri Mali raporları gittikçe karmaşık, giderek belirsiz ve daha az kullanışlı hale getirerek yanlış yönlendirmeye devam ediyorlar. Örneğin, 706 sayfa uzunluğundaki yeni gelir tanıma kuralına bakın. Bu projede 15 yıl çalıştıktan sonra - 15 yıl - geçen sene bu bilgi karmaşası ile karşılaştılar ve çok karışıktı, kimse bunu uygulayamadı, bu yüzden FASB başvuruyu ertelemek zorunda kaldı.  şirketler maddi olmayan duran varlıklar ve finansal tablolarda yer almayan diğer kalemler hakkında bilgi sağlamalıdır.  GAAP tarafından zorunlu olmayan yeni müşteriler, tükenme oranı ve müşteri edinme maliyetleri hakkında geniş bilgi sağlayın.    CFO'lar, CEO'lar ve yönetim kurulu üyeleri mali raporlama konusunda oldukça kayıtsız durumda. Temel olarak, yatırımcılara bilgi vermek için yapılan bir çaba yerine, bir uyumluluk egzersizidir. Yatırımcılara bilginin yararlılığını, alaka düzeyini nasıl artıracağım, yatırımcı ilişkileri insanları için inanıyorum, şirketlerin içindeki konumlarını artıracaktır. Elbette bazı şirketler "Hayır, GAAP'in ötesinde bir şey yapmamalıyız" şeklinde yanıt verecektir. Ancak gerçek şu ki, birçok şirket GAAP dışı bilgi sağlamaktadır. Ve yatırımcı ilişkileri insanlar şirketler içinde devam eden tartışmalara önemli bir rol oynayabilir. Onlar tarafından büyük bir fırsat olarak görülmelidir. .. Kapsamlı, geniş örneklem ampirik analizine dayanan bu kitap, finansal belgelerin 'yatırımcıların kararlarıyla alakalı sürekli bozulma' olduğunu rapor etmektedir. Aydınlatıcı bir tartışma, gerçek dünyadaki etkileri olan sayısız örnekle desteklenen, muhasebe işleminin bugünün pazarındaki önemini kaybetme nedenlerini ayrıntılı olarak açıklıyor. Bu rapor, sorunun basitçe tanımlanmasının ötesinde bir çözüm sunuyor - Değer Yaratma Raporu - ve anahtar sanayilerdeki faydasını göstermektedir. Yeni göstergeler, bir şirketin gerçek değerini belirlemek ve değerlendirmek için kritik yatırım kararlarında daha güncel bir yaklaşım için kaynak yaratan strateji ve yürütme üzerine odaklanmaktadır. Tüm endüstriler hayati bilgiler için finansal raporlara güveniyorlarken, bu belgeler yatırımcıların ve borç verenin mevcut ekonomik ortamda çalışma biçiminde kusurlu ve yetersizdir. Bu kitap size daha bilinçli karar verme için yeni bir çerçeve sunan bir alternatif sunmaktadır. Ekonomik göstergelerin yeni, kapsamlı bir sistemini keşfme Şirket değerlendirmesinde stratejik, değer yaratan kaynaklara odaklanma Geleneksel finansal belgele ve bilgilerinin  zaman içersinde sağladığı yararlarının nasıl hızla tükendiği. Dinamik ve güncel bilgilerle şirket geleceğinin nasıl okunarak stratejik bir yol çizileceği  Yeniden yapılandırma ve birleşme ve devralma gibi başlıca kurumsal kararlar, kârlılık ve varlık / yükümlülüklerin finansal göstergelerine dayalıdır. Bu belgeler dağları yönlendirir, şirketin gerçek değerini göstermeyen başarısız göstergelere dayansalar ne olur?  Muhasebe Sonu ve Yatırımcılara ve Yöneticilere Yönelik Sonu , size gerçeği gösterir ve daha doğru değerleme için yeni bir plan hazırlar.   "Muhasebenin Sonu ve Yatırımcılar ve Yöneticiler İçin Yol" kitabın da, şirket muhasebesinin şeffaflığını artırmak için yeni bir sistem önermektedir. Bu sistem kamu muhasebe kayıtlarının yatırımcılara daha faydalı olmasını amaçlamakta. Yatırımcı ilişkileri uzmanlarını, yatırımcılara şirket açıklamalarının yararlılığını ve alakasını artırmak için yönetimle görüşmelere başlamalarını öneriyor. https://goo.gl/wmBVGd   Muhasebe Mesleğinin Geleceği: Öğretim ve Uygulama için Üç Önemli Değişiklik ve Etkileri (https://goo.gl/fYjZLd ) Muhasebe mesleği, önümüzdeki 30 yıl içinde önemli değişikliklerle karşı karşıya kalacak ve meslek örgütleri, üyeleri ve eğitim kurumları yanıt vermeli. Akıllı ve dijital teknolojinin gelişmekte olan üç değişikliği, raporlama / açıklama standartlarının küreselleşmesine ve yeni düzenleme şekillerine devam edilmesi mesleğin başlıca zorluklarıdır. Chartered Certified Accountants Association (ACCA) araştırması —Drivers of Change and Future Skills—Derneği - 2025 yılına ait olması beklenen bu önemli değişiklikleri araştırdı. Burada üç nokta vurgulanmış: Birincisi, muhasebeciler geleneksel çalışma yöntemlerini geliştirmek için giderek sofistike ve akıllı teknolojileri kullanacak ve bu teknolojiler geleneksel yaklaşımı bile değiştireceği[ ("“The End of the Accounting Profession as We Know It?” (*) bölümüne bakın]. Akıllı yazılım sistemleri (bulut bilgi işlem de dahil olmak üzere) dış kaynak kullanımına yönelik eğilimleri (daha dışa açık dış kaynak kullanımı da dahil olmak üzere) destekleyecek ve akıllı teknolojiyle sosyal medyanın daha fazla kullanılması, işbirliği, açıklama ve paydaşlarla ve daha geniş topluluklarla olan katılımı artıracaktır (yukarıdaki ACCA araştırmasına bakınız) . Sosyal medya (Facebook, Twitter ve Google arama da dahil olmak üzere), herhangi bir kurumsal güvence raporundan daha fazla veri (alternatif raporlama da dahil olmak üzere BHP Billiton Annual Report 2012)) ve paydaşlar "büyük verileri" yorumlamak için araçlar kullanacak (ACCA'nın Big Data: It’s Power and Perils) bakınız. İkincisi, devam eden küreselleşme, muhasebe meslek mensupları için daha fazla fırsat ve zorluk yaratacaktır.Küreselleşme, bir sermaye piyasasından diğerine ücretsiz para akışını teşvik ederken, gelişmiş yurtdışı dış kaynak kullanımı faaliyetleri ve teknik ve mesleki becerilerin aktarımı aynı zamanda yerel sorunların çözümünde (farklı kültürel, finansal ve vergi sistemleri ile) tehdit oluşturmaya devam edecektir. ABD, AB ve Avustralya'daki muhasebe firmaları, maliyet azaltımı amacıyla Hindistan ve Çin'e dış kaynak hizmetleri vermekte ve bu da Batı muhasebe sektöründe istihdamda bir kayma yaratmaktadır. Küreselleşme zaten Brexit ve Trump başkanlık zaferi tarafından olumsuz etkilenmiştir, muhasebe uzmanları bu dönüşüme kendilerinin de bir rol oynamış olmalarını beklemektedir (bkz.Economist and ABC  makaleleri). Üçüncüsü, artan yönetmelik ve ilgili açıklama kuralları, gelecek yıllar boyunca mesleğin üzerinde en büyük etkiye sahip olacak. Örneğin, panama kağıtları aracılığıyla maruz kaldıkları muazzam vergiden kaçınma, transfer fiyatlandırması ve kara para aklamanın artması nedeniyle düzenleme artmıştır (bkz. Guardian serisi). Birçok profesyonel (vergi) muhasebeci, temel erozyonu ve kâr değişimini sınırlandırmak için hükümetlerin  vergi düzenlemelerinden  etkilenmektedir.. Buna ek olarak, kamuoyu baskısı ve paydaş beklentileri nedeniyle toplumsal ve çevresel faktörler çağdaş örgütlerde ekonomik kaygılar yanında önem kazanmaktadır. Paydaşlar, işçiler, hükümetler ya da düzenleyiciler, sivil toplum örgütleri, medya ve toplumun örgütsel toplumsal ve çevresel konular üzerine artan bir menfaatine sahip olduğu bir dizi paydaş grubu görüyoruz. Toplumsal ve çevresel faktörlere yönelik yaygın paydaş endişesi ve bunlarla ilgili düzenlemeler nedeniyle çağdaş kuruluşlar finansal, sosyal ve çevresel performansı birleştirmenin karmaşıklığına değinmek için sürdürülebilir çözümler bulma konusunda zorluklarla karşı karşıyalar. Buna tamamen bağlı olan yeni düzenlemeler (Güney Afrika'da kayıtlı şirketler için gerekli olan entegre raporlama ve birçok California merkezli şirket için gerekli olan tedarik zinciri şeffaflığı açıklamaları gibi) yeni ortaya çıkmakta ve muhasebe üyeleri ortaya çıkmaktadır Kuruluşlar halihazırda bu dönüşüme katılıyorlar (bkz. Journal of Business Ethics Study ve ACCA raporu, yukarıda). Farklı sosyal ve çevresel konulardaki mevzuat kaygısı, bu konulardaki ölçme ve raporlama karmaşıklıklarıyla birlikte, muhasebe uzmanlarının zihinlerini  değişime ayak uydurmalarına gerekli desteği vermiştir.Önemli olan, tüm profesyonel muhasebecilerin sayıların ötesine geçmesi ve bunun da muhasebeciler, doktorlar, avukatlar, çevre bilimcileri, sosyologlar ve benzeri birçok meslek mensubu arasında işbirliğini geliştirmesi bekleniyor olmasıdır.   Gelecekteki muhasebeciler dijital teknolojide (cloud computing ve büyük veri kullanımı da dahil olmak üzere), küreselleşmeye (muhasebe hizmetlerinin dış kaynak kullanımı dahil) ve değişen düzenlemelere (vergi düzenlemesi, kurumsal raporlamanın yeni biçimleri, entegre raporlama düzenlemesi vb.) Eğitilmeye giderek daha fazla gereksinim duyacaklardır. ACCA raporunda , dijital teknolojilerin uzman muhasebecilerin beceri boşluklarının bulunduğu temel yetkinlik alanı olduğu ortaya çıktı. Şu anda, muhasebeciler, yeni açıklama düzenlemelerinin, yeni açıklama şekillerinin ve finansal ve mali olmayan raporlamanın birbirine bağlılığı konusunda farkındalık yaratma konusundaki bilgisi eksiktir. Muhasebe meslek mensupları, organizasyonun anlatımı hakkında daha az sayı ve daha fazla bilgi veren daha kapsamlı her türlü kurumsal raporlama becerisine gereksinim duyacaktır.   Maalesef şu anda az sayıda üniversite, muhasebe öğrencilerinin gelecekteki gereksinmeleri doğrultusunda müfredat geliştirmiştir. Üniversitelerin, muhasebe öğrencileri için bulut bilgi işlem, büyük veri, dijital teknoloji, entegre raporlama, karbon emisyonu muhasebesi gibi yeni birimler geliştirmesi veya dahil etmesi gerekecek. Profesyonel muhasebe kuruluşları, yeni alanlarda uzman / öğretim görevlileri  ile yeni kurslar düzenlemek için üniversiteler ile ortak çalışmalar  yapmak. Aynı zamanda, üniversiteler yeni birimleri koordine etmek ve konferans vermek için eğitim veya öğrenim veya uzman bulma için mevcut öğretim üyelerine yatırım yapmalıdır.     Büyük muhasebe firmaları, devam eden ve gelecekteki fırsatları ve mesleğin karşılaştığı zorlukları gidermek için bulut bilgi işlem, büyük veri, teknolojik değişim, yeni dolandırıcılık ve yolsuzluk şekilleri ve kurumsal sürdürülebilirlik konularında anketler yapıyor.    Örneğin KPMG, bulut bilişim, dolandırıcılık / yolsuzluk / rüşvet, kurumsal sürdürülebilirlik ve ile ilgili anket raporları hazırladı. Daha fazla sayıda muhasebe akademisyeni, daha çalışmaya dayanan kurumsal raporlamayı araştırıyor. Muhasebe akademisyenleri ve doktora öğrencileri gittikçe artan sayıda, Küresel Raporlama Girişimi Standartları, , BM Küresel İlkeler Sözleşmesi, Sosyal Hesap Verme ve benzeri gibi toplumsal ve çevresel sürdürülebilirlik konularını ve buna bağlı küresel çerçeveleri araştırıyor. Muhasebe araştırmacılar, bulgularını daha geniş bir topluluğa yaymak için CSEAR ve APIRA gibi bazı ulusal ve uluslararası konferanslar düzenliyorlar. Yeminli Mali Müşavirler Avustralya ve Yeni Zelanda, EBM Avustralya ve ACCA (İngiltere) gibi profesyonel muhasebe kuruluşları, gelecekteki ekonomik, teknolojik, sosyal ve çevresel değişikliklere paralel olarak konuları araştırmak için akademik araştırmacılara gerekli temel yardımı sağlıyor. Profesyonel muhasebe kuruluşları ve akademik araştırmacılar tarafından sürmekte olan çabalara rağmen, araştırmada muhasebecileri ve mesleki muhasebe organizasyonlarını etkileyen değişikliklerin  algılanmasına ilşkin şaşırtıcı bir boşluk var. Gelecekteki araştırma, dijital teknolojideki değişiklikler, standartların küreselleşmesinin sürdürülmesi ve yeni düzenleme ve ilişkili paydaş beklentileri formları için stratejik yanıtları ve etkin stratejileri ortaya çıkarmak için disiplinler arası akademik araştırmacılar arasındaki  işbirliğinin geliştirilmesi yerinde olacaktır.. (i) ( Cost Accounting: A Managerial Emphasis Charles T.Horngren /1962.s.339 )  [ii] Haque, S. and Islam, MA, 2015." Kurumsal İklim Değişikliğine İlişkin Hesap Verebilirlik ve Açıklamalara ilişkin paydaşların Baskısı: Avustralya Örneğii "  Business and Politics , 17 (2), ss.355-390  (https://goo.gl/PWB54r ) (  https://eprints.qut.edu.au/83934/ ) (*)Yazar,Daniel Susskind ve Andrew Harbison 'un "Muhasebe ve Diğer Mesleklerin Gelecekte Nasıl Evrileceği" başlıklı makalesini ele aldığı bu yazısında muhasebe mesleğinin gelecekte yaşayacağı değişime dikkat çekmekte ve teknolojik gelişmeler sonucunda mesleklerin nasıl değişeceği ve evrileceği konusunda saptamalarda bulunuyor...https://goo.gl/sg1EUQ. What jobs will still be around in 20 years? Read this to prepare your future ( https://goo.gl/wz4oBe ) / Why ‘Tomorrow’s Lawyers’ is required reading  (  https://goo.gl/QLbMnV )

Dünya Yı Değiştiren Formüller.. Öyle Yazıyor...

  Dünya yı Değiştiren Formüllermiş... Öyle yazıyor... "The 17 equations that changed the course of history" http://read.bi/1esfPEc Matematik ve fizik derslerinde karşılaştığımız zor ve karmaşık görünen denklemlerin hayatımıza bir şekilde etki ettiğini biliyor muydunuz? Bazı denklemler diğerlerine göre hayatımıza etkisi çok daha kapsamlıdır. Bugünkü yazımızda Dünyayı değiştiren 17 denklemin yaşamlarımızı nasıl etkilediğini ve uygulama alanlarını inceleyeceğiz. Temel geometriden fiziksel dünyanın nasıl çalıştığına dair anlayışımıza, internetin ve finansal sistemlerimizin altında yatan teorilere kadar, bu 17 denklem insanlık tarihini değiştirdi. Hadi o zaman dünya tarihindeki en önemli denklemleri ve anlamlarını incelemeye başlayalım. Yazımızda Neler Var? 1. Pisagor Teoremi 2. Logaritma 3. Kalkülüs 4. Newton Evrensel Çekim Yasası 5. Karmaşık Sayılar 6. Euler’in Çokyüzlü Formülü  7. Termodinamiğin İkinci Yasası 8. Maxwell Ve Faraday Denklemleri 9. Einstein’ın Kütle-Enerji Denkliği Veya Bilinen Adıyla İzafiyet Teorisi 10. Normal Dağılım 11. Schrödinger Dalga Fonksiyonu Denklemi 12. Fourier Dönüşümü 13. Dalga Denklemi 14. Navier- Stokes Denklemi 15. Shannon Bilişim Teorisi 16. Kaos Teorisi 17. Black- Scholes Denklemi 1. Pisagor Teoremi Pisagor teoremi geometrinin ve trigonometrinin temelini oluşturmanın yanı sıra cebir ile yakından ilişkilidir. Daha iyi haritalar oluşturmamızı ve nesneler arasındaki en kısa mesafeyi bulmamızı sağlayan bu denklem kısaca bir dik üçgende kısa kenarların karelerinin toplamı uzun kenar yani hipotenüsün karesine eşittir. Teorem mimaride, harita yapımında ve diğer birçok alanda yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Aslında hepimizin matematikte en az bir defa kullanıp kafa yorduğumuz bu denklemin hayatımızda kullanımı çok geniştir.   İlginizi Çekebilir! Altın Oran Nedir? Evrenin Matematiği Altın Oran 2. Logaritma Logaritma üstel fonksiyonların tersidir. Çok büyük sayılarla yapılacak çarpma işlemlerinin, belirli bir tabana göre logaritmik olarak yapıldığında, toplama biçiminde ifade edilebileceğini gösterir. Örneğin yukarıda belirtilen ve logaritmik olarak da en çok uygulanan denklemdir. Burada çarpma işlemi toplama işlemine dönüştürülmüştür. Bildiğiniz gibi Richter Ölçeği depremin şiddetini ölçmede kullanılan bir ölçektir. Bu ölçek logaritmiktir. Yani richter ölçeğine göre 6 olan deprem, richter ölçeğine göre 3 olan depremden 2 kat değil tam tamına 1000 kat daha şiddetlidir.   3. Kalkülüs Yukarıda verilen formül Kalkülüs’te türevin tanımıdır. Anlık bir değişimin oranının hesaplanmasını sağlar. Örneğin fizikte hız konumun türevidir. Şu anda bildiğimiz Kalkülüs, 17. yüzyılın sonlarında Isaac Newton ve Gottfried Leibniz tarafından tanımlandı. Newton kalkülüsü hareket yasalarını geliştirmek için kullanmıştır. Kalkülüs modern bilim ve teknolojinin her yerinden karşımıza çıkar. Bir uzay roketinin Dünya yörüngesine ne zaman varacağından, gökdelenlerin ve köprülerin inşasına hatta ilaçların vucut içindeki derişimlerinin hesaplanmasına kadar geniş bir kullanımı vardır. Bugün neredeyse tüm mühendislik bölümü öğrencilerinin ilk yılında aldığı öğrenilmesi gereken bir matematik alt bilim dalıdır. Modern bilimde sistemleri modellemede ve kontrol etmede önemli bir oynar. Kısacası kalkülüs tıp uzmanlarının, bilim adamlarının, mühendislerin, istatistikçilerin, fizikçilerin ve ekonomistlerin evrensel bir dilidir.   Bu Yazımızı da Okumalısınız! Bilgisayar ve Mobil Oyunları Nasıl Yapılır? Oyunların Dünyası 4. Newton Evrensel Çekim Yasası Newton’un evrensel çekim yasası, her parçacığın, kütlelerinin çarpımı ile doğru orantılı ve merkezleri arasındaki uzaklığın karesiyle ters orantılı bir kuvvetle evrendeki diğer parçacığı çektiğini belirtir. Newton’un yerçekimi yasası, iki nesne arasındaki yerçekimi kuvvetini F evrensel bir sabit G cinsinden, iki nesnenin kütleleri, m1 ve m2 ve nesneler arasındaki mesafe r olarak tanımlar. Isaac Newton, yasalarını Johannes Kepler’in önceki çalışmalarından yararlanarak türettmiştir. Newton yasası, bilimsel tarihin en önemli yasaların biri olarak anılır. Daha sonra Einstein’ın görelilik teorisi tarafından değiştirilmiş olsa da, nesnelerin birbirleriyle nasıl etkileşime girdiğinin pratik açıklaması için hala kullanılmaktadır. Gezegenlerin ve yıldızların hareketini anlamamıza, uyduları dünya yörüngesine yerleştirmemize olanak sağlayan kilit bir denklemdir. Newton’un Yerçekimi Yasası, fizikteki en temel denklemlerden biridir. 5. Karmaşık Sayılar Matematikçiler, doğal sayılardan negatif sayılara, kesirlere, gerçek sayılara giderek sayıların gerçekte ne olduğu fikrini her zaman genişletmişlerdir. Genellikle i ile yazılan -1’in karekökü bu işlemi tamamlayarak karmaşık sayıların keşfi tamamlanmıştır. Hayali veya karmaşık sayılar, mühendislerin düzlemde çalışan pratik sorunları çözmelerine olanak tanıyan karmaşık analize izin verir. Elektrik mühendisliğinde ve karışık matematiksel ifadelerde yaygın olarak kullanılır.   6. Euler’in Çokyüzlü Formülü  Euler formülünde;  “V” bir çok yüzlü geometrik şeklin köşe sayısını , “E” aynı şeklin kenar sayısını, “F” ise aynı şeklin yüz sayısını, ifade eder. Denkleme göre, yüz sayısı ile köşe sayısının toplamından kenar sayısını çıkarırsanız, daima 2 sayısını elde edersiniz. Basit olarak bir küp düşünelim. Küpte, 8 köşe, 12 kenar ve 6 yüz vardır. Köşeleri ve yüzleri toplar, kenarları çıkarırsam,(8+6-12=2) 2  sayısını elde ederiz. İnsanlığın uzaya roket göndermesi ve DNA yapısını anlamamıza yardımcı olmuştur. Euler’in formülü, ağ bilgileri için çözümler bulmada temel bir bileşendir. Euler’in icadı, şekiller ve uzay hakkında yeni bir düşünme biçimidir. Ayrıca, geometri ile bir DNA’nın düğüm yapısı arasında net bir bağlantı sağlar. İlginizi Çekebilir! Biyomalzeme Nedir? Kullanım Alanları ve Özellikleri 7. Termodinamiğin İkinci Yasası Kapalı bir sistemde yani kütlenin sabit kaldığı bir sistemde entropinin (S) her zaman sabit veya arttığını belirtir. Termodinamik’te entropi kısacası bir sistemin ne kadar düzensiz olduğunun bir ölçüsüdür. Evrende düzensizlik kaçınılmazdır.   Fransız fizikçi Sadi Carnot, 19. yüzyılda buhar motoru verimliliğini analiz etmeye çalışırken, tüm bilimdeki en derin denklemlerden birine rastladı. Bize bazı süreçlerin geri döndürülemez olduğunu ve hatta zamanın bir fonksiyonu olabileceğini ve ısının her zaman sıcak bölgeden soğuk bölgeye eşit bir şekilde dağılana kadar ısı akışın devam edeceğini belirtiyor. Termodinamiğin ikinci yasası ısı transferinin yönünü anlamızda, günümüzde dizel ve benzinli içten yanmalı motorların gelişiminde, elektrik üretiminde ve evrenin oluşumunu anlamamızda önemli bir rol oynamıştır. 8. Maxwell Ve Faraday Denklemleri Manyetik alanda yapılacak herhangi bir değişiklik, elektrik alanda değişim ile sonuçlanır. Tam tersi durum da geçerlidir. Diğer Bir İfadeyle Elektrik ve manyetizma birbirleriyle ilişkilidir 1831’de Michael Faraday, değişen bir manyetik alanın yakındaki bir telde bir akımı indüklediğini keşfettiğinde iki doğal kuvvet, elektrik ve manyetizma arasındaki bağlantıyı keşfetti. Daha sonra James Clerk Maxwell, Faraday’ın gözlemini denklemlere dönüştürerek klasik fiziğin temellerini değiştirmiştir.   Maxwell denklemleri dünyaya güç veren denklemlerdir. Çoğu elektrik jeneratörü ( rüzgar türbini, bir hidroelektrik barajında) mekanik enerjiyi bir mıknatısı döndürerek manyetik alan üretme ve elektriğe dönüştüreme presibi ile çalışır. Bu işlemi ters yönde çalıştırarak elektrik motorunu elde edersiniz. Özet olarak, Maxwell denklemleri elektrik mühendisliği, iletişim teknolojisi ve optiğin neredeyse her uygulamasında hala kullanılmaktadır. İlginizi Çekebilir! Rüzgar Türbini Nasıl Çalışır? İç Yapısı Ve Geleceği 9. Einstein’ın Kütle-Enerji Denkliği Veya Bilinen Adıyla İzafiyet Teorisi Enerji, kütle(m) ile ışık hızının karesinin(c2) çarpımına eşittir. Diğer bir ifadeyle kütle aşırı yoğunlaşmış bir enerji biçimidir. Denklemdeki sabitin büyüklüğü nedeniyle (ışık hızının karesi, hayal edilemeyecek kadar büyük bir sayı), çok küçük bir kütle miktarından muazzam miktarda enerji açığa çıkabilir.   Einstein’ın en ünlü denklemi, büyük kararsız bir çekirdek iki küçük çekirdeğe bölündüğünde, nükleer fisyonda salınan büyük miktarda enerji potansiyeline işaret eder. Bunun nedeni, iki küçük çekirdeğin ayrıldıktan sonra kütlelerinin toplamı her zaman orjinal büyük çekirdeğin kütlesinden daha az olmasıdır. Eksik kütle enerjiye dönüşür. Örnek verecek olursak, 1945’te Japonya’da Nagasaki’ye atılan atom bombası sadece 1 gram kütleyi enerjiye dönüştürdü ve bu 1 gramlık kütle 20.000 TNT’nin verdiği patlama etkisini yarattı. Ayrıca bu denklem kara deliklerden büyük patlamaya, nükleer enerjiye ve ayrıca telefonlarımızdaki GPS’e kadar her şeyi açıklamaya yardımcı olmuştur. 10. Normal Dağılım Bugün hepimiz çan eğrisi grafiklerine aşinayız. Verilerin belirli bir kümede dağılımını açıklamaya yardımcı olurlar. Denklem, modern istatistiğin temelidir. Normal dağılım, aynı zamanda Gauss dağılımı veya Gauss tipi dağılım olarak isimlendirilen, birçok alanda pratik uygulaması olan, çok önemli bir sürekli olasılık dağılım ailesidir. İstatistikçiler ve bilim adamları normal dağılımı, okuma becerisini, iş memnuniyetini, anketleri, IQ puanlarını, kan basıncını gibi değerleri ölçmek için kullanır. 11. Schrödinger Dalga Fonksiyonu Denklemi Bir parçacığın dalga fonksiyonundaki değişimin kinetik enerjisi (hareketi) ve potansiyel enerjisinden (üzerindeki etkileşimler) nasıl hesaplanabileceğini açıklar. Başka bir ifadeyle Newton F=ma ifadesinin kuantum versiyonudur. Erwin Schrödinger denklemini 1925’te formüle ettiğinde, fizikçilerin kuantum parçacıklarının nasıl hareket ettiğini ve etkileşime girdiğini hesaplamasına olanak sağlayarak yeni kuantum mekaniği teorisini sağlam bir zemine oturtdu. Denklem biraz tuhaf görünüyor olabilir çünkü denklem dalgaların matematiğini kullanıyor. ( atom altı parçacıklar etkileşime dalgalar aracılığıyla girerler.) Atomun yapısını, örneğin çekirdeğin etrafındaki elektronların dizilişini ve tüm kimyasal bağları tanımlar. Daha genel olarak kuantum mekaniğindeki birçok hesaplamada kullanılır ve lazerlerden transistörlere kadar birçok modern teknoloji ve kuantum bilgisayarların gelecekteki gelişimde önemli bir rol oynar. Bu Yazımızı Kaçırmış Olabilirsiniz! Transistör Nedir? Bilgi Çağının En Önemli İcadı 12. Fourier Dönüşümü Fourier dönüşümü, insan konuşması gibi karmaşık dalga yapılarını anlamak için gereklidir. Konuşan bir kişinin kaydı gibi karmaşık bir dalga fonksiyonu söz konusu olduğunda, Fourier dönüşümü bu karışık dalgaları birkaç basit dalganın birleşimine dönüştürerek dalgaların analiz edilmesini kolaylaştırır. Zamana bağlı fonksiyonları, frekansa bağlı olarak tanımlamaya yarar. Fourier dönüşümü, modern sinyal işleme ve analizinin ve veri sıkıştırmanın temelini oluşturur. 13. Dalga Denklemi Dalgaların davranışını tanımlayan diferansiyel bir denklemdir. İlk olarak titreşen keman tellinin davranışı anlamak için türetilse de denklemi çözmek için geliştirilen teknikler ile diğer diferansiyel denklemleri de anlaşılmasının kapılarını açtı. Daniel Bernoulli ve Jean D’Alembert, biraz farklı şekillerde de olsa, 18. yüzyılda bu ilişkiyi ilk tanımlayanlardı. Bu denklem elektromanyetizma, optik, akışkanlar dinamiği ve ısı transferinde önemli bir rol oynar. 14. Navier- Stokes Denklemi Navier-Stokes denklemleri akan akışkanların davranışını tanımlar. Bir borudan geçen su, bir uçak kanadı üzerinden hava akışı gibi mühendislik uygulamalarında sıkça kullanılır. Denklemin sağ tarafı az miktarda akışkanın ivmesini, sol taraf ise akışkana etki eden kuvvetleri temsil eder. Leonhard Euler akışkan hareketi modellemek için ilk denemeyi yaptı, Fransız mühendis Claude-Louis Navier ve İrlandalı matematikçi George Stokes bugün hala uygulanan denklemi kullanımı sundu.  Bu denklem hava akımları ve okyanus akıntılarının, boru içindeki su akışının, galaksideki yıldız hareketlerinin, kanat etrafındaki hava akımlarının modellenmesinde ve hesaplarında sıkça kullanılır. 15. Shannon Bilişim Teorisi Bell Labs mühendisi Claude Shannon tarafından 2.Dünya Savaşı’ndan sonraki yıllarda geliştirilen bilişim veya bilgi teorisi, bilginin sembol dizileri şeklinde kodlanmasını ve bu bilginin iletilebileceği hızı inceleyen bir matematik dalıdır. Bilişim teorisindeki konuların uygulamaları arasında veri sıkıştırma ve kanal kodlama yer alır. Bu alandaki araştırmalar, internet ve cep telefonlarının geliştirilmesinde de etkili oldu. Kodlamada hata tespiti olan herşeyde kullanılır. Kodlamanın uçak jetlerinden otomobilere ve bilgisayarlara kadar düşünürsek bilişim teorisinin ne kadar önemli olduğu apaçık ortada.. İlginizi Çekebilir! Güneş Paneli Nasıl Çalışır? Enerjinin En Temiz Halinin Üretimi 16. Kaos Teorisi Kaos teorisi, davranışları koşullardaki küçük değişikliklerde son derece hassas olan karmaşık sistemleri inceleyen bir matematik dalıdır. Kısacası, küçük bir değişikliğin ne kadar büyük ölçekli sonuçlar doğurabileceğini gösterir. Kaos teorisinin uygulamaları hayatın her yerinde rastlanabilir. Meteroloji, sosyoloji, fizik, bilgisayar bilimleri, mühendislik, biyoloji, ekonomi gibi birçok yerde karşımıza çıkabilir. Bir çok alanda kaotik davranışları görebiliriz. Hava, klasik bir örnektir. Bir gün atmosferik koşullarda ufak bir değişiklik, birkaç gün sonra tamamen farklı hava koşullarına yol açabilir. Bu hava sistemlerinin çoğu, bir kıtada kanatlarını çırpan bir kelebek, başka bir kıtada kasırgaya sebep olabilir. Kaos teorisinin geliştirilmesiye birlikte doğal sistemlerin nasıl çalıştığına dair anlayışımızı tamemen değiştirmiştir. Depremleri modellemek ve hava durumunu tahmin etmek için de kullanılır. 17. Black- Scholes Denklemi Black-Scholes denklemi, finans uzmanlarının ve tüccarların, bazı temel varlıklara dayalı finansal ürünler olan türevler için fiyatları nasıl bulduklarını açıklar. Türevler, modern finansal sistemin önemli bir parçasıdır. Yukarıdaki denklemde, V hisse senedi fiyatının S ve t zamanının bir fonksiyonu olarak opsiyonun fiyatıdır, r risksiz faiz oranıdır ve σ hisse senedinin oynaklığıdır. Günümüzde trilyon dolarlık türev piyasasının yaratılmasına yardımcı oldu. Formülün (ve onun soyundan gelenlerin) uygunsuz kullanımının finansal krize yol açabileceği iddia ediliyor.   Kaynakça https://www.businessinsider.com/the-17-equations-that-changed-the-world-2012-7#more-math-18 Resimler: https://medium.com/however-mathematics/17-equations-that-changed-the-world-a043a8c24022    

Bağımsızlığımızın, Ulus Devlet Oluşumuzun Vazgeçilmez Simgeleri: İstiklal Marşı ve Bayrağımız

Bilmeyenler için kısa bir not: İstiklal Marşı tıpkı bayrağımız gibi bizim ağımsızlığımızın, ulus bdevlet oluşumuzun vazgeçilmez simgesidir. İstiklal Marşı’nın her mısrasında, her notasında Bağımsızlık Savaşı’nda vatana katılan yiğitlerimizin kanı vardır. İstiklal Marşı, Mustafa Kemal’in önderliğinde devrin emperyalist devletlerini diz çöktürerek kazandığı büyük utkunun dünyaya ilanıdır.İlhamını Milletten alan Milletin ortak sözüdür . Ortak hafızasıdır. Ortak kabulüdür. Türk Milleti'nin ortak Kimliğidir. Bu marş adı üstünde bağımsızlık bilincimiz, vatan ve bayrak sevgimizdir. Bu destanı destan yapan aziz şehitlerimiz başta olmak üzere bu destanı kelimelere döken ve "Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın!.." diyen Mehmet Akif Ersoy'un ruhu şad olsun... https://bit.ly/2IGgZ7o